“Öğrencileri sayıdan ibaret görüp formları arşive kaldırmak yeterli değil”

Abone ol
Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, okullarda öğrencilerin ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla kullanılan sınıf risk haritalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toy, kayıtların güvenli biçimde saklanması ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik nitelikli rehberlik hizmeti sunulması gerektiğini söyledi.
Yeliz Toy, Fethi Yılmaz'la Yazı-Yorum programında sınıf risk haritalarının amacını, rehberlik hizmetlerindeki eksiklikleri ve okul güvenliğine ilişkin sorunları değerlendirdi.
Öğrencileri tanımak ve ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla hazırlanan formların tek başına yeterli olmadığını belirten Toy, rehberlik hizmetlerinin öğrencilerin ve velilerin ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Toy şunları söyledi:
“Öğrencileri tanımak, gözlemlemek adına rehberlik hizmetleri kapsamında yapılan bir çalışma bu. Sadece bunları o forma işlemek ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne (RAM) göndermek de yeterli değil. Destek ihtiyacı bulunan öğrencilerin ve velilerin ihtiyacını karşılayamayan bakanlığın, yalnızca sayıdan ibaret gördüğü öğrencilerle ilgili bir tanılama formu.”
Kayıtların tutulmasının tek başına yanlış olmadığını ifade eden Toy, asıl önemli olanın bu kayıtların ardından öğrencilere gerekli desteğin sağlanması olduğunu belirtti.
Toy, “Ancak sadece öğrencileri sayıdan ibaret görüp bu formları doldurmak ve daha sonra arşive kaldırmak yeterli bir rehberlik çalışması değildir. Okullarda rehber öğretmen ve psikolojik danışman sayısı yetersiz. Devlet kamusal görevini yerine getirebilirse bu formlar yanlış değil.” dedi.
“Bu formlar öğrencilerin potansiyel suçlu olduğu anlamına gelmiyor”
Sınıf risk haritalarındaki bazı başlıkların velilerde endişeye yol açtığını aktaran Toy, ailelerin yoksulluk durumu, hastalık ve ebeveynlerin adli durumları gibi bilgilerin risk sınıflandırması kapsamında değerlendirilmesine ilişkin sorular yönelttiğini söyledi.
Toy, formların amacının öğrencileri potansiyel suçlu olarak sınıflandırmak olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Aslında öğretmenlerin öğrencileri tanımak üzere doldurduğu formlar, öğrencilerin potansiyel suçlu ya da potansiyel riskli olduğu anlamına gelmiyor. Bunlar sadece risk altında olma ihtimali bulunan çocuklar olarak görülebilir. Öğretmenin öğrenciyi tanıyabilmesi ve yeterli rehberlik desteğini sunabilmesi için bir aşama.”
Bu kayıtların tutulmasının ardından öğrencilere yönelik sağlıklı ve nitelikli psikolojik danışmanlık hizmetlerinin verilmesi gerektiğini vurgulayan Toy, mevcut uygulamada kayıtların tutulup arşivlenmesinin yeterli olmadığını ifade etti.
“Kayıtların çok iyi saklanması gerekir”
Sınıf risk haritalarının gizliliğinin önemine dikkat çeken Toy, bu kayıtların velilerin ya da üçüncü kişilerin eline geçmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Toy, öğrencilerle güven ilişkisi kurulmasının rehberlik çalışmalarının temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Toy şunları söyledi:
“Kesinlikle çok iyi saklanması gerekir. Ancak rehberlik hizmetinde çocuğun ihtiyacını önceden fark etmek ve gerekli desteği sağlamak önemlidir. Bunun için de çocukla güven ilişkisi kurulur. Bu güven bağını oluşturmak için sınıf öğretmenlerinin çocukların ne yaşadığını, neye ihtiyacı olduğunu anlamaya yönelik çalışmaları yapılır. Risk altında olan öğrencileri belirlemek için bu çalışmalara ihtiyaç vardır.”
Toy, söz konusu kayıtların 2020 yılından beri tutulan bir uygulamanın parçası olduğunu, ancak kamuoyunda yeni başlatılmış bir çalışma gibi algılandığını da dile getirdi.
“Sınıf risk haritası ile okul risk haritası farklı”
Toy, sınıf risk haritası ile okul risk haritasının birbirinden farklı çalışmalar olduğunu belirtti. Sınıf risk haritasının öğrencilerin ihtiyaçlarını anlamaya yönelik olduğunu ifade eden Toy, okul risk haritasının ise okulun bulunduğu çevredeki farklı risk faktörlerini değerlendirdiğini söyledi:
“Son yapılan okul risk haritaları, bize ulaşan sınıf risk haritasından bağımsızdır; ikisi farklıdır. Okul risk haritası, biraz daha okulun bulunduğu bölgeyle ilgili risk faktörlerini ölçer. Semt çeteleri var mı, okul merkezde mi, yakında bir karakol var mı gibi başka faktörleri de değerlendirir. Bu, başka bir haritadır.”
“Okulda çocuklarımız da öğretmenlerimiz de güvende değil”
Kahramanmaraş'tan itibaren artan okul saldırılarına da değinen Toy, risklerin tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması konusunda devletin ve Millî Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluklarına dikkat çekti.
Toy, “Özellikle Kahramanmaraş'tan itibaren artan okul saldırılarıyla birlikte ortada ne riskleri tespit edebilen bir devlet anlayışı var ne de önlem alabilecek bir Millî Eğitim Bakanlığı. Okulda çocuklarımız da güvende değil, öğretmenlerimiz de güvende değil. Bu risk haritalarının velilerin ya da üçüncü şahısların eline geçmesi kabul edilebilir değil.” ifadelerini kullandı.

