Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Yazar Zeynep Kesler Özdoğan: ‘Toplum bizden sürekli bir şeyler istiyor, insan kendini hep eksik hissediyor’

Zeynep Kesler Özdoğan
Zeynep Kesler Özdoğan - Sputnik Türkiye, 1920, 19.10.2026
Abone ol
Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Özdoğan, Anemonlar adlı romanı üzerinden kadınlara yüklenen toplumsal rolleri, geçmişte yaşanan travmaların insan hayatına etkilerini, başarı kavramını ve bireyin kendi hayatını şekillendirme mücadelesini değerlendirdi.
Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Ceres Yayınları’ndan çıkan Anemonlar adlı romanında farklı hayatların geçmişte yaşanan olaylar ve bugünkü seçimler üzerinden nasıl kesiştiğini Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programında anlattı.
Roman, 28 yıl önce Cunda’da yaşadığı bir olayın suçluluğunu taşıyan Engin ile geçmişinin etkisinden kurtulmakta zorlanan Serap’ın hikâyelerini bir araya getiriyor. Serap’ın hayatına küçük Hayal ve annesi Jale’nin girmesiyle karakterlerin kendilerini korumak için oluşturdukları sınırlar değişmeye başlıyor. Hikâye, aile ilişkileri, kadınlardan beklenen toplumsal roller, vicdan ve geçmişle yüzleşme temaları etrafında şekilleniyor.
Toplum bizden sürekli bir şeyler istiyor'
Romanın başkahramanlarından Serap’ın mutsuzluğunu toplumsal beklentiler üzerinden değerlendiren Özdoğan, bireylerin kendilerine dayatılan başarı ölçütleri nedeniyle sürekli eksiklik hissedebildiğini söyledi:
“Toplumun hepimize dayattığı birtakım şeyler var. Ancak o şekilde başarılı olabileceğimize, yeterli geleceğimize inanıyoruz. Bunlar bitmiyor. Önce okulunu bitireceksin, sonra bir iş sahibi olacaksın, evleneceksin, anne olacaksın. Bir çocuk yetmez, ikinci olacak. Evin var mı, araban var mı? Mütemadiyen bizden bir şeyler istiyor toplum ve bunları tamamlama çabasındaki insan da hep kendini eksik hissediyor.”

'Başarı, yaşamak zorunda olduğun hayata uyum sağlamak mı?'

Başarı kavramını romanında özellikle sorguladığını belirten Özdoğan, Serap karakterinin toplumun beklentilerine uyum sağlamasına rağmen mutluluğa ulaşamadığını anlattı:
“Başarı nedir? Ben biraz da romanımda bu sorunun cevabını arıyorum. Başarı, yaşamak zorunda olduğun hayata uyum sağlamak mı, yoksa yaşamak istediğin hayat için mücadele etmek mi? Serap da biraz uyum sağlayan bir kadın. Ona söylenenleri yapmış her zaman ve başarıyı da bu yönde alacağını düşünüyor, buna inanıyor. Ama mutlu değilsen bunlar gerçekten başarı mı oluyor? Biraz da toplumun hem kadına hem erkeğe yüklediği rollerden bahsediyorum. Engin’e yüklenen de bu. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de yıpratıyor çünkü. Onun da üstünde çok ağır yükler var. O yüklerin altında eziliyor. Bir taraftan da yanlış bir evlilik yapıyor.”

'Herkes toprağın altında kalsın, söz dinlesin, düzen bozulmasın'

Romanın adını çocukluğunda okuduğu bir masaldan aldığını anlatan Özdoğan, anemonların erken açtıkları için soğukta ölmesini konu alan hikâyeyi farklı bir bakış açısıyla yeniden yorumladığını söyledi:
“Belki de gerçek öyle değildir. Belki bazıları yaşamıştır. Onlarla ilgili bir sürü kahramanlık türküleri, şiirler, şarkılar yazılmıştır. Fakat bunların hiçbiri günümüze gelememiştir. Çünkü daha o zaman da yasaklanmıştır. Niye? Herkes toprağın altında kalsın, söz dinlesin, düzen bozulmasın.”
Özdoğan, bu anlatıyla toplumun belirlediği kurallara uymak ile kendi kararlarını vererek risk almak arasındaki ilişkiyi sorguladığını ifade etti.

'Kadınların kendi kendilerini kurtarması gerekiyor'

İlk romanı Beyaz Atlı Prenses üzerinden kadınların bağımsızlığına da değinen Özdoğan, bireylerin hayatlarını başkalarının değiştirmesini beklemek yerine kendi kararlarıyla şekillendirmesi gerektiğini vurguladı:
“Biz hep masallarla büyütülen bir neslin çocuğuyuz. Orada prens gelir kurtarır. Şimdi burada kadının kendi kendini kurtarması var. Çünkü artık günümüzde Beyaz Atlı Prens’i bekleyen kadınlar biraz hırpalanıyorlar. Bireylerin kendi kendini kurtarması gerektiğini anlaması lazım aslında. Bu sadece kadın erkek meselesi değil. Bireysel olarak insanların kendiliklerinin farkına varması. Kendini bulmaktan bahsetmiyorum, kendini bile isteye yaratmaktan bahsediyorum.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала