- Sputnik Türkiye, 1920
CEYHUN BOZKURT'LA BÖLGENİN KALBİ
Çatışmalar,Sıcak gelişmeler, Türkiye ve dünyanın kalbinde yaşananlar. Doğru, tarafsız analizler,gözden kaçan ayrıntılar ve konuşulmayanlar.Hepsi Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programında.Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi, her Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günü saat 19.00’da Radyo Sputnik’te.

Olçar: “Söke'de bir birliğimizin oluşacak olması rutin bir hareket gibi gözükmüyor”

bölgenin kalbi
bölgenin kalbi - Sputnik Türkiye, 1920, 17.09.2026
Abone ol
Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, Tunceli'deki birliğin Aydın-Söke'ye yeniden teşkilatlanarak konuşlandırılmasının rutin bir faaliyet gibi görünmediğini söyledi. Olçar, Ege kıyılarındaki askeri yapılanmanın bölgedeki gelişmeler ve hava savunma sistemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi’ne konuk olan Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Tunceli'deki bir birliğini Aydın-Söke lokasyonuna yeniden teşkilatlandırarak konuşlandırması kararını değerlendirdi. Olçar, bu tür konuşlanmaların tehdit değerlendirmesine göre şekillendiğini belirterek, Söke'deki yapılanmanın rutin bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

“Yeniden konuşlanma tehdit değerlendirmesine dayanır”

Olçar, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki yeniden konuşlanma ve teşkilatlanma faaliyetlerinin belirli bir sistematiğe dayandığını ifade etti.
Olçar şunları söyledi:
“Türk Silahlı Kuvvetleri'nde yeniden konuşlanma, teşkilatlanma bir takım sistematiğe dayanır. Bu sistematiğin içerisinde en önemli konu da tehdit değerlendirmesidir. Görevin sona ermesi ve tehdidin başka noktalarda da bertaraf edilmesi ihtiyacı karşısında Silahlı Kuvvetler birliklerini yeniden konuşlandırabilir, yeniden teşkilatlandırabilir ya da kara, hava, deniz unsurlarından mürekkep müşterek birlikler kurabilir.”

“Söke'deki hareket rutin bir hareket gibi gözükmüyor”

Olçar, Tunceli'deki bir birliğin Aydın-Söke'ye yeniden teşkilatlanarak konuşlandırılmasının dikkate değer olduğunu belirtti:
“Dolayısıyla burada Tunceli'deki bir birliğimizin Aydın-Söke lokasyonuna yeniden teşkilatlanıp konuşlandırılması konusu elbette ki dikkate değer bir konu. Ki bunu da herhalde karşı taraf dikkate almış, birtakım yorumlar yapmaya başlamışlar bu hususta.
Şöyle değerlendirmek gerekiyor: Elbette ki ‘Terörsüz Türkiye’ projesi kapsamında bazı birliklerimiz Batı garnizonlarındaki yerlerine geri dönecekler. Bu olağan bir çalışma, olağan bir rutin faaliyet aslında. Ama daha önceden belli bir lokasyonda konuşlanmış olan bir birliği oradan kaldırıp başka bir yere aktarmak anlamlı bir hareket. Yani rutin bir hareket gibi gözükmüyor, onu söylemek gerekiyor.”

“Ege kıyılarında komando birlikleri konuşlanmaya başladı”

Olçar, Batı garnizonlarında son dönemde özellikle Ege Bölgesi kıyılarında bazı komando birliklerinin konuşlanmaya başladığını ifade etti:
“Dolayısıyla komando birliklerimiz terörle mücadele kapsamında yıllardır mücadele ediyorlar, çok büyük yetenekleri var. Fakat Batı garnizonlarında çok fazla komando birliği görmeniz mümkün değil. Son zamanlarda, özellikle Ege Bölgesi kıyılarında birtakım komando birliklerimiz konuşlanmaya başladı. Mesela Gökçeada'da yıllardır var. Gelibolu'da birtakım özel birlikler kuruldu. Foça'da birtakım unsurlarımız var, çok özel birliklerimiz var. Şimdi Söke'de bir birliğimiz oluşacak.”

“Adalar Denizi'ni gören en kritik bölgeler”

Söke'nin de aralarında bulunduğu bölgelerin Adalar Denizi'ne bakan kritik noktalarda bulunduğunu belirten Olçar, bölgedeki adaların statüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu:
“Bu hatta bir bakın, haritadan canlandırın gözünüzde. Kuzeyden güneye doğru Adalar Denizi'ni gören en kritik bölgeler. Ve bu bölgelerin hemen yakınlarındaki adalar var, Adalar Denizi'nin doğu bloğundaki adalar. Bunlar da özel adalar. Neden özel? Çünkü bunlar çeşitli anlaşmalarla statülendirilmiş. Öncelikle 1923 Lozan Barış Anlaşması ve onun ek protokol sözleşmesi ve 47 Paris Anlaşması gereği bu bölgeler silahsızlandırılmış adalar durumunda.”

“Asıl anlamlı olan hava savunma sistemleri”

Olçar, Yunanistan'ın adalarda askeri faaliyetler yürüttüğünü ve İsrail'in Yunanistan'a aktardığı hava savunma sistemlerinin bölgedeki gelişmeler açısından önem taşıdığını söyledi:
“Ama bakın görün ki Yunanistan, önceden Amerika Birleşik Devletleri'nin desteğiyle ya da onun, ne diyelim, teşvikiyle bir şekilde silahsızlandırma konusunu ihlal etti. Şimdi de İsrail katil devletinin o bölgede Yunanistan'ın kışkırtmasıyla birtakım askeri faaliyetler icra ediyor. O bölgelere yine bazı askeri faaliyetler icra ederken konuşlandırma yapıyor. Bazı birlikleri sembolik de olsa hiçbir anlamı yok.
Ama asıl anlamlı olan burada İsrail'in Yunanistan'a aktarmış olduğu hava savunma sistemleri. Bu hava savunma sistemleri çok büyük ihtimalle, bu kişisel değerlendirmem, adalar üzerinde konuşlanacak gibi duruyor ya da ana kıtası üzerinde bir kısmı.”

“En önemli yol askeri bir karşılık vermektir”

Olçar, bölgede yaşanan askeri hareketlilik karşısında askeri karşılığın önem taşıdığını belirtti. Ancak bu karşılığın doğrudan füze kullanımı anlamına gelmediğini ifade etti.
Olçar şunları söyledi:
“Ondan dolayı böyle bir hareketi bertaraf etmenin en önemli yolu askeri bir karşılık vermektir. Askeri karşılıktan kastettiğim bizim Tayfun füzelerini adalar üzerine yollamak değil. Siz de bir askeri faaliyet icra edersiniz, yansıtırsınız bir kuvveti oraya, onun yapmış olduğu, karşı tarafın yapmış olduğu askeri eylemi daha henüz sıcak çatışma başlamadan bertaraf edersiniz. Silahlı Kuvvetlerimizin çok büyük ihtimalle yapmaya çalıştığı faaliyetlerden bir tanesi bu.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала