- Sputnik Türkiye, 1920
CEYHUN BOZKURT'LA BÖLGENİN KALBİ
Çatışmalar,Sıcak gelişmeler, Türkiye ve dünyanın kalbinde yaşananlar. Doğru, tarafsız analizler,gözden kaçan ayrıntılar ve konuşulmayanlar.Hepsi Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programında.Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi, her Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günü saat 19.00’da Radyo Sputnik’te.

Bölge yangın yeriyken Türkiye’nin askeri ihtiyaçları neler?

bölgenin kalbi
bölgenin kalbi - Sputnik Türkiye, 1920, 16.10.2026
Abone ol
Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, bölgedeki çatışmalardan dersler çıkarılması gerektiğini belirterek askeri ihtiyaçları sıraladı. Türkiye’nin etkin bir hava gücüne ve entegre hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, Kızılelma ve Anka-3’ün oyun değiştirici nitelikte olduğunu söyledi.
Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’ye yakın coğrafyalarda yaşanan çatışmaların Türkiye açısından önemli dersler içerdiğini belirterek savunma sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Millî komuta kontrol, istihbarat ve uydu sistemlerinin önemine dikkat çeken Bağcıoğlu, Türkiye’nin etkin bir hava gücüne ve entegre hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programına konuk olan Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, bölgedeki çatışmaların askerî hazırlık, teknoloji ve savunma planlaması açısından ortaya çıkardığı sonuçları değerlendirdi. Bağcıoğlu, açık kaynaklardan hareketle 24 maddelik bir “alınan dersler” sistemi hazırladıklarını belirterek Türkiye’nin savunma kapasitesinin geliştirilmesine yönelik önerilerini anlattı.

“Her taraf ateşten gömlek; hazırlıklı olmak lazım”

Bölgedeki çatışmaların sürekli değişen taktik ve teknolojileri beraberinde getirdiğini ifade eden Bağcıoğlu, Türkiye’nin çevresindeki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve bu süreçlerden ders çıkarılması gerektiğini söyledi:
“Kuzeyimizde bir çatışma, güneyimizde İsrail’in her yere saldırısı, Amerika-İran çatışması… Bakın, artık terörle ve teröristle mücadele harekâtlarımız var, icra edilen değişik harekâtlar var. Ege ve Akdeniz’de çatışma olmasa da hazırlık durumunun yüksek seviyede idame edilmesini gerektiren gergin bir ortam söz konusuysa gerçekten laboratuvar gibi bir ortamdayız.
Her gün değişik bir taktik deneniyor, her gün ayrı usuller geliştiriliyor, teknoloji geliştiriliyor. Dolayısıyla buradan da örnek almak lazım. Yani şimdi her taraf ateşten gömlek; hazırlıklı olmak lazım. Önemli olan buradan ders çıkarmak.”

Komuta yapısında bölgesel müşterek komutanlık önerisi

Bağcıoğlu, farklı çatışma alanlarından çıkarılan derslerin komuta yapısına da yansıtılması gerektiğini belirtti. Kara, Deniz ve Hava kuvvetlerinin birlikte görev yapacağı bölgesel müşterek komutanlıkların barış döneminden itibaren oluşturulabileceğini ifade etti:
“Biz kendi açık kaynaklarımızdan aldığımız bilgilerle bazı dersler derliyoruz. Bunlar uzmanları tarafından elbette daha profesyonelce yapılıyor. Ama örneğin biz 24 maddelik bir ‘alınan dersler’ sistemi hazırladık.
Mesela komuta yapısında belki bölgesel müşterek komutanlıklara geçilebilir. Müşterekten kastım, Kara, Deniz ve Hava kuvvetlerinin beraber görev yaptığı yapılar. Şimdi savaş zamanı kurulacak müşterek görev kuvveti komutanlıkları var ama belki bunlar bölgelere ayrılabilir. Barış zamanından itibaren bu komuta yapıları oluşturulabilir.”

