Barış Pehlivan: Gerçekten o kadar korktum ki...

Abone ol
Barış Pehlivan, Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevine gönderilmesine neden olan “koz.doc” belgesinin kumpas kapsamında bilgisayarına yerleştirildiğini söyledi. Pehlivan, Kozinoğlu'nun ölümünün de şüpheli olduğunu belirterek sürecin yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Gazeteci Barış Pehlivan, Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevine girmesine neden olan “koz.doc” isimli belgeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pehlivan, kendi bilgisayarlarına sahte ve gizli belgelerin yerleştirildiğini, Kozinoğlu'nun söz konusu belgelere erişmesinin mümkün olmadığını belirterek, MİT tarafından hazırlanan bir raporun da dava dosyasına konulduğunu söyledi.
Fethi Yılmaz'la Yazı-Yorum programına konuk olan Pehlivan, Kozinoğlu'nun tutuklanmasına neden olan belgelerden birinin kendi bilgisayarında bulunduğunu anlattı.
Pehlivan şunları söyledi:
“Düşünebiliyor musun, benim hem evimdeki bilgisayara hem de ofisimdeki bilgisayara önce virüsle, sonra fiziki olarak girdikleri de kanıtlandı. Ofise ve eve girerek bilgisayarlarıma hem sahte hem de gizli bazı belgeler koyuyorlar. Sahte belgeler, gizli belgelere bir şekilde atıf yapmak için konuluyor. O sahte belgelerden birisi de ‘koz.doc’ diye bir Word dosyası.”
“MİT raporu Kozinoğlu'nu aklayan bir rapordur”
Pehlivan, bilgisayarlarına MİT, Genelkurmay Başkanlığı ve Emniyet'e ait olduğu belirtilen gizli belgelerin de yüklendiğini ifade ederek, bu belgelerin Kozinoğlu ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını şu sözlerle anlattı:
“Aynı bilgisayarlara, aynı hard disklere Milli İstihbarat Teşkilatı'nın, Genelkurmay Başkanlığı'nın ve Emniyet'in gizli belgeleri de yüklenmiş. Fethullahçılar kendi arşivlerini bizim bilgisayarlarımıza yüklüyorlar. Böylece şey diyorlar: ‘Bak işte, Kozinoğlu bu belgeleri vermiş bunlara, bunlar da kullanıyorlar. Meselede bir hukuk cinayeti var. Milli İstihbarat Teşkilatı bir rapor hazırladı ve dava dosyasına kondu. Kozinoğlu'nun bu belgelere erişmesi imkânsız. Aksi, Kozinoğlu'nu aklayan bir rapordur.”
“Ya bu adamın ölümünü de bize yamarlar diye korkuyorsun”
Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybetmesinin kendisinde korku yarattığını anlatan Pehlivan, kendisi ve Barış Terkoğlu'nun da Silivri Cezaevi'nde 19 ay tutuklu kaldığını söyledi:
“Gerçekten o kadar korktum ki bu cezaevinde ölebiliriz biz. İkincisi, bu Kaşif Kozinoğlu... Tanımıyorum, etmiyorum. ‘Ya bu adamın ölümünü de bize yamarlar’ diye korkuyorsun. Kozinoğlu ilk savunmasını yapmadan çok kısa bir süre önce hayatını kaybetti. Gerçekten de savunmasına 8 gün kala ölümü şüphelidir. Eceli ile öldüğünden şüphe duyuyorum.”
“Kozinoğlu'nun cezaevine nasıl sokulduğu üzerine tartışmamız gerekiyor”
Pehlivan, Kuddusi Okkır ve Ali Tatar'ın yaşadıklarını da hatırlatarak, Kozinoğlu'nun cezaevine götürülme sürecinin ayrıca ele alınması gerektiğini şöyle anlattı:
“Ama bununla birlikte, Kuddusi Okkır kumpaslarda tahliye olduktan 6 gün sonra öldü. Ali Tatar 2009'da intihar etti bu kumpaslara karşı. Şimdi biz Kuddusi Okkır'ı ya da Ali Tatar'ı bu adamlar öldürdü demiyor muyuz? O adamlar öldürdü. Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevine nasıl sokulduğu üzerine önce tartışmamız gerekiyor.”
“Daha kapsamlı konuşmamız gerekiyor”
Pehlivan, Ergenekon soruşturması ve bu süreçte hayatını kaybeden bazı isimlere ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu.
“Türkan Saylan'ın bu kadar hızlı bir şekilde ölümünde ya da İlhan Selçuk'un ölümünde Ergenekon kumpasının payı yok mu sanki? Hal böyleyken daha kapsamlı konuşmamız gerekiyor. Eğer konuşmazsak şu garipliği açıklayamıyoruz işte. Niye Selahattin Günday, bir gazeteci şu an tutuklu?”

