- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

Gökhan Günaydın: Bu büyük bir iktisadi vurgundur, Türkiye Cumhuriyeti’nin gördüğü en büyük soygundur

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 02.10.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konuğu Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın oldu. Günaydın, fon vurguncularının AK Parti ile olan ilişkilerini değerlendirdi.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, fon vurgununda adı geçen şirketler, aracı kurumlar ve denetleyici kuruluşlar arasında bir “üçlü saç ayağı” bulunduğunu savundu. Günaydın, AKP ve Cumhurbaşkanlığı ile bağlantılı olduğunu belirttiği isimler üzerinden kamu kurumlarındaki görev ilişkilerine dikkat çekerek, “Burada bir tek parti devleti görüntüsü var ve bir çürümüşlüğün görüntüsü var” dedi. Günaydın’ın fon ve borsa piyasalarındaki kayıplara ilişkin 830 milyar liralık hesaplaması daha önceki açıklamalarında da yer aldı.
Günaydın, fon vurgununa ilişkin değerlendirmesinde sistemin üç bölümden oluştuğunu söyledi. İlk bölümde şirketlerin, ikinci bölümde aracı kurumların, üçüncü bölümde ise denetleyici kuruluşların bulunduğunu belirtti.
“Bir tarafta firmalar. Örneğin Özata Denizcilik, örneğin Gündoğdu Gıda. Diğer tarafta aracı kurumlar. Diğer tarafta da denetleyici kuruluşlar” diyen Günaydın, Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK, BDDK ve diğer kurumların görev ve yetki ilişkilerinin sorgulanması gerektiğini savundu.

“Bir firma buluyorsunuz, firma AKP'li oluyor”

Günaydın, geçmişte kamu ihaleleri üzerinden yapılan tartışmaların artık farklı bir boyuta taşındığını öne sürdü.
“Şimdi bir ihaleye girmenize gerek yok. Herhangi bir işi kovalamanıza da gerek yok. Bir tane firma buluyorsunuz. Firma AKP'li oluyor” ifadelerini kullanan Günaydın, şirketler ile aracı kuruluşlar arasındaki ilişkilerin incelenmesi gerektiğini söyledi.
Günaydın, bazı şirketlerin bir aracı kuruluş tarafından devralınmasına rağmen eski sahiplerinin yönetimde belirli oranlarda pay sahibi olmaya devam ettiğini belirtti.

“Denetleyen ile denetlenen arasındaki ilişki sorgulanmalı”

Günaydın, kamu kurumlarındaki bazı yöneticilerin aynı zamanda Borsa İstanbul yönetiminde görev almasına da dikkat çekti.
Devlet Denetleme Kurulu Başkanı'nın kısa süre öncesine kadar Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyesi olduğunu öne süren Günaydın, bunun denetim açısından çıkar çatışması yaratıp yaratmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri'nin Borsa İstanbul yönetimindeki görevini de gündeme getiren Günaydın, “Ben bir milletvekili olarak başımı kaşıyacak zaman bulamazken Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri hangi zamanlarını ayırarak Borsa İstanbul'da yönetim kurulu üyeliği yapıyor?” diye sordu.
Günaydın ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın Borsa İstanbul yönetimindeki görevine ilişkin de soru yöneltti.

“Cumhurbaşkanının sorumluluğu yok mu?”

Günaydın, üst düzey kamu görevlilerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanması nedeniyle siyasi sorumluluğun da tartışılması gerektiğini savundu.
“Cumhurbaşkanlığın burada ne gibi bir sorumluluğu var?” sorusuna karşılık, atama yetkisinin Cumhurbaşkanı'nda olduğunu belirten Günaydın, “Her türlü yetkiyi Cumhurbaşkanı'na vereceksiniz ama sorumluluktan ağzında olacak Cumhurbaşkanı” ifadelerini kullandı.

Banker Kastelli örneğini verdi

Günaydın, mevcut tabloyu 1980'lerin başındaki Banker Kastelli kriziyle karşılaştırdı.
1982'deki krizin ardından dönemin Başbakanı Turgut Özal ve Maliye Bakanı Kaya Erdem'in istifa ettiğini hatırlatan Günaydın, bugünkü kayıpların çok daha büyük olduğunu savundu.
Günaydın, 830 milyar liralık kayıp hesabına dikkat çekerek bunun yaklaşık 550 bin yatırımcının toplam kaybı olarak değerlendirildiğini söyledi. Ayrıca 17 Eylül'den sonraki borsa kayıplarının da eklenmesi halinde toplam ekonomik zararın 90-100 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini öne sürdü. Günaydın'ın daha önceki açıklamalarında da 830 milyar liralık kayıp ve borsadaki toplam zararın 100 milyar dolara yaklaşabileceği yönündeki hesaplamalar yer aldı.

“Türkiye Cumhuriyeti'nin gördüğü en büyük soygundur”

Günaydın, ortaya çıkan tablonun yalnızca yatırımcıların kaybı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
“Bu büyük bir iktisadi vurgundur. Türkiye Cumhuriyeti'nin gördüğü en büyük soygundur” diyen Günaydın, kamu kurumlarının sorumluluğunun araştırılması gerektiğini belirtti.
Günaydın, “Türkiye'de devlet düzeninin çöktüğünün çok açık bir göstergesi” ifadesini kullanarak, fon vurgununda adı geçen kişiler ile AKP ve Cumhurbaşkanlığı arasındaki ilişkilerin araştırılması gerektiğini söyledi.

“Meclis komisyonu kurulursa temsilci vereceğiz”

Günaydın, yaşananların araştırılması için Meclis'te komisyon kurulması gerektiğini de belirtti.
Komisyon kurulmasının AKP ve MHP'nin oylarına bağlı olduğunu söyleyen Günaydın, “Eğer bir Meclis komisyonu kurulursa tabii ki oraya temsil vereceğiz” dedi.
Günaydın'ın fon piyasalarına ilişkin son açıklamalarında da SPK, BDDK, Devlet Denetleme Kurulu ve diğer kamu kurumlarının denetim süreçlerindeki rolünün araştırılması çağrısı yaptığı görülüyor.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала