Kartalkaya yangınında ailesini kaybeden Oktay Akişli: “Adalet yerini bulana kadar durmayacağız”

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programının bugünkü konuğu, Kartalkaya yangınında ailesini kaybeden Oktay Akişli oldu. 2 Ekim’de Ankara’da adalet nöbeti başlatacaklarını belirten Akişli, “Bu adalet yerini bulana kadar durmayacağız” dedi.
Kartalkaya yangınında yakınlarını kaybeden ailelerin adalet arayışı sürüyor. Aileler, kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin soruşturmaların ilerletilmesini talep ederken, 2 Ekim’de Ankara Anıtpark’ta üç gün sürecek bir adalet nöbeti başlatmaya hazırlanıyor.
Konuyla ilgili Yeri ve Zamanı programında gazeteci Güçlü Özgan’a konuk olan Kartalkaya yangınında ailesini kaybeden Oktay Akişli, özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeline ilişkin soruşturma süreçlerine dikkat çekti. Akişli, Danıştay’ın soruşturma izni vermesinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiğini ancak Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından henüz somut bir işlem yapılmadığını söyledi.
Akişli, şöyle konuştu:
“İlk davalarda yargının verdiği emsal nitelikte bir karar vardı ve bu karar toplumda ve vicdanda önemli bir yer edindi. Şu anda istinaf mahkemeleri verilen cezaları onadı. Süreç Yargıtay’da. Bizler ilk davalarda ortaya konulan adalet iradesinin Yargıtay tarafından korunmasını ve kararların onanmasını bekliyoruz. İkinci meselemiz kamu davasında. Dosyalarda, raporlarda, delillerde, tutanaklarda ve bilirkişi değerlendirmelerinde kamu personellerinin sorumluluklarına ve ihmallerine ilişkin tespitler bulunuyor. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı personelleri olmak üzere kamu görevlileri hakkında soruşturma yapılmasının önünü açacak şekilde Danıştay, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na izin veriyor. Fakat soruşturma izninin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hâlâ somut bir soruşturma işlemi yapılmadığını görüyoruz. 78 canımızın hayatını kaybettiği bu facianın sorumlulukları ve ihmalleri raporlara yansıyan kamu görevlileri hakkında soruşturmanın bu kadar uzun süre ilerlememesi kabul edilebilir değil.”
“Yangından iki hafta önce denetime gittiler”
Kültür ve Turizm Bakanlığı personelinin yangından yaklaşık iki hafta önce otelde denetim yaptığını söyleyen Akişli, denetim sürecine ilişkin eleştirilerini de dile getirdi.
“Kültür ve Turizm Bakanlığı personelleri yangından iki hafta önce, 16 Aralık’ta otelin denetimine gidiyorlar. Önce otelde ağırlanıyorlar, misafir ediliyorlar. Sonra Kartalkaya’ya çıkartılıyorlar. İtfaiyenin birçok eksiklik tespit ettiği yerde yalnızca peçete var mı, sabunluk var mı, tuvalet kağıdı var mı gibi tespitler yapılıyor. Görevlerini yapmamaları ve ihmalkârlıklar nedeniyle iki hafta sonra da maalesef bu facia meydana geliyor.”
“Bir daha hiçbir aile benzer acılar yaşamasın”
Yangına ilişkin ceza davasının Yargıtay aşamasında olduğunu belirten Akişli, ailelerin mücadelesinin yalnızca kendi kayıpları için olmadığını vurguladı:
“Bizden gidenler, sevdiklerimiz bir daha gelmeyecek. Bunu biliyoruz biz. Ama bütün aileler şunu söylüyoruz: Bir daha benzer acıları hiçbir aile yaşamasın. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Bugün yargının kamu personelleri üzerinde yapacağı cezai işlemler, sorumluluklarının bilincinde olmalarını sağlayacak.”
“2 Ekim’de sessiz bir çığlık olacak”
Ailelerin 11 Temmuz’da başlattıkları adalet yürüyüşünün ardından ikinci eylemlerini 2 Ekim’de Ankara’da gerçekleştireceklerini belirten Akişli, nöbetin üç gün süreceğini söyledi:
“Basamak basamak gideceğiz. Adalet nöbetini üç gün olarak belirledik ailelerle. Birincisi hava koşulları, ikincisi ailelerin yaş ortalaması. Bu üç günün sonunda da yine durmayacağız biz. Bu adalet yerini bulana kadar bir sonraki eyleme geçeceğiz. Bir sonraki eylemi de Bolu üzerinden planlıyoruz. 2 Ekim’e gelirsek burada organizasyonlu bir eylem planlıyoruz. Gerekli izinleri aldık. Belki bugüne kadar yapılmamış bir organizasyonlu eylem yapacağız. Orada herkesin görebileceği, anlayabileceği, bağırmadan çağırmadan sessiz bir çığlık olacak. Hiçbir parti bayrağı olmadan sessiz bir eylem gerçekleştireceğiz. Aynı acıları yaşayan, adalet arayan ve aynı duyarlılıkla hareket etmek isteyen herkesi bekleriz.”

