"Aliyev haklı bir çıkış yaptı, kardeşlik hukuku eşitliğe dayanır"

© Sputnik
Abone ol
Yavuz Selim Demirağ’a göre İlham Aliyev’in partisinin kurultayında yaptığı çıkış, ülkenin bağımsızlığına dönük vurgular açısından oldukça önemli ve haklı. Demirağ, Azerbaycan ile kurulacak kardeşlik hukukunun eşitliğe dayanması gerektiği görüşünde.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Yeni Azerbaycan Partisi’nin 8. Kurultayı’nda dile getirdiği çıkış; Bakü’nün, bağımsızlık çizgisini bir kez daha net bir biçimde ortaya koyduğu şeklinde yorumlanırken bu söylemler ülkenin dış müdahale ve dayatmalara karşı koyduğu bir duruş olarak da değerlendirildi. Aliyev’in “Herkes yerini bilsin, bizim işlerimize karışmasın” tonundaki açıklamaları; dil, eğitim ve inanç özgürlüğü gibi alanlarda egemenlik haklarından taviz verilmeyeceğini de gözler önüne serdi. Aliyev, açıklamalarında girdikleri savaştan kimseden destek almadan çıktıklarını da vurguladı.
Aliyev’in kurultayda yaptığı açıklamaların arka planını gazeteci Yavuz Selim Demirağ ile konuştuk.
“Ağabeycilik’ uluslararası ilişkilerde de Azerbaycan tarihinde de yok”
Aliyev’in açıklamalarına karşı çıkanların Azerbaycan kültüründen bihaber olduğunu söyleyen Demirağ, ülkenin hanlık döneminde dahi kendi kültürünü koruyabildiğini ifade etti. Demirağ, Azerbaycan ile kurulmak istenen ‘ağabeycilik’ ilişkisinin ülkenin tarihinde olmadığını belirterek Aliyev’in türban konusundaki açıklamalarının dinbazlar tarafından çarpıtıldığı görüşünde:
“Türkiye’de kendini Türkçü ve milliyetçi diye adlandıranlar Azerbaycan’ın tarihini bilmiyorlar. Kültüründen de bihaberler. Azerbaycan 600 yıllık hanlıklar döneminde bile kendi kültürünü korudu. Yaklaşık 90 yıl süren komünist rejimde de Azerbaycan dilini ve törelerini korudu. Hamasi nutuklar atanlar Azerbaycan’ın, Türkiye olmazsa Karabağ’ı kurtaramayacağını, Karabağ’ı AKP hükümetinin kurtardığı yönünde gerçeklerle alakası olmayan cümleler kuruyor. ‘Türkiye, Türk devletlerinin ağabeyidir’ diyorlar. Bir taraftan ‘Kardeşiz’ diyorlar diğer taraftan ise ‘Ağabeyinim’ diyorlar. Bu uluslararası ilişkilerde de Türk tarihinde de Azerbaycan tarihinde de yok. Azerbaycan 700 yıl kadar hanlıklarla idare edildiğinde bile herkes kendi hanlığının iç işlerini çözmüştür. Azerbaycan kendi dilini çok rahat kullanan ve yazan Sovyet ülkelerinden biriydi. Kendi dilini çok rahat yazıyorlardı. Kıyamet nereden kopuyor? Azerbaycan ile hukukum çok eski. Karabağ savaşları sırasında da oradayım. Azerbaycan’da ‘türban’ denilen ve peçeye kadar giden sözde İslami inançlarla ilgili konularda tavır alındı. ‘Bunu sadece Müslümanlar değil Hristiyanlar da diğer dine mensup olanlar da yapamaz’ dediler. Ancak dinbazlar, din üzerinden pazarlama yapanlar Aliyev’in başörtüsüne karşı olduğunu söyledi. Azerbaycan’da başörtüsü zaten yok. Oradaki kadın hakları hanlıklar dönemine kadar uzanır. Ermeni işgali esnasında ordu yoktu. İlk gönüllü birlikler taburunu kadınlar kurdular. O kadınlar Azerbaycan erkeklerini Ermeni işgaline karşı savaşmak için motive ettiler. Azerbaycan’da 20 yaşın altındaki kızlar evlenemezler örneğin. Bunu bizim dinbazlar bilmez. Azerbaycanlı kız çocukları en az liseye kadar okumak zorundadır. Bizde tarikat şeyhleri 7-8 yaşındaki çocuklarla nikah kıyabiliyorlar. Türk kültürü buna izin vermiyor. Azerbaycan’ın yazılı anayasasının yanında yazılmayan ama binlerce yıldır devam eden bir geleneği de var. Bu geleneğin törpülenmesine karşı çıkılıyor. Aliyev’in çıkışı sadece bu konuyla ilgili değil. Aliyev 4-5 yıl önce Türk dizileri çok fazla izlendiği için ‘Öz dilimizi bozuyor bunlar’ deyip dizilerin Azerbaycan lehçesiyle seslendirilmesine izin verdi. Bu da kültürün korunması amacıyla yapıldı. Aliyev, ‘Kimse bize dayılık yapamaz. Bize akıl öğretemez’ demek istedi”
“Savaş meydanında ‘İsrail ve Türkiye desteği’ gibi konular konuşulmaz”
Türkiye’den Azerbaycan’a verilen desteğin istihbari ya da teknik anlamla sınırlı kaldığını söyleyen Demirağ, Aliyev yönetiminin Ermenistan’a dönük operasyonun 44 günde tamamlandığına dikkat çekti. Demirağ, Aliyev’in haklı bir çıkış yaptığı görüşünde:
“Azerbaycan bizden çok daha gerideydi. Doğalgaz onlar için büyük bir gelir ancak Azerbaycan Türk cumhuriyetleri arasında en fazla gelişen ülke oldu. ‘Azerbaycan bir avuç Ermeni ile baş edemedi’ diyorlar. Bizim savaşlarımız sırasında da ordunun yüzde 60’ı firariydi. Azerbaycan bağımsızlığını kazandığında milli bir ordusu yoktu. ‘Neden 30 yıl beklendi?’ diyorlar ancak milletleşme süreci üç günde olmaz. Bazen yüzlerce yıl sürer. Azerbaycan bir milletti ancak 90 yıl Sovyet emperyası altındaydı. Milli ordusu da yoktu. Türkiye orada askeri ve harp okulları açtı ancak Azerbaycan, hem teknolojisiyle hem nüfusuyla hem de tarihi birikimiyle Ermenileri 44 günlük bir operasyonla sivil halka zarar vermeden söküp attı. ‘İsrail olmasa yapamazdı. İsrail ve Türkiye’nin desteği var’ diyorlar. Ancak bu yapılanlar kahve edebiyatı değil. Savaş meydanında İsrail ve Türkiye’nin desteği gibi konular konuşulmaz. İstihbari ya da teknik anlamda destekler olmuştur. Türkiye’den benim de arkadaşlarım gidip dersler verdi. Harekat esnasında sevk ve idare yapan generallere deneyimlerini aktardılar ve 44 günde bitti bu mesele. Türkiye’de kraldan çok kralcılar ’33 yıllık Ermeni işgalini AK Parti döneminde Erdoğan sona erdirdi’ diyorlar. Erdoğan neden bekledi öyleyse? Bunların hepsi ütopya. Aliyev’e katılıyorum. Aliyev kendi milletini ve kültürünü korumak için son derece haklı bir çıkış yaptı. ‘Kimse Azerbaycan’a ders vermeye kalkışmasın’ dedi. Azerbaycan ile dostluğumuzdan bahsederken ‘İki ayrı devlet tek millet’ diyoruz. Ancak kardeşlik hukuku eşitliğe dayanır. Bir ağabeylik taslanırsa kardeşin onuru ve gururu rencide olur. Kültürlerine ve inançlarına müdahale etmeye kalkışılırsa orada birileri ‘Durun’ der. Türkiye’de Erdoğan’dan çok Erdoğancılar var. Onların sözde eleştirilerini yerinde bulmuyorum. Uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet ilkesi vardır. ‘Neden Azerbaycan’a Kur’an kursu açmıyorsunuz?’ gibi dayatmalar hiç uygun değil. Üstelik bunlar laiklik ilkesine aykırı. Azerbaycan laiklik meselesini yüzlerce yıl önce çözmüştü. Türk milliyetçisi olduğunu iddia edenleri Azerbaycan’a emrivaki laflar etmemesi konusunda uyarıyorum.”
