“Avrupa’da ‘Avrupa Baharı’ süreci başlayabilir, darbeler görmek mümkün”

© Sputnik
Abone ol
Onur Sinan Güzaltan’a göre Rusya, kaybeden Kiev yönetimine karşı tavizler vermeyecek. Avrupa ile ABD arasında iyi ve kötü polis ayrımı olduğunu belirten Güzaltan, AB ülkelerinde ‘Avrupa Baharı’ olarak adlandırılabilecek bir süreç yaşanabileceği görüşünde.
Topraklarının dörtte birini kaybetmiş bir Zelenski yönetiminden bahsediyoruz. Rusya dronelarla ve füzelerle hedef alınıyor ancak Rusya ekonomik, askeri ve siyasi olarak varlığını devam ettiriyor. Masaya da bu şartlarla oturacaklar. Amerika savaşın devamıyla tehdit edebilir. Ruslar belki teknik tavizler verebilir ancak temel noktalarda sahada kazanmışken masada büyük taviz verileceğini sanmıyorum. Rusya başından beri Kiev’in NATO üyeliğinin Rusya’nın ulusal güvenliğini ilgilendiren bir mesele olduğunu söylüyor. Ukrayna’daki aşırı sağ denilebilecek grupların Rusya’ya dönük tehdit oluşturduğunu da söylüyorlar. Batı’ya ait füzeler ve kapsamlı silahların Kiev ve çevresine yerleştirilmesinin de tehdit olduğunu belirtmişlerdi. Donbass’ta vs Rus nüfus var. Bunların dil ve kültür meselesini de dile getirmişlerdi. ABD’nin Ukrayna halkının kaderiyle alakalı kaygısı olduğunu sanmıyorum.
Ukrayna sahasında lojistik hatları kesilen ve toprak kayıpları süren Kiev yönetiminin teçhizat ve personel sıkıntısıyla kış koşullarına girdiği bu süreçte, ABD ve Avrupa'daki diplomatik temasların yanı sıra Beyaz Saray yetkililerinin Moskova ve Kiev hattındaki mekik diplomasisi, Ukrayna ordusunun cephedeki muhtemel çöküşünü önleme ve yaklaşan olası müzakerelerde el yükseltme çabası olarak öne çıkıyor. Altyapı ve üretim tesislerine yönelik füze ile drone saldırılarına rağmen ekonomik ve siyasi varlığını koruyan Rusya'nın, elinde tuttuğu stratejik sanayi, tarım ve nükleer bölgelerden taviz vermeden masaya oturması, bu doğrultuda Rusya'yı zayıflatma stratejisi izleyen Atlantik cephesine karşın Avrupa içlerindeki siyasi çalkantıların ve yükselen muhalefetin kıtada radikal iktidar değişimleri ile diplomatik eksen kaymalarını tetiklemesi bekleniyor.
Trump’ın Ukrayna’daki barış girişimini ve Rusya’nın bakışını Siyaset Bilimci Dr. Onur Sinan Güzaltan ile konuştuk.
“Kiev yönetimi kaybediyor”
Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’in Moskova’ya dönük ziyaretlerin Ukrayna’daki düşüşün önünü kesmek için yapılmış olabileceğini belirtti. Güzaltan’a göre Kiev kaybederken Rusya, Avrupa ile sertleşmeyi sürdürüyor:
“Sahaya baktığımız zaman kaybeden bir Kiev yönetimini görüyoruz. Odessa ve diğer limanlar üzerinden lojistik hatları kesilmiş bir Kiev yönetimi var. ABD ve Avrupa arasında çelişkiler yaşanıyor. Trump’ın damadı ve özel temsilcisinin ziyaretlerini bu kapsamda değerlendirmekte fayda var. Zelenskiy’nin Rusya’ya verdiği 40 günlük bir süre vardı ve bunu denediler. Rusya’ya dönük saldırılar oldu ve sonuç alamadılar toprak kaybetmeye de devam ediyorlar. Şu an kışa giriliyor ve kışın sert geçtiği bir coğrafya bu. Ukrayna ordusunun personel sayısı ve teçhizatta da zorluklar yaşadığı belirtiliyor. Belki de Amerikalı yetkililer bu ziyaretleri Kiev’de ani bir düşüşün önünü kesmek için sıklaştırdılar. CIA Başkanı ile aynı zamanda Vatikan’ın bir temsilcisi de Moskova’yı ziyaret etmişti. Bunlar özel askeri operasyonun başlamasından sonraki ilk ziyaretlerdi. Ortada bir talep var ve bunu değerlendirirken sahadaki gerçekliğe bakıyoruz. Kiev kaybederken Avrupa ile sertleşen bir Rusya var. Avrupa ülkeleri ile Rusya arasında ilişkiler geriliyor. Trump’ın özel temsilcisi Witkoff ve damadı Kushner’in Moskova’ya dönük ziyaretlerini de bu gelişmeler ışığında değerlendirmek doğru olacaktır. Altyapı tesislerinin hedef alınması basına da yansımıştı. Moskova ve diğer şehirlerde sivil araçlar için benzin sıkıntısına sebep oldu. Lojistik ve üretimde aksamalar yaşandı. Üretim yapan tesisler de hedef alındı. Evlere servis yapan kurumların depoları da hedef alındı. Ruslar bu servisleri çok fazla kullanılıyor. Bankalarda kuyruk olduğu ve insanların sefil halde olduğu yönünde propagandalar yapılıyor ancak Rusya’da durumun böyle olmadığını sokağa çıkınca anlıyorsunuz. Askeri operasyon başlayınca da buradaydım ve kuyruk bekledim gerçekten. Ancak bunun böyle olmadığını gördüm. Rusya bunlara toplumsal olarak hazır. Belli noktalarda zarar görüyor Rusya ancak Batı basınında verildiği gibi büyük yapısal problemler yok.”
“Zelenski topraklarının dörtte birini kaybetti”
Rusya ve Ukrayna’nın orta yolu bulmaya çalışacağını ancak Rusya’nın taviz vermeyeceğini söyleyen Güzaltan, Zelenski’nin topraklarının dörtte birini kaybetmiş durumda olduğunu söyledi. Güzaltan; ABD’nin, Ukrayna halkının kaderiyle ilgili bir kaygısı olmadığını düşünüyor:
“Haberlerde karşılıklı talepler çok iddialı. Pazarlık masasına oturulunca iki taraf da el yükseltiyor ancak nihayetinde orta bir yol bulmaya çalışacaklardır. Rusya’nın vazgeçemeyceği noktalar var. Kazandığı alanlar da var ki bunlardan vazgeçeceklerini sanmıyorum. Geniş buğday tarlalarının, büyük demir çelik fabrikalarının, nükleer santrallerin olduğu bölgeler bunlar. Taviz verileceğini sanmıyorum. Kiev’de Zelenski devam eder mi o da şüpheli. Topraklarının dörtte birini kaybetmiş bir Zelenski yönetiminden bahsediyoruz. Rusya dronelarla ve füzelerle hedef alınıyor ancak Rusya ekonomik, askeri ve siyasi olarak varlığını devam ettiriyor. Masaya da bu şartlarla oturacaklar. Amerika savaşın devamıyla tehdit edebilir. Ruslar belki teknik tavizler verebilir ancak temel noktalarda sahada kazanmışken masada büyük taviz verileceğini sanmıyorum. Rusya başından beri Kiev’in NATO üyeliğinin Rusya’nın ulusal güvenliğini ilgilendiren bir mesele olduğunu söylüyor. Ukrayna’daki aşırı sağ denilebilecek grupların Rusya’ya dönük tehdit oluşturduğunu da söylüyorlar. Batı’ya ait füzeler ve kapsamlı silahların Kiev ve çevresine yerleştirilmesinin de tehdit olduğunu belirtmişlerdi. Donbass’ta vs Rus nüfus var. Bunların dil ve kültür meselesini de dile getirmişlerdi. ABD’nin Ukrayna halkının kaderiyle alakalı kaygısı olduğunu sanmıyorum. Rusya’yı zayıflatma stratejisi var. Rusya ve Ukrayna tek bir devletin içindeydi ve akrabalık bağları var. Bu insanlar bir arada yaşayacaklar. Yarın öbür gün buradan Amerikanlar İngilizler gidebilir ancak Ruslar ve Ukraynalılar burada birlikte yaşayacaklar. Moskova siyaset geliştirirken bunları göz önünde bulunduruyor.”
“Ukrayna meselesi özü itibarıyla Avrupa’nın kaderi üzerine bir mücadeleydi. Avrupa’yı doğal coğrafi özellikleriyle bıraktığınız zaman Rusya ile iş birliğine yöneliyor. Rusya’nın enerji kaynakları, lojistik ve boru hatları var. Avrupa ve Rusya arasında ‘Avrasya’ dediğimiz bir tamamlayıcılık var. Bu jeopolitik bir tamamlayıcılık. Artık Atlantik ile iş birliği yapan bir Avrupa var. Bugün Atlantik’te sürdürdüğü iş birliği Avrupa’nın ulusal çıkarlarına zarar veriyor. Avrupa sermaye sınıfı için de orta sınıf için de benzer bir durum var. Ukrayna meselesi de Avrupa ile Rusya’nın olağan akışa uygun entegrasyonunu engellemek için kışkırtılmış bir mesele. Avrupa’daki gelişmeler ve hükümetler Atlantik Avrupa’sına göre şekillenmiş sermaye yapıları. Bunlar eski dönemi sürdürmek isteyen gruplar. Almanya’da AfD zafer ilan etti. Fransa’da ikinci tura kalacak adaylardan biri Le Pen gözüküyor ve Le Pen Rusya ile ilişkilerde Avrasya siyasetlerini savunuyor. Amerika’dan bağımsız bir Avrupa’yı savunuyor. Avrupa’da Batı Asya ve Avrasya ile ilişkileri savunan kuvvetlerin geleceğini görüyoruz. Ancak mevcut yapılar iktidarlarını sürdürmek için kışkırtmalara girişiyorlar. Avrupa-Amerika ayrımında Amerika’nın savaşı bitirme yanlısı olduğunu sanmıyorum. İyi ve kötü polis ayrımı var ABD ve Avrupa arasında. Avrupa’nın da Kiev’in de ABD’nin izni olmadan Rusya’nın içine dönük sert saldırılar yapacağını sanmıyorum. Avrupa’nın ABD’nin desteği olmadan bu savaşı sürdürmesi ne ekonomik ne de askeri olarak mümkün değil. Avrupa’da işler rayında giderse ‘Avrupa Baharı’ olarak nitelendirdiğim bir süreç bekliyorum. Avrupa’da hükümet değişiklikleri, istikrarsızlık ve sokak hareketliliği bekliyorum. Avrupa bir karar aşamasında aslında. Avrupa ya ulusların çıkarlarına aykırı siyasetleri savunan mevcut iktidarlarla devam edecek ya da Avrupa’nın çıkarlarını, Akdeniz, Rusya, Türkiye ile iş birliğini savunan bir hat oturacak. Darbeler görmek de mümkün.”

