Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay: ÖSYM ve MEB gençlere çaresizlik yüklüyor

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programının bugünkü konuğu, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay oldu. Özbay, “MEB ve ÖSYM siyasi iktidarın oluşturduğu düzenin sonucunda gençlere bir çaresizlik daha yüklüyor” dedi.
ÖSYM, 2026 Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı'nda 6 alt testin soru ağırlıklarında yanlışlıkla 2025 yılına ait oranların kullanıldığını açıkladı.
Kurum, doğru ve yanlış sayılarında hata bulunmadığını belirtirken, puanların 2026 ağırlıklarıyla yeniden hesaplanmasının ardından değerlendirme işlemlerinin tamamlandığını duyurdu.
Yeri ve Zamanı’nda gazeteci Güçlü Özgan’a konuk olan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, ÖSYM’nin puan hesaplamadaki hatasını şöyle değerlendirdi:
“Her sınavdan sonra yeni şaibelerin ortaya çıktığı bir durumu yaşıyoruz. ÖSYM de 1974’ten beri bu işi yapıyor ve artık yıl 2026. ÖSYM, MEB, YÖK yetkililerine baktığımızda sınavla ilgisi olan tüm kurumların çok gelişmiş sistemlere sahip olduğu anlatılıyor ama bu yaşadıklarımız bunların gerçek olmadığını gösteriyor. Liyakatsizlik yerleştiği kurumları yozlaştırır ve çürütür. Liyakatsizliğin, ehliyetsizliğin, o işi yapma vasfına sahip olmayan kişilerin o kurumlarda yönetimde olmasıyla ilgili bir sorun var. Bir çok insanın mağdur edilmesiyle karşı karşıya kalıyoruz. O ekranı açar açmaz öğretmenler bakıyor, 6 tane tarih sorusu var doğru-yanlış sayısı 10 çıkıyor. Birkaç saniyeyle geç kalan adaya hiçbir esneklik sağlanmıyor, kapının önünde ağlatılıyorlar. Görüntüde çok büyük tedbirler alınıyor ama işin sonunda kendi yapacağı ölçme değerlendirmede yapılan yanlışlar teknik sorunlara sıkıştırılıp geçiştirilmeye çalışılıyor. Yarım puanın birçok kişinin yerini değiştirdiği bir sistemden bahsediyoruz. Burada liyakatin ne kadar önemli olduğunu görmüş oluyoruz Milli Eğitim Bakanlığı’nın başımıza bela ettiği Milli Eğitim Akademisi diye bir sistem var. Bugün Türkiye’de öğretmenlik mesleğinin diploması yok sayılıyor. MEB üniversitelere hakaret ediyor, öğretmenlerin kim olacağına sınav yapıp ben karar veririm diyor ve sadece 10 bin kişilik bir kontenjandan bahsediliyor. 100’ün üzerinde branş var. Bazı branşlarda bir tane bile atama yok. MEB ve ÖSYM siyasi iktidarın oluşturduğu düzenin sonucunda gençlere bir çaresizlik daha yüklüyor maalesef”

