Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Yazar Celal Güngördü: 'Bir genç bu toplumda tutunamadıysa hepimizin sorgulaması lazım’

Celal Güngördü
Celal Güngördü - Sputnik Türkiye, 1920, 12.10.2026
Abone ol
Yazar Celal Güngördü, Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Güngördü, Bana Tahir’i Sormayın adlı romanı üzerinden insanı tanımanın sınırlarını, geçmişle yüzleşmeyi, toplumsal sorumluluğu ve bireylerin yaşadıkları karşısında verdikleri mücadeleyi değerlendirdi.
Yazar Celal Güngördü, Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan Bana Tahir’i Sormayın adlı romanında bir insanın hayatının farklı tanıklıklarla nasıl şekillendiğini Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programında anlattı.
Roman, Tahir Miraz’ın ölüm haberini yıllar sonra öğrenen heykeltıraş Ezo’nun, onun geçmişini araştırmak için çıktığı yolculuğu konu alıyor. Tahir’in yüzünü bir heykele dönüştürmeye çalışan Ezo, görüştüğü her insanın farklı bir Tahir anlattığını fark ediyor. Bu yolculuk, zamanla yalnızca Tahir’in kimliğini anlamaya değil, Ezo’nun kendi geçmişiyle ve hatıralarıyla yüzleşmesine de dönüşüyor.

'Bir insan, bir insanın sözcüklerine sığmaz'

Romanın çıkış noktasının bir insanı ne kadar tanıyabileceğimiz sorusu olduğunu belirten Güngördü, farklı tanıklıkların hiçbir zaman bir insanın bütününü yansıtamayacağını söyledi:
“Bir insan, bir insanın sözcüklerine sığmaz. Benim gördüğüm Tahir’le Ezo’nun gördüğü Tahir, Barış’ın gördüğü Tahir’le Faruk’un gördüğü Tahir, annesinin gördüğü Tahir, arkadaşlarının gördüğü Tahir her zaman farklıdır. Ama bunların hiçbirisi yanlış değildir. Çünkü insana dair hakikat bu. İnsan tanımlanamaz.”

'Biz sadece gördüklerimizden mi sorumluyuz?'

Ezo’nun Tahir’in geçmişini araştırırken kendi hafızasındaki boşluklarla da karşılaştığını anlatan Güngördü, romanın insanın geçmişteki seçimlerini sorguladığını belirtti:
“Biz sadece gördüklerimizden mi sorumluyuz, yoksa zamanında görmediklerimizden, görmezden geldiklerimizden, seçimlerimizden de sorumlu muyuz? Heykeltıraş birini seçmemin özel bir anlamı var. Çünkü heykeltıraş taşı yontarak, eksilterek bir şeye ulaşmaya çalışıyor. Ama romanın asıl sorusu da burada. Acaba biz bıraktığımız değil de attığımız parçalarda mı hakikat saklı?”

'Bir insanı anlamaya çalışmak sorunların çözümünde önemli'

Romanda Tahir’in yaşamı üzerinden bireysel olduğu kadar toplumsal sorumluluğa da dikkat çektiğini belirten Güngördü, insanların belirli kavramlarla tanımlanmasının onları anlamayı zorlaştırdığını ifade etti:
“Teröristtir, anarşisttir, militandır, faşisttir, komünisttir diye insanları kavramların içine sıkıştırıp işi basitleştirmek yerine, onaylamasak bile bir insanı anlamaya çalışmak, insanı dinlemeye çalışmak, insanların kendisini anlatma hakkını tanımak... Bu kültür toplumsal bir kültür olursa, tüm topluma yayılırsa biz de sorunları çözme konusunda iyi bir yol katetmiş oluruz.”

'Bir genç bu toplumda tutunamadıysa hepimizin sorgulaması lazım'

Tahir’in hikâyesinin yalnızca bireysel bir trajedi olmadığını vurgulayan Güngördü, geçmişte yaşananların sonraki kuşaklara da sorumluluk yüklediğini söyledi:
“Bir kişinin ölümünde bile siz sorumlusunuz, bunun farkında olun ya da olmayın. Bir genç bu toplumda tutunamadıysa, bir dal uzatılamadıysa bizim hepimizin bunu sorgulaması lazım. Biz kuşak olarak böyle bir tutumu sadece kendimiz yaratmadık. Bir hikâyeyi devraldık ve biz de bir kuşak olarak bir şeyleri devrediyoruz. Dolayısıyla devrettiğimiz kuşak da bu hataları gidermekle sorumludur.”

'Çekilen acıları estetize edip sömürmemeye çalıştım'

Romanın yazım sürecinde tarafsız bir anlatım kurmaya ve yaşanan acıları edebi bir malzemeye indirgememeye özen gösterdiğini söyleyen Güngördü, en çok zorlandığı noktaları şöyle anlattı:
“Ben en çok emeği iki şey için harcadım. Birisi Tahir dediğimiz o kurgusal karakter karşısında yansız durmak. İkincisi, aforizmaya kaçmadan sade bir dille nasıl anlatabileceğimi bulmak. Bir de çekilen acıları estetize edip sömürmemek. İnanın bir buçuk senedir romanın düzeltmeleriyle uğraşıyorum. Bu konuda başarılı olduysam kendimi başarılı sayarım.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала