- Sputnik Türkiye, 1920
YERİ VE ZAMANI
Ekonomiden siyasete, dış politikadan spora, dünya ve Türkiye’de olup bitenler sonuçlarıyla Güçlü Özgan ile Yeri ve Zamanı programında konuşuluyor.

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan: “Mekke Anlaşması’nın Meclis’ten kaçırılması kuşku doğuruyor”

Enflasyon, sosyal barışı bozuyor
Enflasyon, sosyal barışı bozuyor - Sputnik Türkiye, 1920, 07.10.2026
Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programının bugünkü konuğu, YENİ Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan oldu. Mekke Anlaşması’nın Meclis süreci tamamlanmadan uygulanmasına yönelik eleştirilerini dile getiren Tan, “Meclis’ten kaçırılması herkesin zihninde bir kuşku doğuruyor” dedi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalandı. Anlaşma kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi de 31 Ağustos’ta İstanbul’da ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Konuyla ilgili Yeri ve Zamanı programında gazeteci Güçlü Özgan’a konuk olan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, askeri unsurları da kapsayan uluslararası bir anlaşmanın Meclis süreci tamamlanmadan uygulanamayacağını savundu. Anlaşmanın kapsamının kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirten Tan, Türkiye’nin bölgesel çatışmalarda taraf haline gelme ihtimaline de dikkat çekti.
Tan, şöyle konuştu:

“Anlaşılması çok güç çünkü iktidar bunun hangi sonuçlara yol açacağını gayet iyi biliyor. Ülkemizde bir uluslararası anlaşmanın, özellikle ülkenin askeri unsurlarını da içeren bir taahhüt altına sokacak bir belgenin bu şekilde Meclis’ten geçirmeden uygulanması veya onunla ilgili birtakım tasarruflarda bulunulması mümkün değil. Biz, bu üç ülke arasındaki iş birliğine karşı değiliz. Elbette bir iş birliği olabilir. Ancak bu iş birliğinin usulüne uygun, Anayasa’ya uygun bir şekilde üretilmesi, sürdürülmesi ve varsa eksik unsurlarının tamamlanması gerekir. Bunun Meclis’ten kaçırılması herkesin zihninde bir kuşku doğuruyor. Neden bu yapılıyor?”

'Bir taraf olma riskiyle karşı karşıya kalabiliriz'

Tan, Türkiye’nin bölgedeki dengeler açısından uzun süredir izlediği politikanın değişebileceğini savunarak, anlaşmanın Türk Silahlı Kuvvetleri açısından hangi yükümlülükleri doğuracağının açıklanması gerektiğini söyledi:
“Bir Orta Doğu gerçeği var. Husiler ve Suudi Arabistan arasındaki gerilim var. İran da bu işin bir tarafında. Türkiye’nin yıllardır bu ülkelerle, özellikle İran’la ilişkiler konusunda bir denge politikası izlediğini görüyoruz. Elbette çok büyük bir risk var. Böyle bir riskle karşı karşıya kalmamızı gerektiren nedir? Bu açıklanmak zorundadır. Bizim başka ülkelerin meseleleri çerçevesinde silahlı kuvvetlerimizi orada görevlendirip onları bir sorumluluk altına sokmamızın sebebi ne? Bunu iktidar açıklamak zorunda. Ailenizden herhangi bir genç çocuk diyelim Yemen’de Husilere karşı savaşıyor. Neden? Kimi korumak için? Türkiye’yi ilgilendiren hangi tehdidi karşılamak için orada bulunuyor? Bunu izah etmek zorundasınız. Siz istediğiniz yere Türk askerini göndereceksiniz. Bize ne gibi bir tehdidi var bunun? Biz niye bu işin içerisinde ortak tehdit olarak bunu görüp askerimizi oraya gönderiyoruz?”

'Ne tür bir belge olduğunu anlayamadık'

Tan, anlaşmanın içeriğine ilişkin kamuoyuna daha ayrıntılı bilgi verilmesi gerektiğini belirterek, belgenin kapsamına ilişkin soru işaretlerinin devam ettiğini ifade etti:
“İlk defa bu gündeme geldiğinde çok alelacele bir fotoğraf verildi. Üç ülkenin devlet başkanları orada bu imza törenine katıldılar ve Mekke Anlaşması imzalandı dendi. Gerçekten bu bir sayfalık bir şey mi? Bu aslında bir iş birliği protokolü mü, yoksa bir anlayış muhtırası mı? Ne tür bir belgedir bu? Üç ülke arasında bunu anlayamadık.”

'Bu niçin gizleniyor?'

Tan, anlaşmanın kapsamının kamuoyuna açıklanmamasını eleştirerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Her şeyi bir kenara bırakın. Niçin gizleniyor bu? Ne gibi bir gizliliği var bunun? Bütün ülkenin insanlarını, vatandaşlarımızı, onların çocuklarını ilgilendiren, çok ciddi bir risk içeren bir belgeden bahsediyoruz. Bu niçin gizleniyor? Ne var bunun ardında? Neye karşılık yapılıyor bütün bunlar? Bu soruları sorma hakkımız yok mu? Sokaktaki vatandaşın yok mu böyle bir hakkı?''

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала