- Sputnik Türkiye, 1920
CEYHUN BOZKURT'LA BÖLGENİN KALBİ
Çatışmalar,Sıcak gelişmeler, Türkiye ve dünyanın kalbinde yaşananlar. Doğru, tarafsız analizler,gözden kaçan ayrıntılar ve konuşulmayanlar.Hepsi Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programında.Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi, her Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günü saat 19.00’da Radyo Sputnik’te.

“ABD, Arktik’te Rusya ve Çin’in nüfuzunu baskılamayı amaçlıyor”

bölgenin kalbi
bölgenin kalbi - Sputnik Türkiye, 1920, 20.10.2026
Abone ol
Siyasal İletişimci Hande Karacasu, ABD’nin NATO üzerinden Avrupa’ya savunma harcamaları konusunda baskı yaparken askerî ve stratejik önceliklerini Hint-Pasifik ve Arktik bölgelerine kaydırdığını söyledi. Rusya ve Çin’in Kuzey Buz Denizi’nde etkilerini artırdığına dikkat çeken Karacasu, ABD’nin karşı hamlelerini değerlendirdi.
Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programına konuk olan Siyasal İletişimci Hande Karacasu, ABD’nin NATO politikası, Avrupa’nın savunma sorumluluğu ve Arktik’teki güç mücadelesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karacasu, Rusya ile Çin’in bölgede geliştirdiği iş birliklerinin ABD’nin stratejik hesaplarını etkilediğini ifade etti.

“ABD, Avrupa’ya başının çaresine bakmasını söyledi”

ABD’nin NATO üzerinden Avrupa ülkelerine savunma harcamaları konusunda net bir mesaj verdiğini belirten Karacasu, Washington yönetiminin askerî kaynaklarını farklı bölgelere yönlendirdiğini söyledi:
“Amerika Birleşik Devletleri aslında NATO üzerinden Avrupa ülkelerine çok net bir sınır çizdi. Bu, çok uzun zamandır devam eden, sanki NATO’nun tek sorumlusu Amerika Birleşik Devletleri’ymiş izlenimini veren bir durum. Ki aslında baktığımızda öyle. Fakat bütçe konusunda bu yükü taşımak istemediğini söyledi.
Tabii burada problem sadece Avrupa’nın savunma ve teçhizat anlamında bütçe desteğini esirgemek değildi. Amerika Birleşik Devletleri askerî ve teçhizat açısından aslında Hint-Pasifik’e ve tabii ki Arktik’e yerleşmeye çalışıyor. Bunu neden yapıyor? Çin çok güzel bir düzen kurdu. Rusya, Arktik’te mükemmel bir askerî üs düzeni kurdu. Dolayısıyla birlikte de hareket ediyorlar.”
Karacasu, ABD’nin Avrupa’daki askerî varlığını ve teçhizat desteğini azaltırken Hint-Pasifik ve Kuzey Buz Denizi’ne daha fazla yöneldiğini ifade etti.

“Çin ve Rusya, Kuzey Buz Denizi’nde ciddi bir nüfuz elde etti”

Çin’in Kuzey Buz Denizi’ne kıyısı olmamasına rağmen Rusya ile iş birliği yaparak bölgedeki stratejik konumunu güçlendirmeye çalıştığını belirten Karacasu, bu ortaklığın Kuşak ve Yol Projesi’nin deniz güzergâhıyla da bağlantılı olduğunu söyledi:
Karacasu şunları söyledi:
“Çünkü Çin’in, örneğin Kuzey Buz Denizi’nde bir kıyısı olmamasına rağmen Rusya ile yaptığı iş birlikleri sayesinde orada Kuşak ve Yol Projesi’nin Deniz İpek Yolu kısmını tamamlıyor. Tabii Amerika Birleşik Devletleri bu tehlike altında ezilmeye başladı.
Özellikle Trump, ‘Bu geliyorum,’ diyen o müthiş birlikteliği karşılama pozisyonunda, Avrupa’nın bu kadar yük olmasıyla birlikte zorlanmaya başlamıştı. Dolayısıyla Avrupa’ya artık, ‘Biraz başınızın çaresine bakacaksınız,’ dedi. Yani Batı Avrupa’yı korumaktan ziyade, Batı’ya birtakım yatırımlar yapmaktan ziyade oradaki askerleri de zaten yavaş yavaş çekiyor. Teçhizat anlamında da daha az yardımcı oluyor.”
Rusya’nın Kuzey Buz Denizi’nde geniş bir kıyı şeridine ve bölgesel kapasiteye sahip olduğunu belirten Karacasu, ABD’nin ise bölgedeki imkânlarının sınırlı olduğunu savundu:
“Çünkü biliyoruz ki Rusya, Kuzey Buz Denizi’nde bölgenin yüz ölçümü olarak yarısından fazlasına kıyısı olan bir ülke.
Kesinlikle öyle. Tabii çalışmalarını da orada çok rahat oturtuyor. Mesela buz kırıcıları çok fazla. Ama Amerika Birleşik Devletleri oraya iki tane buz kırıcıyla girmeye çalışıyor ki onlardan da zaten çok iyi bir verim alamıyor; çünkü çok eski buz kırıcılar. Dolayısıyla eli çok zayıf, yatırım yapamıyor.
Kuzey Buz Denizi’nde Çin ve Rusya çok ciddi anlamda bir nüfuz elde etmiş durumda. Hakeza, yine NATO’dan gelen parayla Avrupa da orada üslerle birlikte kendine bir etkinlik alanı oluşturuyor.”

Grönland ve “Altın Kubbe” savunma sistemi

ABD’nin Arktik’teki konumunu güçlendirmek için Grönland’a da önem verdiğini belirten Karacasu, bölgenin yalnızca erken uyarı amacıyla değil, aktif savunma ve taarruz kapasitesi açısından da değerlendirilmek istendiğini söyledi.
Karacasu şöyle konuştu:
“Dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri’nin burada eli boşa düşeceği için, o da şimdi Grönland’la yaptığı anlaşmayla birlikte orada, biliyorsunuz, Altın Kubbe’yi; çok katmanlı füze savunma sistemini ve tabii orayı sadece erken uyarı koridoru olmaktan çıkarıp aktif bir önleme ve taarruz cephesine dönüştürme çabasıyla yerleşmeye çalışıyor.
Bu da aslında, biraz önce söylediğimiz gibi, Rusya ve Çin’in özellikle oradaki Kutup İpek Yolu stratejisini baskılamayı amaçlıyor.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала