Gazeteci Doğan’dan ‘fon borsası’ kulisi: Yeni mağduriyetler oluşabilir

Fon krizinde yeni tehlike
“Bu kriz ortaya çıktığından beri Borsa İstanbul çok ciddi düşüşler yaşıyor. Yatırımcılar çok büyük kayıplara uğruyor. Borsada on binlerce yatırım hesabı kapatıldı. Yabancı yatırımcılar, ellerindeki hisse portföylerini boşaltarak piyasadan çekiliyor.
‘Sermaye piyasasının sadece küçük bir kısmını ilgilendiriyor’, ‘Sistemik bir kriz değil’, ‘Paraları zaten iade edeceğiz’, ‘Vicdan muhasebesi yapıp haksız kazancını Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndaki hesaba iade edenler bu işten sıyrılacak’ gibi algıların ortaya çıkması, bu krizin uzun yıllar sürecek etkilerinin hafife alınması anlamına geliyor. Çünkü bu fon krizi, Türkiye sermaye piyasaları açısından olağanüstü bir güven krizini tetikledi.
Diğer taraftan siyasi kulislerde tartışılan bir başka konu da Adalet Bakanı ve Hazine ve Maliye Bakanı’nın farklı kazanç limitlerinden söz ederek adli süreci gündeme getirmelerinin ardından ortaya çıktı. Kulislerde, ‘Daha önce insanları birtakım davalardan kurtarmak için FETÖ borsası kurulmuştu; şimdi de fon borsası kurulabilir’ deniliyor. Birtakım art niyetli kişilerin insanlarla temasa geçerek, ‘100 milyon kazandıysan 30-50 milyonunu getir, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndaki gönüllü hesaba iade et. Kalan para sende kalsın, biz bu sorunu bir şekilde çözebiliriz’ diyebileceği konuşuluyor. ‘Seni bu soruşturmanın dışında tutarız’ gibi vaatlerle bir fon borsası oluşturabilecekleri dile getiriliyor.
Ekonomi kulislerinde konuşulan konulardan biri de bunun önüne geçilmesi. TBMM’de fon yasasıyla ilgili düzenlemelerin bir an önce yasalaştırılması için çalışmalar hızlandırıldı. Şayet yasada bu açıklar kapatılmazsa önümüzdeki süreçte fon mağdurlarının üzerine bir de fon borsası mağdurlarının eklenebileceği söyleniyor. Bu da kulislerde dile getirilen iddialar arasında.”
‘Türkiye’ye gelen her 100 dolarlık yatırımın 44 doları yurt dışına çıkıyor’
“Türkiye’de son 4-5 yıldır doğrudan yabancı yatırım sermayesinde ciddi bir gerileme mevcut. Türkiye’ye gelen ve Türkiye’den giden doğrudan yatırım sermayesi arasındaki farkın açılması oldukça dikkat çekici.
Ağustos ayı itibarıyla yıllık doğrudan yabancı yatırım sermayesi girişi ve sıcak para toplamı 31,6 milyar dolar olmuş. Buna karşılık yerli yatırımcıların yurt dışında yaptığı doğrudan yatırımlar ve portföy yatırımları için çıkan tutar 34,3 milyar dolar. Yani Türkiye’ye gelen yabancı yatırım sermayesinden 2,6 milyar dolar daha fazla sermaye; yerli yatırımcılar tarafından yurt dışındaki yatırımlar, gayrimenkul alımları, sanayi tesisi kuruluşları ya da yabancı borsalarda hisse senedi yatırımları için kullanılmış.
Yurt içi yerleşikler, yurt dışında 10,1 milyar dolarlık doğrudan yatırım yaparken yabancıların Türkiye’deki doğrudan yatırımları 9,2 milyar dolar olmuş. Arada 946 milyon dolarlık bir fark oluşmuş. Bu, şimdiye kadarki en yüksek net fark.
Fakat daha vahim bir nokta var: Bir taraftan Türkiye’ye gelen doğrudan yatırım sermayesi gerilerken ve Türkiye’den yurt dışına çıkan doğrudan yatırım ile portföy yatırımı tutarları artarken diğer taraftan daha önce doğrudan yabancı sermaye girişleriyle yapılmış yatırımların tasfiyesi hızlanıyor.
Son bir yılda 3,4 milyar dolarlık yatırım tasfiye edilmiş. Bu yatırımların sahipleri hisselerini, tesislerini devredip satarak Türkiye’den çıkmış. Geçen yılın aynı döneminde tasfiye edilen tutar 766 milyon dolarken bu yıl 3,4 milyar dolara ulaşmış.
Tasfiye edilen yabancı sermayenin gelen doğrudan yatırıma oranı yüzde 44’e yaklaşmış. Neredeyse gelen her 100 dolarlık yatırımın 44 doları, tasfiye yoluyla Türkiye’den çıkmış.
Bunu yalnızca Türkiye’deki tesislerin kapatılması ya da faaliyetlerine son verilmesi gibi algılamamak lazım. Bunların büyük kısmının hisseleri borsada işlem görüyor. İşte fon krizinin yarattığı olumsuzluklardan biri de bu. Türkiye’de bu yatırımları yapanlar, şimdi hisselerini satıp milyarlarca doları yurt dışına transfer ederek Türkiye’den ayrılıyor.”