“Azerbaycan’a yapılacak dayatma dostluğa zeval getirir”
Aliyev’e açıklamalarından ötürü yapılan dayatmaların kardeşlik hukukuna uymadığını ifade eden Demirağ, Azerbaycan’a dönük ‘İsrailci’ eleştirilerini de doğru bulmadığını söyledi. Demirağ, Bakü’den İsrail’e giden petrolün Türkiye’den geçtiğine dikkat çekti:
“Türkiye’de her defasında Aliyev’den ‘dost’ olarak bahsedildi. Bir çizgi çizilmeli. Türkiye’de son 25 yılda çok defa Milli Eğitim Bakanı değişti. Ders kitapları da değişti. Bunu Azerbaycan’a dayatamazsınız. Bu dayatılırsa cevap alırsınız ve yüzlerce, binlerce yıllık dostluk ve kardeşliğe de zeval getirirsiniz. Türkiye; Belçika’daki, Amerika’daki eğitim sistemine karışabiliyor mu? Lozan’a rağmen Yunanistan Müslüman azınlığın kendi imamlarının seçmesine izin vermiyor. Ancak bizimkiler Papaz okulu açtırıyorlar. Bu karşılıklı olmalı. Papaz okulu açılacaksa Trakya’daki Türkler de kendi müftülerini belirlemeli. Bunlara söz edilmiyor ancak Azerbaycan’da türbanın yasaklandığını söylüyorlar. Azerbaycan’ı köy köy bilirim. Oradaki köylerde bile en az iki tane enstrüman olur. Bakü’nün nüfusunun çok büyük çoğunluğu musiki ve ressamlar derneği üyesidir. Sokaktan çevrilen bir Azeri Türkiye’de sahneye çıkıp enstrüman çalabilir. Resim konusunda da olağanüstüler. Bunları sözde dindarlık adına yok sayacaksınız, bir de giyim kuşama müdahale etmeye kalkacaksınız. ‘Hadi oradan’ derler. Azerbaycan Türkçesi çok da kinayelidir. Şeki’deki hemen herkes şairdir. Azerbaycan kültürünü dayatmalarla eleştirirseniz en yakınınızdan da gereken cevabı alırsınız. Azerbaycan’da İsrailcilik yok. Azerbaycan’da Yahudiler oldukça azlar. Kendi dinamikleri ve kültürlerinde onlara ‘Cıfıt’ derler. Onların inançlarına karışmazlar. Oradaki Yahudi kökenliler de Azerbaycan kültürüne ayak uydurmuş durumdalar. ‘Ülkelerin dostlukları yoktur çıkarları vardır’ denir. Azerbaycan’ın İsrail’e petrol satışını ele alalım. Petrol nereden gidiyor? Bakü ile Tel Aviv arasında bir boru hattı yok. Bu petrol İsrail’e Türkiye’den gidiyor. İsrail bunu başka bir ülkeden de alabilir. Ancak Türkiye’de iktidardan çok iktidarcılık yapanlar Filistin mitinglerinde ellerini bayraklarla doldururlar ancak bunların çocukları, akrabaları İsrail ile ticaretten milyon dolarlar kazanır. İsrail, Gazze’yi katlederken kullandığı demiri çeliği Türkiye’den alıyor. Bu ticaretler bütün kayıtlarda görülüyor. İsrail karşıtlığı yapıyorlar ancak ticareti de bırakmıyorlar. O zaman Azerbaycan’a neden laf ediyorsunuz?”

