- Sputnik Türkiye, 1920
FETHİ YILMAZ’LA YAZI-YORUM
Köşe yazılarında gözden kaçan ayrıntıları, perde arkasında neler yaşandığını, saklanmak isteyen gerçekleri anlatan program Yazı-Yorum

“İmamoğlu, Türkiye’yi nasıl yönetmek istediğini anlatan bir savunma yaptı”

Cenazeleri dahi yok: 3 bin kişiyi ‘buharlaştırdı’
Cenazeleri dahi yok: 3 bin kişiyi ‘buharlaştırdı’ 
 - Sputnik Türkiye, 1920, 16.10.2026
Abone ol
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasındaki üslubunu ve açıklamalarını değerlendirdi. Hacaloğlu, İmamoğlu’nun ilk savunmasında demokrasi, hukukun üstünlüğü ve Türkiye’nin tarihsel birikimi üzerinden siyasi bir çerçeve ortaya koyduğunu anlattı.
Fethi Yılmaz’la Yazı Yorum programına konuk olan Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, Ekrem İmamoğlu’nun savunması sırasında sergilediği tavrı ve İstanbul’daki aşırı yağışların ardından yaptığı değerlendirmeleri anlattı.
İmamoğlu’nun ilk savunmasının yalnızca siyasi bir savunma olmadığını belirten Hacaloğlu, bu konuşmanın Türkiye’nin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin bir yaklaşım da içerdiğini söyledi. İmamoğlu’nun demokrasi, hukukun üstünlüğü ve hukuk önünde eşitlik vurgusu yaptığını aktardı.
Hacaloğlu şunları söyledi:
“Özellikle Cumhuriyetçi bir savunma yaptı ve bu savunmasıyla aslında bir Cumhurbaşkanı adayı olarak yalnızca siyasi bir savunma yapmadı; aynı zamanda Türkiye’yi nasıl yönetebileceğine dair bir yaklaşım ortaya koydu. Yani şunu söylemişti: ‘Ben Türkiye’yi yönetmeye adayım.’ Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insanların hukuk önündeki eşitliğini savunduğunu dile getirdi.”
İmamoğlu’nun Türkiye’nin siyasi tarihindeki önemli dönüm noktalarını hatırlattığını belirten Hacaloğlu, 1908’deki II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’in ilanına, çok partili hayata geçişten 1950’de iktidarın Demokrat Parti’ye devredilmesine uzanan sürecin konuşmada öne çıktığını ifade etti.
Hacaloğlu, İmamoğlu’nun Cumhuriyet’in ve köy enstitülerinin Türkiye’de yarattığı gelecek umuduna da değindiğini belirterek, savunmanın adeta bir manifesto niteliği taşıdığını söyledi.

İstanbul’daki su baskınları üzerinden kentleşme eleştirisi

Hacaloğlu, İmamoğlu’nun sonraki açıklamalarında daha güçlü bir tavır sergilediğini ve basın mensuplarıyla izleyicilere daha fazla seslendiğini anlattı. İstanbul’da etkili olan yağışların ardından sosyal medyada İmamoğlu’na yönelik eleştirilerin gündeme geldiğini belirten Hacaloğlu, İmamoğlu’nun bu tartışmalara İstanbul’un nüfus artışı ve kentleşme sorunları üzerinden yanıt verdiğini şu sözlerle aktardı:
“İstanbul’da yağmurun aşırı yağması sonucu birçok su baskını oldu ve sosyal medyada da özellikle İmamoğlu’na yönelik eleştiriler vardı. Bu eleştiriler özellikle iktidara yakın sosyal medya hesaplarından geliyordu. O da aslında sanki bunları görüyormuş gibi şöyle bir yanıt verdi: ‘Bu, bugünün meselesi değil, dünün meselesi.’”

“İstanbul’un nüfusu iki kat arttı”

İmamoğlu’nun İstanbul’un geçmişteki nüfusuyla bugünkü nüfusu arasında karşılaştırma yaptığını belirten Hacaloğlu, 1986’da 4,5 milyon olan nüfusun 1994’te 8,5 milyona, 2019’da ise 16 milyona ulaştığının ifade edildiğini söyledi.
Hacaloğlu, bu karşılaştırmayla İstanbul’daki sorunların yalnızca güncel gelişmeler üzerinden değerlendirilemeyeceği mesajının verildiğini aktardı. İmamoğlu’nun temel problemin kentleşme ve nüfus planlamasının yapılmaması olduğunu savunduğunu belirtti.

Sazlıdere Barajı ve yeni yapılaşma tartışması

Hacaloğlu, İmamoğlu’nun Sazlıdere Barajı çevresindeki yapılaşmayı da gündeme getirdiğini söyledi. Söz konusu havzanın kentleşmeye açılmasına karşı çıkıldığını ve bölgeye 2 milyonluk nüfus getirilmesinin planlandığının ifade edildiğini aktardı.
Hacaloğlu şunları söyledi:
“Sazlıdere Barajı’nı örnek verdi. Sazlıdere Barajı’nda, yanlış hatırlamıyorsam, 136 milyon metrekarelik bir havzanın şu anda kentleşmeye açıldığını söyledi. ‘Biz buna karşı çıkıyoruz ama bir türlü bunu yapamıyoruz. Oraya 2 milyon nüfus getirilmeye çalışılıyor’ dedi.”

Kağıthane ve Cendere bölgelerine dikkat çekti

Hacaloğlu, İmamoğlu’nun İstanbul’daki su baskınları ve kentleşme arasındaki ilişkiyi anlatırken Vadi, Kağıthane ve Cendere bölgelerinden de söz ettiğini belirtti. Bu bölgelerdeki yapılaşmanın mevcut sorunlarla bağlantılı olduğunu savunan İmamoğlu’nun, yaşananların yalnızca bugünün meselesi olmadığına dikkat çektiğini aktardı.
Hacaloğlu’nun değerlendirmesine göre, İmamoğlu’nun açıklamalarında İstanbul’daki aşırı yağışların ardından yaşanan sorunların yanı sıra kentin nüfus artışı, planlama tercihleri ve yapılaşma süreçleri de öne çıktı.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала