Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Eray Aydın, ‘Cam Kafeste 7 Soytarı’yı anlattı: “İnsan hayal gücünü aşabilecek bir teknoloji olamaz”

Gündem Dışı
Gündem Dışı - Sputnik Türkiye, 1920, 26.10.2026
Abone ol
Yazar Eray Aydın, Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Aydın, canlı yayında son çıkan ‘Cam Kafeste 7 Soytarı’ kitabını anlattı.
Yazar Eray Aydın, son kitabı 'Cam Kafeste 7 Soytarı'yı anlattı. Çocukluğunda babasını kaybeden ve hayatı bir trafik kazasının ardından değişen Peyami Recai Son’un hikâyesini aktaran Aydın, romanın merkezinde intikam, kimlik, kıskançlık ve insanın kendisini korumak için ördüğü duvarların bulunduğunu söyledi. Aydın, teknoloji ile insan hayal gücü arasındaki ilişkiye de değinerek “İnsan hayal gücünü yenebilecek bir yapay zekânın veya teknolojinin hiçbir zaman gelemeyeceğini düşünüyorum” dedi.

Bir trafik kazasıyla altüst olan hayat

Cam Kafeste 7 Soytarı romanının temelinde bir intikam hikâyesinin bulunduğunu belirten Eray Aydın, başkarakter Peyami Recai Son’un çocukluğunda babasını gözlerinin önünde bir trafik kazasında kaybettiğini anlattı.
Başarılı bir öğrenciyken babasının ölümü ve kısa süre sonra annesini de kaybetmesiyle hayatı değişen Peyami, önce yetimhaneye, ardından suç dünyasına sürükleniyor. Bir suça karışmasının ardından ıslah evine gönderilen karakterin hayatı, burada karşılaştığı kitaplarla bambaşka bir yöne evriliyor.
Aydın, Peyami’nin kaldığı ıslah evinde yer olmadığı için kütüphaneye kapatıldığını ve zamanla binlerce kitap okuyarak kendisini geliştirdiğini söyledi. Bu süreci Stefan Zweig’ın Satranç romanına benzeten Aydın, Peyami’nin kitaplar aracılığıyla entelektüel yönünü keşfettiğini ve doğuştan gelen sanatsal yeteneklerini geliştirdiğini ifade etti.

‘Peyami, hayatın ittiği yönde ilerleyen bir karakter’

Peyami’nin babasının ölümüne ilişkin gerçekleri öğrenmesinin ardından hayatının yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Aydın, karakterin kazaya yol açan olaylarla bağlantılı kişileri bulmayı ve intikam almayı amaçladığını anlattı.
Peyami’nin kötülük yapan ancak bunu geleneksel anlamda bir vicdan çatışmasıyla yaşamayan bir karakter olduğunu söyleyen Aydın, onun suçları bile bir sanatçı gözüyle ele aldığını belirtti.
Aydın, Peyami’nin yaklaşımını şöyle anlattı:
“Nasıl ki bir heykelden bir taşı alırım ve fazlalıkları atarım, geriye heykel kalır. Bir cinayet projesi veya bir suç tasarlarken fazlalıkları atıyor, yapılması gereken şeye odaklanıyor ve son derece profesyonel davranıyor.”
Aydın’a göre Peyami’nin karakterini belirleyen temel özelliklerden biri, hayatı ahlaki kalıplardan çok bir sanatçının bakış açısıyla değerlendirmesi.

Mikail’in mücadelesi: Başkasına benzemek değil, onun yerine geçmek

Romanda Peyami ile Mikail arasındaki ilişkiye de odaklanan Aydın, iki karakterin başlangıçta dost olduğunu ancak zamanla düşman hâline geldiklerini anlattı.
Peyami’nin dışa dönük, dikkat çeken ve kendisini ortaya koyabilen bir karakter olduğunu belirten Aydın, Mikail’in ise daha içine kapanık bir kişiliğe sahip olduğunu söyledi. Mikail’in teknoloji aracılığıyla kendisine bir tür koruma alanı oluşturduğunu ifade eden yazar, iki karakter arasındaki çatışmanın temelinde kıskançlıktan daha fazlasının bulunduğunu dile getirdi.
Aydın, Mikail’in Peyami’ye yönelik arzusunu şu sözlerle açıkladı:
“Mikail Peyami olmak istiyor. Yani onun yerine geçmek istiyor, onun gibi olmak istiyor, ona ait olan her şeyi almak istiyor.”
Aydın’a göre bu çatışma, bir insanın başka birine benzemeye çalışmasının ötesine geçiyor. Mikail, Peyami’nin sahip olduğu özellikleri edinmekle yetinmiyor; onun yerini almak istiyor. Bu arzunun gerçekleşmesi ise Peyami’nin ortadan kaldırılmasını gerektiren bir mücadeleye dönüşüyor.

‘İnsan hayal gücünü aşabilecek bir teknoloji olamaz’

Eray Aydın, romandaki teknoloji ve insan ilişkisini günümüzün yaşam biçimleriyle de ilişkilendirdi. İnsanların kendilerini güvende hissetmek için evler, arabalar ve farklı koruma alanları oluşturduğunu belirten Aydın, teknolojinin sağladığı imkânların her tehdide karşı yeterli olmayabileceğini söyledi.
Aydın, özellikle hayal gücü güçlü, soğukkanlı ve doğru zamanı bekleyebilen bir rakip karşısında teknolojik üstünlüğün tek başına yeterli olmayabileceğini ifade etti.
Yapay zekâ ve teknoloji konusundaki düşüncesini ise şu sözlerle dile getirdi:
“İnsan hayal gücünü yenebilecek bir yapay zekânın veya bir teknolojinin de hiçbir zaman gelemeyeceğini düşünüyorum. Çünkü hayal gücü bambaşka bir şey.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала