- Sputnik Türkiye, 1920
ANKARA'DAN HABER VER
Deneyimli gazeteci Zülfikar Doğan, ‘Ankara’dan Haber Ver’ programında ekonomiye yön veren kararları, etkilerini ve bilinmeyen yönlerini Radyo Sputnik dinleyicileri için her pazartesi ve çarşamba masaya yatırıyor.

‘Futbolcularına yemek ve su sağlayamayan kulüpler ligden çekildi’

Ankara'dan Haber Var
Ankara'dan Haber Var - Sputnik Türkiye, 1920, 17.09.2026
Abone ol
Gazeteci Zülfikar Doğan, ekonomik güçlükler nedeniyle 34 amatör futbol kulübünün liglerden çekildiğini, sayının önümüzdeki günlerde 50-55’e ulaşabileceğini söyledi. Doğan ayrıca, yerli yatırımcıların yurt dışına çıkardığı 61 milyar dolarlık sermayeye ve gençlerin yapay zekâdan psikolojik destek alma eğilimine dikkat çekti.
Radyo Sputnik’te hazırlayıp sunduğu Ankara’dan Haber Var programında gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Gazeteci Zülfikar Doğan; ekonomik sorunların amatör futbola etkisini, Türkiye’den hızlanan sermaye çıkışını ve gençlerin sorunlarını yapay zekâ uygulamalarıyla paylaşmasının yol açabileceği riskleri anlattı.

Ekonomi, amatör futbolu vurdu: 34 kulüp ligden çekildi

Doğan, deplasman, forma, ayakkabı ve temel ihtiyaç giderlerini karşılayamayan 34 amatör futbol kulübünün liglerden çekildiğini, sayının 50-55’e ulaşabileceğini aktardı. Profesyonel lige geçişte istenen toplam 1 milyon liralık katılım payı ve teminatın da kulüplerin üzerindeki mali yükü artırdığını belirtti:

“Türkiye’de 34 futbol kulübü amatör liglerden çekildiğini açıkladı. Eskişehir’den İzmir’e, Kocaeli’den Kütahya’ya, Kahramanmaraş’tan Hakkâri ve Iğdır’a kadar pek çok ildeki amatör kulüp ekonomik güçlüklerle karşı karşıya.

Kulüpler; deplasman giderlerini, futbolcuların forma ve ayakkabı masraflarını karşılamakta, hatta sporcuların yemek ve içme suyu ihtiyaçlarını temin etmekte zorlandıklarını belirtiyor. Ligleri bu koşullarda tamamlayamayacaklarını açıklayan 34 kulüp çekilme kararı aldı. Bu sayının önümüzdeki günlerde 50-55’e kadar çıkması bekleniyor.

Oysa futbolun ve sporun altyapısını amatör kulüpler oluşturuyor. Spora bu kulüplerde başlayan ve yetenekleriyle öne çıkan oyuncular daha sonra profesyonelliğe geçiyor. Ancak Türkiye Futbol Federasyonunun uygulamasına göre amatör kulüplerin profesyonel lige geçebilmek için 250 bin lira nakit katılım payı ödemesi, ayrıca 750 bin liralık banka teminat mektubu sunması gerekiyor. Yani kulüplerin karşısına toplam 1 milyon liralık bir yük çıkıyor. Kulüpler, bu maliyeti bile karşılayamadıklarını belirterek liglerden çekiliyor.

Bu tablo, ekonomik koşulların Türkiye’de amatör spor üzerindeki olumsuz etkilerinden biri. Sporun ülke genelindeki yaygınlığı ve altyapıdan yetişen genç sporcuların Türkiye’nin spor kültürüne yaptığı katkı dikkate alındığında, yaşananlar oldukça ciddi bir gelişme.”

Yerli sermaye yurt dışına yöneliyor: Rakam 61 milyar dolar

Türkiye’ye gelen yabancı kaynaklar yavaşlarken yerli yatırımcıların yurt dışına çıkardığı sermayenin hızla arttığını söyleyen Doğan, Temmuz 2026 itibarıyla toplam çıkışın girişten 23 milyar dolar fazla olduğuna dikkat çekti. Doğan, sermaye kaybının rezervleri de olumsuz etkilediğini kaydetti:

“İlginç bir tabloyla karşı karşıyayız. 3 yıl önce yabancı sermayenin Türkiye’ye hisse senedi, tahvil, mevduat ve diğer portföy yatırımları kapsamında getirdiği sıcak para 36 milyar dolardı. Aynı dönemde yerli yatırımcıların benzer amaçlarla yurt dışına çıkardığı sermaye ise 21,6 milyar dolardı. Yani tablo Türkiye lehineydi. 2024’te yabancı sıcak para girişi 21,8 milyar dolara gerilerken yerli sermaye çıkışı 24,7 milyar dolara yükseldi. Böylece Türkiye’den çıkan sermaye, yabancı girişini aşmaya başladı. 2025’te tablo daha da vahim bir hâl aldı. Yabancı sıcak para girişi 15 milyar dolar olurken yerli yatırımcıların yurt dışında hisse senedi, tahvil ve benzeri menkul kıymet alımları için çıkardıkları para 38,5 milyar dolara ulaştı. Yani yerli sermaye çıkışı, yabancı girişinin yaklaşık 2,5 katına çıktı.

Ancak asıl önemli olan sıcak para değil, Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak doğrudan yabancı yatırım sermayesidir. Çünkü bu sermaye Türkiye’de yatırım yapar, istihdam yaratır, üretime ve ihracata katkı sağlar. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinin açık olduğu dönemde doğrudan yabancı yatırım girişleri yıllık 22 milyar dolara kadar çıkmıştı.

2026 yılı itibarıyla doğrudan yabancı yatırım sermayesi girişi yıllık bazda 10 milyar dolar oldu. Buna karşılık yerli yatırım sermayesinin yurt dışına çıkışı 10 milyar 325 milyon dolara ulaştı. Böylece Türkiye, ilk kez doğrudan yabancı yatırım girişinden 325 milyon dolar daha fazla yatırım sermayesini yurt dışına çıkardı.

Sıcak para ve doğrudan yatırımları birlikte değerlendirdiğimizde, 2026 Temmuz itibarıyla yabancıların Türkiye’ye getirdiği toplam kaynak 38 milyar dolar oldu. Türk yatırımcıların doğrudan yatırımlar ve portföy yatırımları kapsamında yurt dışına çıkardığı toplam tutar ise 61 milyar dolara ulaştı. Yani Türkiye’ye gelen sermayenin çok üzerinde bir kaynak çıkışı yaşandı.

Bu, son derece vahim bir tablo. Çünkü Türkiye yatırıma ve sermaye girişine ihtiyaç duyan bir ülke. Buna rağmen yerli sermaye milyarlarca doları yurt dışına çıkarmayı tercih ederken yabancı sermaye girişleri de yavaşlıyor. Bu tablo, Sayın Bakan’ın Dış Ekonomik İlişkiler Kurulundaki konuşmasında dile getirdiği ‘Hukuka ve adalete güvenin; yatırım, üretim ve istihdam sağlayın, devlet olarak yanınızdayız’ söyleminin yerli yatırımcıda yeterince karşılık bulmadığını gösteriyor. Yerli yatırımcılar, bu çağrılara rağmen sermayelerini yurt dışında değerlendirmeyi tercih ediyor. Bunlar Merkez Bankasının resmî verileri. Sisteme duyulan güvensizlik arttıkça sermaye çıkışının da hızlandığı görülüyor. Bu tablo sürdürülebilir değil; Türkiye’deki sermaye kanaması devam edemez. Nitekim Merkez Bankası rezervleri de son üç haftadır üst üste düşüyor. Türkiye’den yurt dışına aktarılan döviz, rezervlerin yeniden erime sürecine girmesinde etkili oluyor.”

‘Gençler dertlerini ailelerine değil, yapay zekâya anlatıyor’

Doğan, ABD’de yapılan bir araştırmaya göre 12-21 yaş arasındaki gençlerin yüzde 19’undan fazlasının öfkeli veya gergin hissettiğinde yapay zekâ uygulamalarına başvurduğunu söyledi. Bu oranın profesyonel destek alanların oranına yaklaşmasına dikkat çeken Doğan, gençlerin sosyal çevreleriyle bağlarının zayıfladığını belirtti:

“Yapay zekâ hayatın her alanına girmiş durumda. Peki çocuklar ve gençler bu konuda hangi noktada?

Kısa Dalga yazarı Dr. İlker Atik Taşkıran, oldukça dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. Yazıda, ABD’de 12-21 yaş arasındaki gençleri kapsayan bir araştırmanın sonuçlarına yer veriliyor. Araştırmaya göre çocuklar ve gençler; dertlerini, psikolojik sorunlarını ve sıkıntılarını anne babalarıyla, öğretmenleriyle ya da arkadaşlarıyla değil, yapay zekâyla paylaşmayı tercih ediyor.

Gençlerin yüzde 19’undan fazlası öfkeli veya gergin hissettiğinde ChatGPT, Gemini, Claude ve Character.AI gibi yapay zekâ uygulamalarına başvuruyor; sorunlarının çözümü için bu platformlardan telkin ve tavsiye alıyor. Bir önceki yıl yüzde 13 olan bu oranın yüzde 19’un üzerine çıkması dikkat çekici. Gençlerin yüzde 43’ü ise ayda en az bir kez bu yönteme başvuruyor. Makaleye göre profesyonel ruh sağlığı desteği alan gençlerin oranı yüzde 19,8. Başka bir ifadeyle terapi alanlarla yapay zekâdan tavsiye ve telkin alanların oranı neredeyse başa baş.

Ancak asıl tartışılması gereken, gençlerin yapay zekâyla konuşması değil, yapay zekânın onlara hangi telkin ve tavsiyelerde bulunduğu. Çünkü bu konuşmaların klinik açıdan tespiti ve takibi yapılmıyor. Gençlerin ne anlattıkları, hangi yanıtları aldıkları ve bu yanıtların onları nasıl etkilediği bilinmiyor. Üstelik bunu takip edecek bir mekanizma da bulunmuyor.

Yapay zekâyla konuştuktan sonra kendisini daha iyi hissettiğini söyleyen gençlerin oranı da oldukça yüksek. Bunun nedeni, yapay zekânın kendisine danışanlara genellikle olumlu ve destekleyici yanıtlar vermesi. Gençleri sorgulamıyor, yanlışlarını doğrudan yüzlerine vurmuyor. Bu tablo aynı zamanda ciddi bir sosyal kopuşa işaret ediyor. Bir taraftan “Aile Yılı” ilan ediyor, gençlere sahip çıkılması amacıyla ebeveynleri de sorumlu tutacak yasal düzenlemeleri Meclis gündemine getirmeye hazırlanıyoruz. Diğer taraftan gençlerin anne babaları, öğretmenleri, arkadaşları ve sosyal çevreleriyle kurdukları bağ giderek zayıflıyor.

Yapay zekâ, gençlerin hayatında dertlerini paylaştıkları, tavsiye ve telkinlerine önem verdikleri temel bir başvuru mekanizmasına dönüşüyor.”

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала