İstanbul’un dereleri nereye kayboldu?

Abone ol
Gazeteci Serhat Ayan’ın Yapay Zeka Günlüğü’nde bugünkü konu başlıklarından biri, İstanbul’un dereleri oldu. Ayan, derelerin üzerinin kapatılması ve taşkın ovalarının yapılaşmaya açılmasının, yoğun yağışlarda su baskını riskini artırdığına dikkat çekti.
İstanbul’un dereleri, kentleşme ve yapılaşma baskısıyla doğal özelliklerini büyük ölçüde kaybetti. Gazeteci Serhat Ayan, Yapay Zeka Günlüğü’nde İstanbul’daki derelerin durumuna ilişkin dikkat çeken verileri aktarırken, “168 dereden yalnızca 15’i doğal kaldı” şeklindeki iddianın kaynağına da açıklık getirdi.
Ayan, dere yataklarının kapatılması ve taşkın ovalarının yapılaşmaya açılmasının, aşırı yağışlarda su baskını riskini artırdığına dikkat çekti.
Ayan, şöyle aktardı:
“İstanbul’un 168 deresinden yalnızca 15’inin doğal kaldığına dair bir iddia var. Oradaki 15 sayısı daha eski bir araştırmadan geliyor. 2014’te yapılan bir araştırmaya göre 106 dere 15 doğal akarsu belirtilmiş. Marmara, Haliç ve Boğaziçi’ne yönelen 106 dereyi ele almışlar. Toplam uzunluk 2 bin 386 kilometre. Bu derelerin 15’i kaynaktan ağıza kadar doğal özelliklerini korurken 27’si tamamen kapalı kesit yapısına dönüşmüş. Ancak 15 rakamı bugün İstanbul’da doğal kalan dere sayısı demek değil. Dereyi ortadan kaldırdık anlamına gelmiyor, sadece dereyi doğal yapısının dışına çıkardık anlamına geliyor. Altından beton geçirmek, yatak yapmak gibi… Keşke bütün derelerimiz doğal olarak İstanbul’un içinden aksa. İSKİ derelerden 5 buçuk milyon metre küp pislik çıkartmış, ne kadar kirlettiğimiz de ortada.”
İstanbul’da yapılaşma taşkın riskini artırıyor
“Peki derenin üzerini kapatınca ne olur? İstanbul’da bugün otomobillerin geçtiği yollarda eskiden dereler vardı. Bir dere normal günlerde küçük yatağından akarken çok fazla yağış olduğunda etrafa yayılıyor ve oralara taşkın ovası deniyor. Binalar, yollar ve duvarlar buraları kapattığında su için doğal geçici depolama alanı azalıyor ve toprak suyu ememiyor. Derede çok su olmasıyla çevredeki suyun yayılamaması birbirini güçlendiriyor. Şehrin kentleşmesinde sorun var. Orada belki de o derenin akması gerekiyor, etrafına evler dikilmemesi gerekiyor. Derelerin iki yakasına yapıyı engelleyen bir yasak vardı, 2013’te bu değiştirildi ve 100 metreye yakın yerde ev kuramazsınız söylemi 10 metreye indirildi. Bizim o 100 metrelik alana ihtiyacımız var demek ki, bunun 10 metreye düşürülmesini kimse anlatamaz anlatmamalı”
