https://anlatilaninotesi.com.tr/20261021/doc-dr-mutlu-avrupa-abdnin-pesinden-gitmenin-bedelini-oduyor-1109747852.html
Doç. Dr. Mutlu: ‘Avrupa, ABD’nin peşinden gitmenin bedelini ödüyor’
Doç. Dr. Mutlu: ‘Avrupa, ABD’nin peşinden gitmenin bedelini ödüyor’
Sputnik Türkiye
Doç. Dr. Erdem İlker Mutlu, Rusya’ya uygulanan yaptırımlar ve ABD’ye bağımlı politikaların Avrupa’yı ekonomik ve toplumsal krize sürüklediğini söyledi. Mutlu... 21.10.2026, Sputnik Türkiye
2026-10-21T19:49+0300
2026-10-21T19:49+0300
2026-10-21T19:49+0300
ankara farki
radyo
abd
rusya
avrupa
fransa
dış politika
i̇srail
seçim
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/07/17/1098088235_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_302ef8c8a16d3fb873b592beca83d6e4.jpg
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programına konuk olan Hacettepe Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Erdem İlker Mutlu, Avrupa’da derinleşen ekonomik ve toplumsal krizi ve Fransa’da yaşanan protestoları değerlendirdi.‘Avrupa, Rusya’yla barışmak zorunda’Doç. Dr. Mutlu, Fransa’da NATO karşıtlığının güçlendiğini ve ekonomik sorunların sisteme yönelik toplumsal tepkiyi büyüttüğünü söyledi. Avrupa’nın Rusya’ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle enerji maliyetlerinin arttığını belirten Mutlu, Fransa’nın krizden çıkabilmek için ABD’den uzaklaşarak Rusya’yla ilişkilerini düzeltmek zorunda kalacağı görüşünde:‘ABD İsrail’in vekil savaşçısı haline geldi’Trump’ın Netanyahu yönetimine verdiği desteğin ABD’de ciddi tepki yarattığını dile getiren Doç. Dr. Mutlu, İsrail’in politikalarını ABD ve Avrupa bürokrasisinin desteğiyle sürdürebildiği görüşünde:‘Netanyahu kaybetse bile İsrail’in politikaları değişmeyebilir’Doç. Dr. Mutlu, güvenlik ve inanç üzerinden üretilen korkunun Netanyahu’ya yönelik desteği koruyabileceğini söyledi. Netanyahu’nun seçim kaybetmesi durumunda dahi mevcut bürokratik yapı ve Batı’nın koşulsuz desteği nedeniyle İsrail’de demokratik ve hukuka bağlı bir yönetim değişikliği beklemediğini ifade eden Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
abd
rusya
fransa
i̇srail
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/07/17/1098088235_0:0:2732:2048_1920x0_80_0_0_bb816d12a237654156d872fadb2c9727.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
radyo, abd, rusya, avrupa, fransa, dış politika, i̇srail, seçim
radyo, abd, rusya, avrupa, fransa, dış politika, i̇srail, seçim
Doç. Dr. Mutlu: ‘Avrupa, ABD’nin peşinden gitmenin bedelini ödüyor’
Doç. Dr. Erdem İlker Mutlu, Rusya’ya uygulanan yaptırımlar ve ABD’ye bağımlı politikaların Avrupa’yı ekonomik ve toplumsal krize sürüklediğini söyledi. Mutlu, “Bu olaylar devletleri ABD’den kopuşa yönlendiriyor. Avrupa, Rusya ile barışmak zorunda. Aksi takdirde işler onlar için çok kötü olacak” dedi.
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programına konuk olan Hacettepe Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Erdem İlker Mutlu, Avrupa’da derinleşen ekonomik ve toplumsal krizi ve Fransa’da yaşanan protestoları değerlendirdi.
‘Avrupa, Rusya’yla barışmak zorunda’
Doç. Dr. Mutlu, Fransa’da NATO karşıtlığının güçlendiğini ve ekonomik sorunların sisteme yönelik toplumsal tepkiyi büyüttüğünü söyledi. Avrupa’nın Rusya’ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle enerji maliyetlerinin arttığını belirten Mutlu, Fransa’nın krizden çıkabilmek için ABD’den uzaklaşarak Rusya’yla ilişkilerini düzeltmek zorunda kalacağı görüşünde:
“Bugün Fransa’da baktığınız zaman halkın yüzde 60’ından fazlası NATO karşıtı. O halkı ‘ucuz’ söylemlerle manipüle edemezsiniz. Macron yaptırdığı araştırmalarda kendi tabanının da NATO karşıtı olduğunu gördü ve birdenbire ‘NATO’nun beyin ölümü başladı’ diye bir söylem geliştirdi. O yüzden Fransa çok şeylere gebe. Sisteme karşı bir isyan var, zaten sürdürülebilir bir sistem değil. Üretimde çok geri kaldılar. Fransız sanayisi nükleer santralleri kapatmayarak Almanya’dan bir iki adım öne geçip bir rehavet dönemi geçirdi. Ancak açıkça bakmak gerekirse Çin’e, Hindistan, Vietnam gibi güçlere karşı çok geride kaldılar. Bu sürdürülemezliğin üzerine bir de tutup Rusya’ya ambargo koydular. Doğalgazdan, petrolden mahrum kaldılar; ABD’den her şeyi iki katına almaya başladılar. Almanya da aynı, çok farklı değil. ABD de dalga geçiyor gibi gidip Rusya’dan dizel aldı.
Belçika başbakanının ‘Eskiden mutlu vasallardık. Şimdi mutsuz kölelere dönüştük’ diye bir lafı vardı. Avrupa mutsuz kölelere dönüştü gibi gözüküyor. Bakalım bu işin içinden nasıl çıkacaklar? Bunlar Ukrayna’da ABD’nin kuyruğuna takılmanın bedeli. İngiltere’ye bakın, orası da çok hafif değil. Son İngiltere başbakanını kimse hatırlayamıyor.
Dijital dünyada hiçbir şeyi kolay gizleyemiyorsunuz. İnsanlar internetten devletin bütün mali tablosunu görebiliyor. Artık gençleri basit öykülerle manipüle edemezsiniz. Sarı yeleklilerin 1 yıl ara ile yeniden sahaya çıkması tesadüf olamaz; bu sefer öğrencilerin, halkın diğer kesimlerinin katılması tesadüf değil. Bu sürdürülemezlik bu hareketlerle yavaş yavaş devleti bir yere yönlendiriyor. ABD’den kopuş yaşanacak. Ama tabii Rusya ile de barışmak zorunda. Aksi takdirde işler çok kötü olacak.”
‘ABD İsrail’in vekil savaşçısı haline geldi’
Trump’ın Netanyahu yönetimine verdiği desteğin ABD’de ciddi tepki yarattığını dile getiren Doç. Dr. Mutlu, İsrail’in politikalarını ABD ve Avrupa bürokrasisinin desteğiyle sürdürebildiği görüşünde:
“Geçmişte de kimse Trump’a ‘ABD’ye ihanet etti’ demedi. Şu anda ABD’nin yarısı bunu söylüyor. Şu anda ‘Amerika’yı İsrail’in bir vekil savaşçısı haline getirdi’ diyorlar.
Netanyahu bir söylem geliştirdi: İsrail’in güvenliği ve kalıcılığı için ben ve benim hükümetim şart’ diyor. Trump bu söyleme destek veriyor. Söylem olarak Netanyahu’ya bir tamamlayıcılık oluşturuyor. Devlet bürokrasisi de bu yönde oluşmuş. Askerlerin bir kısmı kayıplardan çok rahatsızlar. Çok ciddi travmalar yaşıyorlar. İsrail bürokrasisinin bir de bürokratik akıl kısmı var. Bunları söylerken, yaparken bunun bağlı olduğu şey ABD ve Avrupa bürokrasisinin kendisine vermiş olduğu muazzam bir destek. Bu olmadığı zaman her şey yarıda kalacak.
‘Yerleşimci’ adı verilen bir gaspçı grup var ve bu süreçten çok memnunlar; sona ermesini istemiyorlar. Ama standart, eğitimli, orta sınıf İsrailli çok tedirgin. ‘ABD, Avrupa’yı bıraktığı gibi bizi de bırakırsa ne yapacağız?’ diyorlar. O gerçekleştiği anda başka Arap devletleri de farklı tavır alır. Bugün İsrail’in yanında gözükenler hiç aldatıcı olmasın.
‘Netanyahu kaybetse bile İsrail’in politikaları değişmeyebilir’
Doç. Dr. Mutlu, güvenlik ve inanç üzerinden üretilen korkunun Netanyahu’ya yönelik desteği koruyabileceğini söyledi. Netanyahu’nun seçim kaybetmesi durumunda dahi mevcut bürokratik yapı ve Batı’nın koşulsuz desteği nedeniyle İsrail’de demokratik ve hukuka bağlı bir yönetim değişikliği beklemediğini ifade eden Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Netanyahu’nun kolay kaybedeceğini düşünmüyorum. Bu anlatıların alıcısı hep vardır. İki şeyle insanları korkutursunuz: Çok ciddi bir güvenlik problemi veya ruhani inanç gerekliliği. Bu tür şeylerle insanlar çok kolay ‘avlanırlar’. İsrail’in içinde de ultra muhafazakar gruplar var. Bunların bir kısmı Netanyahu’ya karşı bile olsa eğer varlık sorunu yaşayacaklarını düşünürlerse geçici de olsa Netanyahu’ya destek verebilirler. Küçük Arap partiler dışında sonuca etki edecek bir şey yok.
Kaybederse şu andaki bürokrasi ile Batı’dan verilen koşulsuz destekle vs. demokratik, hukuka saygılı bir yönetim geleceğini düşünmüyorum. Çünkü onun yaptıklarını yapmak zorundalar. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı verilen insan var. Gelen yeni yönetim bunu teslim eder mi? Yapmaz. Bunu yaptığı anda soykırımı kabul etmesi anlamına gelir.”