“Batı’nın kurduğu hegemonya aşınacak, ŞİÖ kapsamlı bir yol haritası çiziyor”
14:59 04.09.2026 (güncellendi: 17:14 04.09.2026)

© Sputnik
Abone ol
Umur Tugay Yücel’e göre gelecek 25 yılı hedefleyen planlamaların yapıldığı Bişkek Deklarasyonu ‘eksiksiz’ olarak nitelendirilebilir. Batı’nın hegemonyası ve sömürgeci sisteminin giderek aşındığını belirten Yücel, Şangay İşbirliği Örgütü’nün ortak bir irade ortaya koyduğu görüşünde.
Küresel ölçekte artan çatışmalar, ticaret savaşları ve ekonomik yaptırımların gölgesinde gerçekleştirilen Bişkek Zirvesi ve Şangay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) yeni kararları, kurumsallaşmış yapının güvenlik odaklı bir örgütten gelecek 25 yılı hedefleyen çok boyutlu bir iş birliği mekanizmasına dönüştüğünü gösteriyor. Çok kutuplu yeni dünya düzeninde BRICS ve ŞİÖ gibi yükselen yapılar kritik birer çekim merkezi haline geliyor. Kalkınma Bankası’nın kurulması, yapay zeka hamleleri ve enerji iş birlikleri gibi adımlarla üye ülkeler arasındaki entegrasyon derinleşirken S-400 krizinden yaptırımlara kadar pek çok eksende Batılı müttefiklerinin baskısıyla karşılaşan Türkiye ise ekonomik ve diplomatik opsiyonlarını çoğaltmak adına BRICS ve ŞİÖ ile ilişkilerini stratejik bir öncelikle sıkılaştırıyor. Ancak Batı ile olan mevcut ticari ve kurumsal bağları nedeniyle tek boyutlu bir eksen kaymasından ziyade kademeli ve temkinli bir çeşitlendirme siyaseti izleyerek küresel sis perdesinin dağılmasını bekliyor.
ŞİÖ Zirvesi’nin çıktılarını ve Bişkek Deklarasyonu’nu Siyaset Bilimci Umur Tugay Yücel ile konuştuk.
“Bişkek Deklarasyonu’nda 25 yılı hedefleyen planlamalar yapıldı”
Bişkek Deklarasyonu’nu ‘eksiksiz’ olarak nitelendiren Yücel, deklarasyon ile 25 yılı kapsayan planlamalar yapıldığını kaydetti. Yücel’e göre Şangay İşbirliği Örgütü Kalkınma Bankası’nın da yakın zamanda kurulacağını söyledi:
“Bişkek Deklarasyonu’na eksiksiz diyebiliriz. Yoğun, karmaşık ve çatışmaların olduğu bir süreçten geçiyoruz. Şangay İşbirliği Örgütü üyelerinden İran’ın yaşadığı savaştan, ekonomik yaptırımlara uğrayan Rusya’ya kadar ticaret savaşlarını görüyoruz. Deklarasyonda kurumsallaşmış, çeyrek asırlık bir örgütün gelecek 25 yılı hedefleyen planlamalar yaptığını görüyoruz. 2001 yılında güvenlik odaklı, terörizme ve aşırıcılığa karşı kurulan bir yapının bugün çok daha farklı alanlarda kapsamlı bir yol haritası çizdiğini görüyoruz. İran’ın Bişkek Deklarasyonu’nda yer alması, Humeyni’nin öldürülmesine dair baş sağlığı bence çok önemli. Ayrıca Şangay İşbirliği Örgütü Kalkınma Bankası’nın kurulma aşaması devam ediyor. Gelecek dönem bunun temelleri atılacak. Bunu Hindistan da destekliyor. Batı’da Hindistan’ın kararsızlığı pompalanıyor ancak Hindistan’ın öncü olduğunu görüyoruz. Bu bankanın kurulması kısa bir süre içinde gerçekleşir. Yapay zeka da en yeni maddelerden biriydi. Bu konuda ekonomik iş birliklerinin yapılması oldukça önemliydi. Çok kutupluluğun vurgulanması, karşılıklı iş birliği temelinde ele alınması Şangay İşbirliği Örgütü’nün kurumsallaşmış yapısını ortaya koyan iradeyi gösteriyor. Bugün kurumsallaşmadan yarının dönüşümüne yol açacak bir durum var. Enerji iş birlikleri, gümrüklerin kolaylaştırılması, altyapı yük ve yolcu taşımacılığının örgüt üyeleri arasında tamamen birleştirilmesi hedefleniyor. Bişkek Zirvesi, bütün liderlerin de katılmasıyla başarılı bir zirve.”
“Trump’ın varlığı, diğer ülkeler arasındaki iş birliğini yükseltiyor”
Batı’nın kendi örgütlenmeleri dışındaki hiçbir yapılanmaya tahammülünün olmadığını söyleyen Yücel, Türkiye’ye dönük eleştirilerin haksız olduğunu belirtti:
“Batı’nın önyargıları, ötekileştirmeleri hiç bitmiyor. Kendileri dışındaki hiçbir örgüte ve yapılanmalara karşı bir hayat tanımama durumları var. Hegemonyalarının kırılma dönemi yaşanıyor. Trump’ın varlığı bunlar arasındaki iş birliğini daha da yükseltmeye yol açıyor. Hindistan’ın daha fazla görünür olması, Hindistan’da gerçekleşecek BRICS Zirvesi’ne liderlerin eksiksiz katılması ve yapacakları iş birlikleri oldukça stratejik durumlar yaratacaktır. Batı’nın kurduğu hegemonya ve sömürgeci sistem aşınacak. Türkiye gibi ülkelere eleştiriler geliyor. ‘Tek NATO üyesi Türkiye’nin Şangay İşbirliği Örgütü’nde ne işi var?’ deniyor. Ancak çok merkezli dediğimiz dünya zaten böyle bir dünya. Ki yıllardır kendileri iş birliği yapıyordu. Rusya’nın savaştan önceki en büyük ortağı Avrupa idi. Çin’i Çin yapan ABD ve Japonya idi. Kendileri iş birliği yapınca sorun olmuyor ancak Batı dışı ülkeler Çin ve Rusya ile yakınlaşınca bu işi sorgulamaya başlıyorlar. Bunların aşıldığını ve dünyanın gözünün BRICS ve Şangay İşbirliği Örgütü’ne döndüğünü görüyoruz. Bişkek bugün bütün dünyada aranan ve sonuçları merak edilen konulardan biri oldu. Bu da bütün üyelere eşit saygı duyulmasını sağlıyor. Bu hem ekonomik hem de siyasi manada oldukça kıymetli.”
“Türkiye, BRICS ve ŞİÖ’nün ilerleyişini görüyor”
S-400, CAATSA yaptırımları ve PKK ile mücadele gibi sorunların Türkiye’yi çeşitliliğe ittiğini söyleyen Yücel, Ankara’nın bir anda Batı’nın ekseninden ayrılamayacağı görüşünde. Yücel, BRICS ve ŞİÖ’nün çok kutupluluğun iki ayağı olduğunu ifade etti:
“S-400’ler, CAATSA yaptırımları, PKK ile mücadelede Batı silahlarının kullanım sorunu gibi sorunlar Türkiye’yi her alanda çeşitliliğe itiyor. Suudi Arabistan da Birleşik Arap Emirlikleri de Azerbaycan da Ermenistan da opsiyonlarını çoğaltmaya çalışıyor. Herkes birçok aktörle ilişkiye giriyor. Bu sadece tek boyutlu bir ilişki de değil. Teknoloji, yapay zeka ve enerji gibi alanlarda iş birlikleri var. Türkiye, BRICS’in ve Şangay İşbirliği Örgütü’ndeki ilerlemeyi görüyor. Elde edilen kısmi başarılar da Türkiye’nin radarında. Türkiye’nin Batılı ortakları tarafından maruz kaldıkları durum da ortada. BRICS ve ŞİÖ’den nasıl ki bir anda çok şey beklemiyorsak Türkiye’nin de bir anda Batı’nın ekseninden ayrılmasını bekleyemeyiz. Bir anda tek boyutlu bir şeye geçilmiyor. Türkiye’nin yıllar önce bu işe girmesi gerekiyordu belki de. Türkiye ekonomisi hala Batı’ya bağlı ve Batı ile ticaret çok yoğun. Bunların da çeşitlendirilmesi gerekiyor. BRICS ve ŞİÖ de bunun yolunu açıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan çok doğru bir gerçeklikten hareket ediyor. Çok kutupluluğun temel unsurlarından birinin Şangay İşbirliği Örgütü olduğu doğru. Bunun diğer ayağı da BRICS. Dünya bir çok kutupluluğa gidecekse bu iki öncü mekanizmayla gidebilir. Bu mekanizmaların içinde olmak bu aktörlerle iş birliğini yoğunlaştırmak ve daha derin iş birliği yaratmak Türkiye’nin öncelikleri arasında. Üyelik durumunun da gerçekleşme ihtimali var”
“Rusya ve Çin, İran’a dönük ekonomik yaptırımlara sert tepki ortaya koydu”
Trump’ın D-DAY olarak duyurduğu İran’a dönük ekonomik yaptırımların en çok BRICS ve ŞİÖ ülkelerini etkileyeceğini kaydeden Yücel’e göre Türkiye bu konuya temkinli yaklaşıyor. Yücel, bu sürecin ABD’ye daha çok zarar vereceği görüşünde:
“İran’a yapılacak şey en çok Şangay İşbirliği Örgütü ve BRICS ülkelerini etkileyecek. Körfez ile İran’ın son süreçte yatırımları vardı. Türkiye zaten komşu İran’ın sorunlarından etkileniyor. Türkiye biraz daha Trump-Erdoğan ilişkileri sebebiyle daha temkinli kalıyor. Türkiye hamle yapmak için sisin dağılmasını ve sonuçların boyutunu görmeye çalışıyor. Çin ve Rusya ise daha şimdiden sert bir tepki koydu. Brezilya da İran ile ticaretin artacağına dair açıklama yaptı. Trump’ın ekonomik baskıları tam tersi etkiler yaratıyor. Ülkeler farklı alternatiflere kaçacaktır. Bu yaptırımlar birçok sıkıntıya yol açabilir ancak İran ile tamamen ilişkileri kesmek de hiçbir ülkenin isteyeceği bir şey değil. İran kendi gücünü savaşta ortaya koydu ve bölgesel gücünü gösterdi. Bu sürecin Amerika’ya zararı daha çok olacaktır diye düşünüyorum. Trump blöf de yapabilir. Ancak bence Trump’ın da sonu iyiye gitmiyor. İç politikada desteği düşüyor ve Kongre’de de düşeceği tahmin ediliyor. İran’a yapılacak bu baskı ortakları tarafından bir şekilde sindirilecek diye düşünüyorum”

