- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

Saadet Partili Mesut Doğan: Fon vurgunu AK Parti iktidarını yıkabilir!

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 13.10.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan ve Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Ahmet Mutlu oldu.
Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan,fon vurgununun TBMM’de araştırılması için neden Meclis Araştırma Komisyonu kurulamadığını canlı yayında anlattı.
Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, fon vurgununa ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için verilen önergelerin reddedilmesine tepki gösterdi. İktidarın olayın daha fazla konuşulmasını istemediğini savunan Doğan, “Komisyon kurdurmayarak hırsıza sahip çıkmış oluyorsunuz. Ahlaksızlığa sahip çıkmış oluyorsunuz” dedi. Doğan, Türkiye’nin “temiz eller operasyonuna” ve siyasette arınmaya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, fon vurgunu iddialarının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırılması için neden komisyon kurulamadığını değerlendirdi. Geçen hafta beş muhalefet partisinin konuyla ilgili Meclis araştırması önergeleri verdiğini ancak önergelerin reddedildiğini belirten Doğan, iktidarın tutumunu eleştirdi.
Doğan, yaşananların yalnızca ekonomik sonuçlarıyla değerlendirilemeyeceğini belirterek, skandalın toplumda ahlaki açıdan da derin bir yara açtığını savundu.

“İktidarın bu olayın çok konuşulmamasını istediğini düşünüyorum”

Komisyon kurulmasının engellenmesini eleştiren Doğan, iktidarın olayın gündemden düşmesini istediğini öne sürdü.
Doğan, “Bu işin AK Parti iktidarı da istiyor ki bu olay çok konuşulmasın. Çünkü bu olay gerçekten toplumu çok ama çok etkiledi. Bu skandalın sadece ekonomik değil, ahlaki boyutu da var” ifadelerini kullandı.
Komisyonun kurulmasının engellenmesinin kamuoyunda soru işaretlerine yol açtığını belirten Doğan, iktidarın bu tutumunun olaydan önceden haberdar olunduğu ve yaşananlardan rahatsızlık duyulmadığı şeklinde yorumlanabileceğini savundu.

“Temiz eller operasyonuna ihtiyaç var”

Doğan, komisyonun kurulmamasının sorumluların korunması anlamına geldiğini ileri sürerek, “Hırsızlık yapan benim adamımsa sahip çıkarım” sözünü hatırlattı.
İktidarın tutumunu bu anlayışın kurumsallaşması olarak değerlendiren Doğan, şöyle konuştu:
“Komisyon kurdurtmayarak hırsıza sahip çıkmış oluyorsunuz. Kenarlara sahip çıkmış oluyorsunuz. Ahlaksızlığa sahip çıkmış oluyorsunuz. ‘Hırsızlık yapan benim adamımsa sahip çıkarım’ anlayışını kurumsal bir hale getirmiş oluyorsunuz.”
Türkiye’nin kapsamlı bir soruşturma sürecine ihtiyaç duyduğunu belirten Doğan, “Türkiye’nin temiz eller operasyonuna ihtiyacı var. Türkiye’nin temiz siyasete de ihtiyacı var” dedi.

“AK Parti içinde de rahatsız olan milletvekilleri var”

Doğan, AK Parti içerisinde de olayın araştırılmasını isteyen milletvekilleri bulunduğunu öne sürdü. Görüştüğü bazı milletvekillerinin yaşananlardan kendileri kadar rahatsız olduğunu belirten Doğan, parti içinde konuyla ilgili tartışmalar yaşandığını söyledi.
Doğan, “Temiz olan insanlar, milletvekili arkadaşlar, ‘Sonuna kadar gidilmesi lazım, kim olursa olsun’ diyorlar. İnşallah onların yaklaşımı o parti bünyesinde galip gelir” ifadelerini kullandı.

“Bu konuyu kapatarak değil, sorumlulardan kurtularak arınabiliriz”

Fon vurgunu iddialarının üzerinin örtülmesinin sorunu çözmeyeceğini savunan Doğan, asıl yapılması gerekenin sorumluların ortaya çıkarılması olduğunu belirtti.
Doğan, iktidarın komisyon kurulmasına karşı çıkmasının nedenlerinin zaman içinde anlaşılacağını ileri sürerek, Meclis araştırmasının mutlaka yapılması gerektiğini söyledi.

Balıkçılar palamut avına ara verebilir: “Çalışarak batan bir sektör varsa o da balıkçılık”

Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, palamut fiyatlarının düşmesi üzerine avcılığa ara verilmesi tartışmasını değerlendirdi. Vatandaşın ucuz balık yemesine karşı olmadıklarını vurgulayan Mutlu, artan mazot, buz, köpük, nakliye ve işçilik maliyetleri nedeniyle balıkçıların zarar ettiğini söyledi. Mutlu, “27 liraya satılan palamudu alan 50 liraya satıyor. Bana göre aracılar kazanıyor” dedi.
Palamut bolluğu nedeniyle fiyatların düşmesi, balıkçılık sektöründe avcılığa ara verilmesi tartışmasını gündeme getirdi. Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, Radyo Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, fiyatların düşmesinin tüketici açısından olumlu olduğunu ancak balıkçıların artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını belirtti.
Mutlu, “Vatandaşın balığı ucuza, uyguna yemesine karşı değiliz. Balıkçının vatandaşına yedirdiği balıkta gözü olmadığını açık yüreklilikle söyleyelim” diye konuştu.

“Mazot, nakliye, buz, köpük… Balıkçıya para kalmıyor”

Balıkçılıkta maliyetlerin ciddi biçimde arttığını söyleyen Mutlu, özellikle mazot, nakliye ve ambalaj giderlerine dikkat çekti.
Kullanılan köpük kasaların maliyetinin 57-60 lira seviyesine çıktığını belirten Mutlu, buz ve işçi bulma konusunda da sıkıntılar yaşandığını ifade etti.
“Çalışarak batan bir sektör varsa o da balıkçılık” diyen Mutlu, bu yıl palamut bolluğuna rağmen balıkçıların ekonomik açıdan rahatlayamadığını söyledi.

“Bir hafta ara verilebilir ama maaşlar nasıl ödenecek?”

Palamut avcılığına kısa süreli ara verilmesinin maliyetleri dengeleme açısından gündeme gelebileceğini belirten Mutlu, bunun uygulanmasının kolay olmadığını dile getirdi.
Mutlu, “Üç beş gün, hem gemicilerin hem de kendi ihtiyaçlarının, köpüğün, buzun, her şeyin rahatlaması açısından belki bir hafta ara verebilirler. Bilmiyorum, bir hafta ara verebilirler mi?” ifadelerini kullandı.
Ancak teknelerde çalışan personelin maaşlarının ödenmesi gerektiğini hatırlatan Mutlu, balıkçıların çalışmayı bırakmaları halinde bu ödemeleri nasıl karşılayacaklarının belirsiz olduğunu söyledi.
“Bu teknelerde 35 kişi çalışıyor. Bu maaşlar verilecek, bir şekilde canlı para dönecek. Bu para nasıl dönecek? ‘Bırakalım’ diyorlar ama hazır paraları mı var bunları ödemeye? Bir şekilde mecbur çalışacaklar diye düşünüyorum” dedi.

“27 liraya satılan palamut, 50 liraya satılıyor”

Palamut fiyatlarının düşmesine rağmen balıkçıların zarar ettiğini savunan Mutlu, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti.
Mutlu, “Balıkçı bunu 27 liraya satıyor. 27 liraya zarar ederek satıyor. Ama 27 liraya alan 50 liraya satıyor. 25 lira kazanıyor. Bana göre aracılar kazanıyor” diye konuştu.
İstanbul'da palamut fiyatlarının daha yüksek olduğunu belirten Mutlu, Trabzon'daki fiyatlarla İstanbul'daki fiyatlar arasındaki farka ilişkin değerlendirmede bulundu.

“Palamut fakir ekmeği diye tabir edilen bir balıktır”

Palamudun bol olduğu dönemlerde vatandaşların bu balığa daha kolay ulaşabilmesi gerektiğini belirten Mutlu, fiyatların düşmesinin tüketici açısından önemini vurguladı.
“Üç kuruşu bir araya getiremeyen bir sürü insanın en kolay alabileceği şey palamuttur. Eskiden de bilirim ben, palamut ‘fakir ekmeği’ diye tabir edilen bir balıktır” diyen Mutlu, bu yılki bolluğa rağmen balıkçının maliyetlerini karşılayamamasının sektör açısından önemli bir sorun olduğunu ifade etti.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала