- Sputnik Türkiye, 1920
YERİ VE ZAMANI
Ekonomiden siyasete, dış politikadan spora, dünya ve Türkiye’de olup bitenler sonuçlarıyla Güçlü Özgan ile Yeri ve Zamanı programında konuşuluyor.

Kartalkaya’daki yangında oğlunu kaybeden Gençbay: “Mücadelemiz 78 canımızın her biri ve bu ülkede yaşayan herkes için”

Enflasyon, sosyal barışı bozuyor
Enflasyon, sosyal barışı bozuyor - Sputnik Türkiye, 1920, 02.10.2026
Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programının bugünkü konuğu, Kartalkaya yangınında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay oldu. Ankara Anıtpark’ta başlayan adalet nöbetine ilişkin konuşan Gençbay, “Adalet toplumun ortak güvencesidir” dedi.
Kartalkaya’daki otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, 2 Ekim’de Ankara Anıtpark’ta adalet nöbeti başlattı. Aileler, yangında sorumluluğu bulunduğunu savundukları kamu görevlilerinin de soruşturulmasını ve yargı sürecinin bütün sorumluları kapsayacak şekilde yürütülmesini istiyor.
Konuyla ilgili Yeri ve Zamanı programında gazeteci Güçlü Özgan’a konuk olan, yangında 25 yaşındaki oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, hem bir baba hem de 35 yılını adalet hizmetine vermiş bir hukukçu olarak süreci değerlendirdi. Gençbay, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının ardından kamu görevlilerine ilişkin soruşturma sürecinde yaşananların ailelerin yargıya olan güvenini sarstığını söyledi.
Gençbay, şöyle konuştu:
“Ben hem acılı bir babayım, 25 yaşında evladını kaybetmiş acılı bir babayım ama öte yandan da 35 yılını, hayatını adalet hizmetine adamış bir hukukçuyum. Bu iki kimliğimle değerlendirmelerde bulunuyorum. Toplumlarda adalet algısının zayıflaması ve yargıya olan güvenin düşmesi çok derin acılar bırakır, derin travmalar yaratır. Bizim kendi acımızı yaşayamamamızın nedeni, hukukun herkese eşit uygulanmamasından kaynaklanan haksızlıkları dile getirmek ve bunları yüksek sesle söyleyebilmektir. Bugün başlayan adalet nöbetinin amacı da budur.”

“Karardan sonra kafalarımızı karıştıran uygulamalar oldu”

Gençbay, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı hukuk açısından önemli bulduğunu ancak kararın ardından kamu görevlilerine ilişkin süreçte yaşananların ailelerde soru işaretleri oluşturduğunu söyledi:
“Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonunda verilmiş olan o karar için gerçekten bir hukukçu olarak söylüyorum; olası kastın bir davada hukuki temellerinin bu kadar sağlam atıldığı başka bir karar göremezsiniz. O nedenle toplum vicdanında yer buldu ve bütün adalet arayışında olan insanlar sokakta ‘Biz Kartalkaya’daki adaleti arıyoruz’ dediler. Ancak bu karardan sonra sanki yargıya sihirli bir değnek değmiş gibi, acılı ailelerin yargıya olan güveni ve adalete olan inancı konusunda kafalarını karıştıran uygulamalar oldu. İşte bu uygulamalar nedeniyle aileler seslerini yükseltmek için bu adalet nöbetine bugün başlıyorlar.”

“Biz buna organize kötülük adını koyduk”

Gençbay, bilirkişi raporlarında Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın denetim ve gözetimden sorumlu kamu görevlilerine ilişkin tespitler bulunduğunu belirterek, yaşanan süreci “organize kötülük” olarak nitelendirdi:
“Biz buna organize kötülük adını koyduk. Çünkü bu organize kötülüğün ortaya çıkmasında sebebi olan, müdahil olan, sorumluluğu bulunanlardan bir tanesi görevini layıkıyla yapsaydı bu organize kötülük ortaya çıkmayacaktı ya da bu kadar ağır bir sonuç doğurmayacaktı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptırdığı keşif ve bilirkişi incelemesinde, sekiz profesörün altına imza attığı bilirkişi raporundan söylüyorum: Turizm Bakanlığı’nın denetim ve gözetimden sorumlu kamu görevlileri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın denetim ve gözetimden sorumlu kamu görevlileri. Bu bilirkişi raporundan sonra aileler ve Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı olarak Turizm Bakanlığı’ndan ve Çalışma Bakanlığı’ndan kamu görevlilerinin soruşturulması için izin talebinde bulunduk.”

“Bizim mücadelemiz yalnızca 78 canımız için değil”

Gençbay, Kartalkaya’da yaşamını yitiren 78 kişi için adalet aradıklarını ancak verdikleri mücadelenin toplumun tamamını ilgilendirdiğini vurguladı:
“Biz 78 canımızı kaybettik. İçerisinde benim evladım da var. Bizim mücadelemiz 78 canımızın her biri içindir. Ancak bu 78 canımızın dışında bu ülkede yaşayan herkes için de mücadele veriyoruz. Çünkü adalet yalnızca başımıza bir felaket geldiğinde ihtiyaç duyduğumuz bir şey değildir. Adalet toplumun ortak güvencesidir. Bir ülkede hukuk herkese eşit uygulanıyorsa devlet güçlü olur. Eğer kamu görevlileri için ayrı bir hukuk, diğer sivil sorumlular için ayrı bir hukuk uygulayıp ayrı bir yargılama usulü geliştiriyorsanız orada hukuk devleti güçlenmez, yargıya olan güven güçlenmez, tam tersine zedelenir. Yargı bağımsız ve tarafsız bir biçimde görevini yapıyorsa toplum ancak güvende olabilir. Sorumluluğu bulunan hiç kimse makamı nedeniyle hukukun dışında tutulmuyorsa hukuk devleti vardır. Biz 2 Ekim’de, bugün Anıtpark’ta tam da bunları haykırmak için toplanacağız.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала