Işıl Öykü Dinç'in ölümü: "Bu dosyada iki cinayet var"

Abone ol
İstanbul Pendik'te otomobil çarpması sonucu yaşamını yitiren Işıl Öykü Dinç'in babası Yunus Dinç, Okan Aslan'la Gün Ortası'nda olayla ilgili hala bir tutuklama olmadığını belirterek adalet talep etti. Aldıkları tehdit mesajlarının ardından kayınvalidesinin hayatını kaybettiğini belirten Dinç, "Bu dosyada aslında iki cinayet var" dedi.
Okan Aslan’la Gün Ortası’nın bugünkü konuğu otomobil çarpması sonucu yaşamını yitiren 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’in babası Yunus Dinç oldu.
Öykü’nün ölümüne ilişkin süren davada dördüncü duruşmanın görüleceği 11 Eylül öncesi son gelişmeleri aktaran baba Yunus Dinç, Öykü’ye çarpan aracın sigorta şirketinin kendilerinden hasar masrafını talep ettiğini söyledi.
Baba Dinç, “Duruşmamızı beklerken icra dairesinden eve evrak geldi. Aracın sigorta şirketi kızımı öldüren aracın hasar masrafını geriye dönük faiziyle birlikte talep etti. Hala şoförün kim olduğu dahi belli değil. Üzerine bunun yaşanması bizi hem üzdü hem yıprattı. Eşimin ve benim paylaşımlarımın ardından gazeteciler bize ulaştı ve birkaç saat içinde sigorta şirketinin avukatı dosyayı geri çektiğini belirtti. Lütfetmişler yani” dedi.
Öykü Dinç’in hayatını kaybettiği ana ilişkin bilgiler veren Yunus Dinç, şunları söyledi:
“Üç günde üç savcı değişti”
“Kızımızın naaşı için savcıyı beklerken karakoldan iki tane polis kızımın eşyalarını getirdi. Polisler şoförün kadın olduğunu, kaçtığını ve daha sonra teslim olduğunu söyledi. Üç gün sonra olay yeri tutanağında bir erkeğin adı yazıyordu. Bir avukata vekalet veriyor. Bu vekaletle birlikte kızımın dosyasında ‘Bu kadarı olmaz’ dediğimiz ne varsa her şey yaşandı. Pendik sahil yolunu kapsayan MOBESE kameralarının hiçbirinin çalışmadığını söylediler. Üç günde üç savcı değişti. Erkek ve araçtaki kadın şahsın aynı hastanede yoğun bakım hemşiresi olduğu belirtildi. Bunlar delil toplanmadan bir günde iddianame yazılarak serbest bırakıldılar. ‘Frene basmadık, manevra yapmadık’ dediler. 250 metre öteden kızımın ölümünü izlemişler”
Yunus Dinç, olayda adı geçen kadın ve erkeğin Öykü Dinç’e çarptıkları tarihte nişanlı olduklarını bilgisini paylaştı. Dinç, “Kızımı öldürdükten 42 gün sonra kadının memleketi olan Manisa’ya kaçıp nikah yapıyorlar. Bu fotoğrafları sosyal medyada Işıl Öykü Dinç hastagiyle paylaştılar” dedi.
“Yeni görgü şahitleri ortaya çıktı”
Ocak ayında olay yeri keşfi yaptırdıklarını söyleyen baba Yunus Dinç, Öykü Dinç’e çarpan aracın hızının minimum 94.40 olduğunun tespit edilmesine rağmen tutuklama yaşanmadığını anlattı. Dinç, şunları söyledi:
“Ocak ayında olay yeri keşfi yaptırdık. Aracın kırmızıda geçtiği ve hızının minimum 94.40 olduğu tespit edildi. Buna rağmen tutuklama olmadı. Adli Tıp Kurumu’ndan rapor bekleniyor dendi ve hala rapor gelmedi. Yeni görgü şahitleri ortaya çıktı. Şoförün kadın olduğunu gören ve kıyafete kadar tarif eden insanlar bunlar. Karı koca ikisinin de tutuklu yargılanmalarını talep edeceğiz. Yasımızı daha tutamadık. Adli sürecin adil ve şeffaf yürütülmesini talep ediyoruz. Kızım bir hata yaptıysa zaten bunu canıyla ödedi. Ancak sorumlulara dair kafamızda soru işareti kalmasın istiyoruz.”
Kendilerine tehdit mesajları geldiğini ifade eden Yunus Dinç, şunları söyledi:
“Biz artık yorulduk. Yurt dışı numaralarından tehdit mesajları aldık. Kayınvalideme dair ‘Torununu nasıl öldürdüysek kızını da öldüreceğiz’ diye mesajlar attılar. Kayınvalidem bundan sonra beynine pıhtı attı, yoğun bakım sürecinden sonra torununun yanına toprağa gömdük. Bu dosyada aslında iki cinayet var”
Ne olmuştu?
İstanbul'un Pendik ilçesinde 18 Mayıs 2025'te Ömer Faruk Ballı’ya ait olduğu belirtilen otomobilin çarptığı 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç hayatını kaybetti. 19 Mayıs tarihinde tutuklanan Ballı, iki gün sonra suç vasfının sanık lehine değişme ihtimali dikkate alınarak yurt dışına çıkış yasağı ve imza şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.
Dinç’in ölümüne ilişkin bir buçuk yıldır adalet mücadelesini sürdüren aile, dördüncü duruşmanın görüleceği 11 Eylül'ü bekliyor.

