Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Yazar Murat Nedim: Masallar takvime göre değil, hafızaya göre yaşıyor

murat nedim
murat nedim - Sputnik Türkiye, 1920, 07.09.2026
Abone ol
Yazar Murat Nedim, Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Nedim, Karakarga Yayınları’ndan çıkan Yörük Masalları adlı kitabı üzerinden masalların toplumsal hafızadaki yerini, Yörük kültürünü, doğayla kurulan ilişkiyi ve yüzyıllardır anlatılan hikâyelerin bugünün dünyasına uzanan yönlerini değerlendirdi.
Yazar Murat Nedim, Yörük Masalları adlı kitabında kuşaktan kuşağa aktarılan Yörük sözlü kültürünü, masalların toplumsal hafızadaki yerini ve doğayla kurulan ilişkiyi Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programında anlattı.

Yörük Masalları’nı çocuklara anlatılan fantastik hikâyelerden çok kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel hafızanın bir parçası olarak ele alan Murat Nedim, kitabın Toroslardan Kaz Dağları’na uzanan Yörük sözlü kültüründen beslendiğini söyledi. Karakarga Yayınları’nın Dünya Masalları serisinin 20’nci kitabı olan çalışmanın ardından Laz, Kürt ve Balkan göçmenlerinin masallarını ele alan kitapların da yayımlanması planlanıyor.


'Masal her nefeste yeniden anlam bulur'

Masalın sabit ve tek bir kişiye ait metin olmadığını vurgulayan Nedim, anlatıldıkça değişmesinin bu geleneğin temel özelliklerinden biri olduğunu belirtti:
“Masallar insanların içinden geçip kendini yaratır ve masallar kimsenin değildir. Masal anlatıcının da değildir. Anlatıcıdan nefes olarak çıktıktan sonra dinleyiciye ulaşır ve dinleyicinin masalı olur. Masal her nefeste yeniden anlam bulur. Memleket memleket, kişi kişi değişerek gider ama bütünlüğü ve anlamı aynı kalır. Bu da masalı özel yapar.”

'Yörükler için doğa bir fon değil, muhatap'

Yörük Masalları’nda dağ, taş, ağaç, hayvan ve çiçeklerin yalnızca hikâyenin dekoru olmadığına dikkat çeken Nedim, doğanın anlatının doğrudan aktörlerinden biri olduğunu ifade etti:
“Yörükler için doğa bir fon değil, muhatap. Bizim yaşamımız sonlansa da hayvanın yaşamı sonlansa da veya bir nesnenin yaşamı sonlansa da o doğada devam ediyor. Hücre devam ettiği için, masal da bir hücre olduğu için masal da devam ediyor. Masal nefes olarak aktarıla aktarıla yaşamayı sürdürecektir. Biz modern insanlar dünyada kendimizi merkezde sanıyoruz ama biz parçayız. Masal da bunu anlatıyor. Sen doğanın parçasısın. Kendini merkeze koyduğun zaman doğa seni yok eder. Doğayla iç içe olman lazım.

'Yerleşik insan toprağa, göçebe insan yola bağlanıyor'

Kitapta Yörüklüğü yalnızca göçebe yaşam üzerinden değil, kendine özgü bir dünya görüşüyle ele alan Nedim, hareket ve yol kavramlarının bu kültürün merkezinde bulunduğunu anlattı:
“Yörük, yürüyen Türk demek aslında. Yerleşik insan toprağa, göçebe insan ise yola bağlanıyor. Yerleşik hayatın temelinde mesele sahip olmak, Yörük kültürünün temelinde ise sürdürülebilirlik. Birinde mülkiyet temele dayanıyor, diğerinde hareket. Kahramanların çoğu bir yere tutunmaya değil, yola çıkmaya ve yolda olmaya hazırlanıyor.”
Modern insanın sahip olduklarını kaybetme korkusunun da bu noktada farklılaştığına işaret eden Nedim, “Sahip olduğumuz arttıkça onları koruma telaşı büyüyor. Oysa göç kültüründe insanın değeri taşıdığı eşyayla değil, taşıdığı karakterle ölçülüyor.'' ifadelerini kullandı.

'Masal, zamansızdır ve mekânsızdır'

Masalların kendi gerçekliklerini yarattığını dile getiren Nedim, anlatıların belirli bir zaman ya da mekâna bağlanmamasının yüzyıllar boyunca yaşayabilmesini sağladığına dikkat çekti:
“Masalın amacı gerçekliği taklit etmek değil, başka bir gerçeklik yaratmak. Masal zamansızdır ve mekânsızdır. Masalda bir saray vardır ama o saray nerenin sarayıdır? Bir zaman vardır ama hangi zamana aittir? O yüzden ‘Bir varmış, bir yokmuş’ deriz. Az gideriz, uz gideriz ama nereye gittiğimizi bilmeyiz. Bu zamansızlık hissi masalın gücüdür.”

'Masumu suçlu, suçluyu masum yapabilme gücü var'

Kaz Dağları’nda kuşaktan kuşağa aktarılan Sarı Kız anlatısını günümüzün toplumsal sorunlarıyla ilişkilendiren Nedim, söylenti ve toplumsal baskının hakikatin önüne geçebilmesine dikkat çekti:
“Bu Sarı Kız efsanesi Kaz Dağları Yörükleri tarafından çok anlatılan bir masal ve efsane. Ama günümüzün olaylarına da parmak basıyor. Özellikle sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla beraber masumu suçlu, suçluyu masum yapabilme gücünü ele aldık. Eskiden köylerde bu, söylenti, dedikodu ve iftirayla şekilleniyordu. Bu masalda da bir babanın kızına mı yoksa topluma mı inanacağını görüyoruz.”

'İnsan tanıdığı korkuyu bilmediği mutluluğa tercih ediyor'

Görünmez Dev masalını günümüz toplumları açısından da okunabilecek anlatılardan biri olarak değerlendiren Nedim, gerçek bir tehdit bulunmasa bile korkunun yaşamaya devam edebileceğini anlattı:
“Bunu tek cümleyle anlattığımız zaman insan tanıdığı acıyı, tanıdığı korkuyu bilmediği mutluluğa tercih ediyor. Bir çocuk ‘Dev yok, korku yok, niye bizi korkutuyorsunuz?’ diyor. Bu çok tehlikeli aslında. Toplum ise ‘Biz ona alışığız, korkumuz var bizim’ diyor. Halbuki dev yok. İnsan bildiği korkuyu bilmediği mutluluğa tercih ediyor.”
Aynı masalın Anadolu’nun farklı bölgelerinde farklı biçimlerde anlatılabildiğini hatırlatan Nedim, kendisine “Bu masal böyle değildi” diyen okurlara verdiği yanıtı da, “Evet, değil. Asıl dinlediğin senin masalın. Aynı masal ama o senin masalın” sözleriyle aktardı.

'Olay eskiyor ama mesele hiçbir zaman eskimiyor'

Masalların yıllara değil hafızaya bağlı olarak yaşadığını vurgulayan Nedim, onların bugün hâlâ güncel kalmasının nedenini şöyle anlattı:
“Masallarda zaman ne ilerler ne de gelir, dönüp durur. Çünkü masallar takvime göre değil, hafızaya göre yaşıyor. Hangi yılda, hangi padişah döneminde, hangi yüzyılda ya da hangi mevsimde geçtiğinin bir önemi yoktur. Biz ne yaşıyorsak masal da onu yaşıyor. Masal bu yüzden eskimiyor. Olay eskiyor ama mesele hiçbir zaman eskimiyor.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала