Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Yazar Seçilay Yıldız: ‘Hayat, bittiğini sandığımız noktada yeniden başlayabilir’

Seçilay Yıldız
Seçilay Yıldız - Sputnik Türkiye, 1920, 12.10.2026
Abone ol
Yazar Seçilay Yıldız, Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Yıldız, Bayan Minty romanı üzerinden kayıplarla başa çıkmayı, hayatı yeniden kurmayı, aile bağlarını, kuşaklar arası ilişkileri ve insanın geçmişiyle yüzleşmesini anlattı.
Yazar Seçilay Yıldız, Bayan Minty adlı romanında Mihriban adlı bir kadının 1960’lı yılların Adana’sından Amerika’ya uzanan yaşam öyküsünü Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programında değerlendirdi.
Destek Yayınları’ndan çıkan roman, anneannesi Mihriban’ın geçmişini öğrenmek isteyen Sera’nın aile tarihine ilişkin beklenmedik gerçeklerle karşılaşmasını konu alıyor. Mihriban’ın gençliğinde yaşadığı kayıplar, hayata yeniden tutunma çabası ve kendi yaşamını yeniden şekillendirmesi üzerinden ilerleyen hikâye, geçmişin bugünkü insan üzerindeki etkisine de odaklanıyor.

'Hayat bitti denilen yerde yeniden başlayabilir'

Romanın temelinde geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki bağın bulunduğunu belirten Yıldız, Mihriban karakteri üzerinden vermek istediği mesajı şöyle anlattı:

“Esasında kitabın ana fikri, geçmiş, gelecek ve bugünün bağlanmasından, büyüklerden fikir ya da hayatla ilgili tavsiye alınmasından çok, hayatın bitti denilen yerde yeniden başlayabileceği. Mihriban'ın, hüzünlü bölümleri olan ama hayata karşı hem dik duran hem de ümit vadeden bir karakter olduğunu düşünüyorum.”

'Üç kişilik yaşama sorumluluğunu üstleniyor'

Mihriban’ın hayatındaki iki önemli insanı kaybetmesinin ardından yaşadığı değişimi anlatan Yıldız, karakterin zamanla yeni bir yaşam amacı edindiğini söyledi:
“Mihriban’ın hayatı üç kişilik yaşama noktasına gelmesi epey uzun sürüyor. Belli bir süre dünyadan elini eteğini çekmiş ve geriye ne kadar günü kaldıysa onu belli bir bunalım içinde yaşayacağına emin olarak hayatına devam ediyor. Fakat daha sonra karşısına çıkan ve onu doğru yönlendiren insanlarla beraber üç kişilik yaşama sorumluluğunu üstlenip her günün kıymetini bilerek hayata karışıyor.”

'En yakınımızdaki insanların bile bizi şaşırtacak hikâyeleri olabilir'

Romanda Sera’nın anneannesinin geçmişini öğrenirken kendi düşünceleriyle de yüzleştiğini belirten Yıldız, insanların birbirlerini tanıdıklarını düşünseler bile bilmedikleri yönleri olabileceğine dikkat çekti:
“En yakınımızda olan, tanıdığımıza emin olduğumuz insanların bile bizi çok şaşırtacak tecrübeleri ve hikâyeleri olabilir. Dolayısıyla insanları yargılama ve yadırgama konusunda biraz daha frene basmamız gerekebilir. Sera bence kitabın sonunda bunu idrak ediyor.”

'Arkadaşlık ve karşılıklı anlayış, ilişkileri daha uzun ömürlü kılar'

Romanda aşkın yalnızca büyük tutkular üzerinden değil, arkadaşlık ve güven üzerinden de ele alındığını söyleyen Yıldız, kalıcı ilişkilerde karşılıklı anlayışın önemini vurguladı:
“Ben arkadaşlığı birinci sıraya koyardım. Çünkü konuşabilmek, fikir tartışmalarına girebilmek, karşınızdakinden beslenmek herhalde o ilişkinin süresini belirleyen bir unsur. Arkadaşlık, karşılıklı anlayış ve insanların birbirini olduğu gibi kabul edip birbirlerini yükseltebildikleri ilişkiler herhalde daha uzun ömürlü olur diye düşünüyorum. Hayatın tam da bittiğini sandığımız noktada yeniden başlayabileceği, kendimize koyduğumuz hedefler bizim istediğimiz gibi ilerlemiyorken bile farklı yönlerden o hedefe ulaşabileceğimiz ve her gecenin de bir sabahı olduğu bize hatırlatılıyor.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала