Yargıda ‘siyaset dili’ tartışması: İbrahim Kaboğlu'ndan Mehmet Uçum'un açıklamasına tepki
10:43 02.09.2026 (güncellendi: 11:04 02.09.2026)

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konu başlıklarından biri, İstanbul Baro Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu'nun, Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarına yanıtı oldu.
Yeni adli yılın başlamasıyla birlikte düzenlenen tören ve toplantılarda yargının işleyişi, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğüne ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Yargıtay’da düzenlenen adli yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada koruma tedbirlerinin uygulanış biçiminden yargı ile siyaset arasındaki ilişkiye kadar birçok başlıkta eleştirilerde bulundu.
Sağkan, koruma tedbirlerinin cezalandırma aracına dönüşmesinin ve hukuka aykırı uygulamaların toplumda baskı ve kaygı yarattığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Koruma tedbirlerinin cezalandırmaya dönük biçimde uygulanması, tahliye kararına dahi tahammülün bulunmadığı algısı yaratan ve hatalı bir değerlendirme diyerek geçiştiremeyeceğimiz açık hukuka aykırı uygulamalar, düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında toplumun önemli bir kesimi üzerinde baskı ve kaygı yaratmaktadır. Bugün Türkiye’de üzerinde ciddiyetle durmamız gereken sorunlardan biri de siyasetin dili ile yargının dilinin giderek birbirine yaklaşmasıdır. Siyasi ihtilafların mahkeme salonlarına taşındığı, yargısal süreçlerin hukuki gerekçelerinden çok siyasi sonuçları üzerinden okunduğu bir iklim, adalete duyulan güveni sarsmaktadır.”
Gazeteci Güçlü Özgan, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında Sağkan’ın açıklamalarını değerlendirirken, konuşmada toplumun önemli bir bölümünün yargıya ilişkin kaygılarının dile getirildiğini söyledi.
Özgan, İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ilişkin değerlendirmelerini de programında aktardı:
''Toplantıda Kaboğlu’na, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala kararına ilişkin açıklamaları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çıkılabileceğine yönelik tartışmalar soruldu. Kaboğlu, Türkiye’nin insan hakları alanında yaklaşık 76-77 yılda elde ettiği kazanımların birkaç kişinin ya da bir grubun açıklamasıyla ortadan kaldırılamayacağını belirterek, bu yöndeki değerlendirmeleri sert sözlerle eleştirdi. İbrahim Kaboğlu çok uzun ve detaylı bir yanıt verdi. Ama o yanıtın son bölümü benim dikkatimi çekti. Yaklaşık 76-77 yıldır insan hakları temelinde elde edilen kazanımlardan bahsetti ve bu kazanımları bir kişinin, birkaç kişinin ya da bir grubun ortadan kaldırmaya gücünün kolay kolay yetmeyeceğini söyledi. Bu nedenle de bu tür açıklamaları ‘gayri ciddi’ olarak değerlendirdiğini ifade etti. Yalnızca gayri ciddi değil, aynı zamanda ‘ahlaksız’ bulduğunu da söyledi. Oldukça sert bir açıklamaydı.’’