Millî komuta kontrol ve istihbarat sistemleri vurgusu

Komuta kontrol, istihbarat ve keşif-gözetleme sistemlerinde dışa bağımlılığın oluşturabileceği risklere dikkat çeken Bağcıoğlu, bu alanlarda millî yazılım ve altyapıların geliştirilmesinin önemini vurguladı. Askerî ve sivil istihbaratın ayrı ayrı yürütülmesi yerine bilgilerin ortak bir sistem üzerinden derlenip ilgili kullanıcılara ulaştırılması gerektiğini söyledi.
Bağcıoğlu şunları söyledi:
“Millî Komuta Kontrol Sistemi konusunda gerçekten ilerleme var. Ancak yabancıya bağımlı bir komuta kontrol sistemi, istihbarat sistemi ve keşif-gözetleme sisteminin yazılım ve altyapısından söz ediyorum. Bunların ne kadar hassas olduğunu karşı tarafın savaşlardaki darbelerinde gördük. Bu konuda ciddi gelişmeler var ama hatırlatmakta fayda var.
İstihbarat teşkilatına gelince, Ceyhun Bey, sivil istihbarat ayrı, askerî istihbarat ayrı şeklinde bir düzen kurulması, gerçekten gayretlerin israfına yol açar. Hem askerî hem sivil istihbaratın tek merkezden derlendiği, kullanıcılara dağıtıldığı bir sistem olmalı.”

Millî uydu ve küresel konumlama sistemlerinin önemi

Bağcıoğlu, Türkiye’nin millî küresel konumlama sistemine ihtiyaç duyduğunu belirterek askerî uyduların yalnızca gözetleme amacıyla değil, haberleşme için de kullanılmasının önemine değindi. Uzaydaki uyduların saldırılara karşı korunmasının da planlamanın bir parçası olması gerektiğini ifade etti.
Bağcıoğlu şöyle konuştu:
“Bizim kesinlikle millî bir küresel konumlama sistemi geliştirmemiz gerekiyor. Bu konuda da başlayan çalışmalar var. Bunun önemini vurgulamak istedik. Askerî uydu gözetlemesi şu anda katkı sağlıyor ama haberleşme için askerî uyduların olması lazım. Bir de şu anda, örneğin Amerika, uzaydaki uyduları vurma kabiliyetine erişti. Burada yalnızca sahip olduğumuz uyduları uzaya göndermek değil, uyduların bekasını da sağlamak lazım.”
Bağcıoğlu, siber saldırılar ve elektronik harp kabiliyetlerinin de modern çatışmalarda belirleyici rol oynadığını belirterek kritik altyapıların barış zamanından itibaren korunması gerektiğini söyledi. Yollar, rafineriler ve diğer altyapı tesislerinin güvenliğinin savunma planlamasında dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

“En önemli ihtiyaç etkin hava gücü ve entegre hava savunması”

Türkiye’nin savunma alanındaki önceliklerinden birinin etkin bir hava gücü oluşturmak olduğunu belirten Bağcıoğlu, entegre hava savunma sisteminin de bu gücü tamamlaması gerektiğini söyledi. Çelik Kubbe çalışmalarına işaret eden Bağcıoğlu, KAAN’ın envantere girmesine kadar geçiş dönemindeki ihtiyaçların da değerlendirilmesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti:
“Gelelim en önemlisine. Bunu sizin programınızda birkaç defa da konuştuk: Etkin bir hava gücüyle etkin bir entegre hava savunma sistemi. Bu gerçekten en önemli ihtiyaç. Tamam, Çelik Kubbe’yi geliştiriyoruz ama maalesef muharip hava gücünde bir sıkıntımız var. KAAN envantere girene kadar buna bir çözüm bulmamız lazım.”

Kızılelma ve Anka-3 için “oyun değiştirici” değerlendirmesi

Bağcıoğlu, millî savunma sistemlerinin geliştirilmesi, F-16 Özgür modernizasyonu ve KAAN projesinin hızlandırılması gibi başlıkların önemine değindi. Kızılelma ve Anka-3 gibi muharip insansız hava araçlarının Türkiye açısından önemli bir kabiliyet sunduğunu belirtti.
Bağcıoğlu şunları söyledi:
“Muharip insansız uçak sistemleri Kızılelma ve Anka-3, gerçekten bölgemizde başka ülkelerde ve devletlerde olmayan sistemler. Amerika geliştiriyor, İngiltere geliştiriyor; o ayrı konu. Dolayısıyla bunlar oyun kurucu değil, oyun değiştirici niteliğinde.
Herkes hava gücümüzün bir geçiş döneminde olduğunu takip ediyor artık çünkü her şey internette; kimin ne kadar uçağı olduğu biliniyor. Ama bu MİUS’ların envantere girmesiyle karşı tarafın, hasımların ve rakiplerin bir kere daha kendilerine çeki düzen vermeleri, hesaplarını ve durum muhakemelerini buna göre yapmaları gerekecek.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала