- Sputnik Türkiye, 1920
YERİ VE ZAMANI
Ekonomiden siyasete, dış politikadan spora, dünya ve Türkiye’de olup bitenler sonuçlarıyla Güçlü Özgan ile Yeri ve Zamanı programında konuşuluyor.

Kayıp denizcinin yakınından gemi şirketine tepki: “İşçinin ailesine sahip çıkamayacak kadar aciz görünüyor”

Enflasyon, sosyal barışı bozuyor
Enflasyon, sosyal barışı bozuyor - Sputnik Türkiye, 1920, 14.10.2026
Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programının bugünkü konuğu, kayıp denizci Abdülbaki Mirzaoğlu’nun yakını Recai Yılmaz oldu. Batan geminin yaklaşık 720 metre derinlikte bulunduğunu ancak deniz dibinde tarama yapılmadığını belirten Yılmaz, “Birinci kaptan bulundu ama 9 aile mezarsız olmaz” dedi.
Geminin yaklaşık 720 metre derinlikte bulunduğunun açıklanmasının ardından kayıp denizcilerin aileleri, deniz dibinde ve geminin içinde arama yapılmasını talep ediyor. Aileler, deniz yüzeyinde sürdürülen çalışmaların kayıp denizcilere ulaşılması açısından yeterli olmadığını savunuyor.
Konuyla ilgili Yeri ve Zamanı programında gazeteci Güçlü Özgan’a konuk olan kayıp denizci Abdülbaki Mirzaoğlu’nun yakını Recai Yılmaz, geminin batmasının ardından ailelerin zamanında bilgilendirilmediğini, gemiye ulaşıldıktan sonra ise deniz dibinde kapsamlı bir tarama yapılmadığını söyledi.
Yılmaz, şöyle konuştu:
“Gemi gece 3’te batıyor ve ailelere haber edilmiyor. Hiçbir aile aranmıyor. Sabah saat 8, 9, 10 oluyor; aileler televizyonlardan duyuyor. Bakıyor ki gemi batmış. Birinin babası içinde, birinin nişanlısı, birinin evladı içinde. Hemen şirketi arıyorlar. Şirketin söylediği, ‘Çok üzücü bir kazadır, başınız sağ olsun.’ Daha arama yapılmamış. Sen bize bir bilgi vermemişsin, devlet bize bir bilgi vermemiş. Nasıl başsağlığı diliyorsun?”

'Geminin bulunmasının ardından deniz dibinde tarama yapılmadı'

Yılmaz, geminin yaklaşık 720 metre derinlikte tespit edilmesine rağmen kayıp denizciler için deniz dibinde yeterli arama yapılmadığını savundu:
“Deniz yüzeyinde aramalar bugüne kadar devam ediyor. Yalnız deniz yüzeyi bize çok şey ifade etmiyor. Gemi bulunduktan sonra bize bir görüntü gösterildi. Gemi denizin dibinde, yaklaşık 700 metrelerdeydi ve 720 metrede kaldı. Ondan sonra gemiye ilişkin bir iniş yapılmadı. Deniz dibine ilişkin de bir arama, tarama yapılmadı. Gemiyi çarpışmadan önce gören ikinci kaptanın ifadesi var. Gemi üzerinde üç-dört kişinin el feneriyle gezdiğini söylüyor. Birinci kaptan bulundu. Peki bu üç denizci neden bulunamadı? Çünkü deniz dibinde tarama yapılmadı.”

'Bu çalışmanın acilen yapılmasını istiyoruz'

Yılmaz, Türkiye’de bulunduğunu belirttiği ve derin denizde tarama ile kurtarma çalışması yapabilecek özel donanımlı bir geminin bölgeye gönderilmesini talep etti:
“Bizim talebimiz şu: Türkiye’de dip tarama ve gemi içi tarama yapabilecek, kamera sistemi bulunan bir gemi var. 150 ton yükü kaldırabiliyor, 2 bin metre derinlikte çalışabiliyor. Aynı zamanda demiri kesebiliyor ve kaynak yapabiliyor. Biz bu geminin çok acil bir şekilde Marmara Denizi’ne gelip bu çalışmayı yapmasını talep ediyoruz. Devlet yetkililerimizden rica ediyoruz. Birinci kaptan bulundu ama 9 aile mezarsız olmaz. Bugün anneler çocuklarının mezarını bekliyor, kızlar babalarını bekliyor, nişanlılar sevdiklerinin mezarını bekliyor.”

'43 gündür bir şirket yetkilisi gelip geçmiş olsun demedi'

Yılmaz, şirketin ailelere yaklaşımını da eleştirerek, facianın üzerinden 43 gün geçmesine rağmen ailelerle yeterli temas kurulmadığını söyledi:
“Alana bir-iki personel göndermişler. Ama beş gün geçmiş, bir hafta geçmiş, hâlâ bir şirket yetkilisi gelip ‘Geçmiş olsun’ demedi. Bunlar benim emekçimdir, bunlarla birlikte para kazanıyordum, bunlar benim gemimi çalıştırıyordu demesi gerekirken ne yazık ki 43 gün olmasına rağmen gelip bir geçmiş olsun demedi. Bir arkadaşımızın eşi kanser hastası, bir tek çocuğu var. Bir işveren olarak senin geçimini sağlayan işçinin, emekçinin ailesine sahip çıkamamak çok kötü bir durum.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала