“Lula, ikinci turda söylem değiştirerek seçmeni sandığa götürdü”

Abone ol
Dış Politika Yazarı-Gazeteci Hüsamettin Aslan, Brezilya’daki seçimleri değerlendirerek Lula da Silva’nın ilk turda beklenen sonucu alamadığını, ikinci turda ise seçmen desteğini artırdığını söyledi. Aslan, Senato ve Temsilciler Meclisi’nde sağ partilerin güçlü konumlarını korumasının Lula yönetiminin önündeki engellerden biri olacağını belirtti.
Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programına konuk olan Dış Politika Yazarı-Gazeteci Hüsamettin Aslan, Brezilya’daki seçim sürecini, Lula da Silva’nın kampanya stratejisini ve ülkedeki siyasi dengeleri değerlendirdi. Aslan, ilk turda güvenlik ve demokrasi tartışmalarının öne çıktığını, ikinci turda ise seçmenin gündelik yaşamını doğrudan ilgilendiren vaatlerin belirleyici hâle geldiğini ifade etti.
Lula’nın ilk turdaki kampanyası güvenlik ve demokrasi üzerine kuruldu
Brezilya’daki seçim sürecinde ilk tur sonuçlarının sürpriz olduğunu belirten Aslan, anketlerde Lula da Silva’nın önde göründüğünü söyledi. Seçim öncesinde Brezilya Yüksek Mahkemesi’nde yaşanan tartışmaların da siyasi gündemde önemli yer tuttuğunu dile getirdi.
Aslan şunları söyledi:
“Kimse Jair Bolsonaro’nun birinci sırada yer alıp burada Lula da Silva’ya 2 puan fark atacağını beklemiyordu. Anketlerde Lula öndeydi, yanlış hatırlamıyorsam.”
Lula da Silva’nın ilk tur kampanyasında millî güvenlik, demokrasi ve Bolsonaro ailesine yönelik eleştirilerin öne çıktığını belirten Aslan, 2023 yılının ocak ayında yaşanan darbe girişiminin de bu söylemin bir parçası olduğunu ifade etti.
Aslan, Lula da Silva’nın kampanyasını şu sözlerle değerlendirdi:
“Bu bağlamda Lula da Silva, birinci turda seçim kampanyasını millî güvenlik meselesi üzerine inşa etmişti. Bolsonaro ailesinin Brezilya’yı uçuruma sürüklediğini, ülkeyi küresel anlamda izolasyona tabi tutacak eylemlere giriştiğini ve faşizan eylemlerde bulunduğunu savunmuştu. Özellikle 2023 yılının ocak ayında gerçekleşen darbe kalkışmasıyla ilişkilendirerek ülkede bir demokrasi sorunu, adeta bir beka söylemi, seçim kampanyasını büyük oranda teşkil etmişti.”
İkinci turda ekonomik ve sosyal vaatler öne çıktı
Aslan, Lula da Silva’nın ikinci turda kampanya söylemini değiştirdiğini ve seçmenin günlük hayatına doğrudan dokunan vaatlere ağırlık verdiğini söyledi. Toplu taşıma ücretleri, tatil ve dinlenme hakkı gibi konuların seçmen mobilizasyonunda etkili olduğunu belirtti.
Aslan şunları söyledi:
“Tabii ikinci turda, 15 gün içinde Lula da Silva söylem değişikliğine gitti, Ceyhun Bey. Hafta sonları hiçbir emekçinin artık toplu taşıma ücreti ödemeyeceğini ve tatil yapma hakları olduğunu, tatile ulaşım konusunda da desteklenmeleri gerektiğini belirterek bu konuda federal bir yasa çıkaracağını açıkladı.”
Seçim kampanyasında güvenlik konularının önemli olduğunu ancak seçmenin gündelik yaşamını ilgilendiren vaatlerin de belirleyici rol oynadığını vurgulayan Aslan, Lula da Silva’nın ilk turda sandığa gitmeyen seçmenleri harekete geçirmeyi başardığını ifade etti.
Aslan, “Vatandaşı doğrudan ilgilendiren meselelerdi bunlar. Güvenlik de önemli ama sokağı doğrudan ilgilendiren konulara değindi. ‘6+1’ dediğimiz, işçilere istedikleri gün tatil yapma ve dinlenme hakkı veren bir yasa çıkaracağını açıklayarak kendisini destekleyen kitleyi harekete geçirdi. Aslında bu kitle birinci turda sandığa gitmemişti” dedi.
Aslan: “Brezilya sağı parlamentodaki gücünü koruyor”
Lula da Silva’nın seçmen desteğini artırmasına rağmen parlamentodaki siyasi dengelerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirten Aslan, sağ partilerin Senato ve Temsilciler Meclisi’nde güçlü konumlarını koruduğunu söyledi.
Aslan, Lula da Silva’nın seçmeni sandığa götürme stratejisini şöyle anlattı:
“Büyük metropollerde, beş büyük kentte, yaklaşık 4-4,5 milyon civarındaki tabanını seçime götürmeyi, mobilize etmeyi başardı ve seçimi zaten bu şekilde kazandı. Özellikle sandıkların kapanmasına kısa bir süre kala iki saat kadar uzatılması ve işçileri sandıklara mobilize etmesi, harekete geçirmesi, bu kazanımdaki önemli parametrelerden birini teşkil ediyor.”
Aslan, Lula da Silva’nın siyasi çevresindeki bazı isimlerin parlamentoda beklenen başarıyı elde edemediğini ve sol çizgideki partilerin oy kayıpları yaşadığını belirtti. Bu tablonun, Brezilya siyasetinde sağ partilerin etkisini koruduğuna işaret ettiğini söyledi.
Parlamentodaki dengeler Lula yönetiminin önünde engel olabilir
Senato ve Temsilciler Meclisi’nde sağ partilerin güçlü konumda olmasının, bütçe görüşmeleri ve yasa yapım süreçlerinde etkili olabileceğini kaydeden Aslan, bu durumun Lula yönetiminin politikalarını hayata geçirmesini zorlaştırabileceğini ifade etti.
Aslan şunları söyledi:
“Meclis aritmetiğinde şu anda, biliyorsunuz, Senato’da ve Temsilciler Meclisi’nde sağcıların büyük bir üstünlüğü var. Her ne kadar Lula da Silva’nın partisi bir milletvekili kaybediyor olsa da meclis aritmetiğini büyük oranda koruyor. Ancak muhalif sol çizgideki partilerin ciddi oy kaybettiğini söyleyebiliriz.”
Brezilya sağının parlamentodaki konumunun siyasi karar alma süreçlerinde önemli bir avantaj sağlayacağını belirten Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Brezilya sağı, Senato’da ve Temsilciler Meclisi’nde güçlü bir şekilde pozisyonunu koruyor. Bu ne demek oluyor? Aynı zamanda bütçe görüşmelerinde, önemli ve kritik yasaların çıkarılmasında ya da kararnameyle çıkarılacak yasaların önüne kanunlarla geçilmesi konusunda Brezilya sağına güçlü bir koz veriyor.”
