https://anlatilaninotesi.com.tr/20260821/gazeteci-kaan-arslan-devlet-raporlarinda-suleymancilar-yeni-feto-olarak-tanimlaniyor-1108149625.html
Gazeteci Kaan Arslan: Devlet raporlarında Süleymancılar ‘yeni FETÖ’ olarak tanımlanıyor
Gazeteci Kaan Arslan: Devlet raporlarında Süleymancılar ‘yeni FETÖ’ olarak tanımlanıyor
Sputnik Türkiye
Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan, Süleymancıların Kemal Kacar döneminde şirketleşerek yurt dışına açıldığını, devlet raporlarında ise ‘yeni FETÖ’... 21.08.2026, Sputnik Türkiye
2026-08-21T14:25+0300
2026-08-21T14:25+0300
2026-08-21T14:25+0300
ankara farki
radyo
fetö
alihan kuriş
almanya
nato
süleymancılar
fetullah gülen
alparslan kuytul
suç örgütü
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/07/17/1098088235_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_302ef8c8a16d3fb873b592beca83d6e4.jpg
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programına konuk olan Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan, Süleymancılar tarikatının kuruluş ve şirketleşme sürecini, yurt dışındaki yapılanmasını ve farklı tarihlerde hazırlanan devlet raporlarında cemaat hakkında yer alan değerlendirmeleri anlattı. Arslan, yapılanmanın mali kaynaklarına yönelik operasyonların faaliyetleri üzerindeki olası etkilerini de değerlendirdi.‘Süleymancılar Kemal Kacar döneminde şirketleşip yurt dışına açıldı’Arslan, Süleymancılar cemaatinin Süleyman Hilmi Tunahan tarafından kurulduğunu, Kemal Kacar döneminde ise şirketleşerek yurt dışına açıldığını anlattı. Farklı dönemlerde hazırlanan devlet raporlarında Süleymancılara ilişkin tehdit, yabancı istihbarat bağlantısı ve paralel yapılanma ifadelerinin yer aldığını söyleyen Arslan, şunları kaydetti:‘Türkiye, NATO’nun aparatlarıyla mücadele ediyor’Türkiye’nin 2014’ten sonra FETÖ, PKK ve yabancı devletlerin güdümünde hareket eden yapılanmalara karşı bir ‘arınma sürecine’ girdiğini dile getiren Arslan, bu yapıların NATO ile bağlantılı olduğunu, Türkiye’deki millî güçlerin ise dış müdahale planlarına karşı mücadele yürüttüğünü belirtti:‘Mali kaynakları kesilen Süleymancıların faaliyet alanı daralacak’Yapılanmanın Almanya’da yüzlerce şubeyle örgütlendiğini belirten Arslan, Alihan Kuriş’in faaliyetlerini yurt dışından yönetmek amacıyla Almanya’da yeni bir merkez oluşturmayı planladığını söyledi. Arslan, Şirketlere ve kayıt dışı para kaynaklarına yönelik tedbirlerin Süleymancılar cemaatinin Türkiye’deki faaliyetlerini kısıtlayacağı görüşünde:
almanya
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/07/17/1098088235_0:0:2732:2048_1920x0_80_0_0_bb816d12a237654156d872fadb2c9727.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
radyo, fetö, alihan kuriş, almanya, nato, süleymancılar, fetullah gülen, alparslan kuytul, suç örgütü, cemaat, tarikat
radyo, fetö, alihan kuriş, almanya, nato, süleymancılar, fetullah gülen, alparslan kuytul, suç örgütü, cemaat, tarikat
Gazeteci Kaan Arslan: Devlet raporlarında Süleymancılar ‘yeni FETÖ’ olarak tanımlanıyor
Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan, Süleymancıların Kemal Kacar döneminde şirketleşerek yurt dışına açıldığını, devlet raporlarında ise ‘yeni FETÖ’ olarak tanımlandığını söyledi. Cemaatin mali kaynaklarına yönelik tedbirlerin faaliyetlerini daraltacağını belirten Arslan, Almanya’daki yapılanmaya dikkat çekti.
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programına konuk olan Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan, Süleymancılar tarikatının kuruluş ve şirketleşme sürecini, yurt dışındaki yapılanmasını ve farklı tarihlerde hazırlanan devlet raporlarında cemaat hakkında yer alan değerlendirmeleri anlattı. Arslan, yapılanmanın mali kaynaklarına yönelik operasyonların faaliyetleri üzerindeki olası etkilerini de değerlendirdi.
‘Süleymancılar Kemal Kacar döneminde şirketleşip yurt dışına açıldı’
Arslan, Süleymancılar cemaatinin Süleyman Hilmi Tunahan tarafından kurulduğunu, Kemal Kacar döneminde ise şirketleşerek yurt dışına açıldığını anlattı. Farklı dönemlerde hazırlanan devlet raporlarında Süleymancılara ilişkin tehdit, yabancı istihbarat bağlantısı ve paralel yapılanma ifadelerinin yer aldığını söyleyen Arslan, şunları kaydetti:
“Türkiye’de tekkeler ve zaviyeler yasaklandıktan ve medreseler kapatıldıktan sonra bir müderris olan Süleyman Hilmi Tunahan tarafından bu cemaat kuruldu. Süleyman Hilmi Tunahan 50’lerin sonuna kadar devletin bir vaiziydi. 50’lerin sonunda kendi cemaatini kurdu.
Atatürk döneminde şöyle bir şey yapılıyor: Medreseler kapatıldıktan sonra Türkiye’de yaklaşık 700-800 müderris boşta kalıyor. Devrimci Cumhuriyet ‘Biz bunları boşta bırakmayalım. Biz dini eğitime bunları dahil edelim’ diyor. Bu müderrislerin hepsine vaizlik belgesi, imamlık, müezzinlik veriliyor. Camilerde, diyanet, müftülükler bünyesinde görev yapmaya başlıyorlar. Türkiye’de ‘Küçük Amerika’ sürecinin başladığı, 45’ten sonraki süreçte Süleyman Hilmi Tunahan kendini devletten koparmaya başlıyor. Elinde vaizlik belgesi olmasına rağmen, büyük Camilerde vaazlar veriyor. Türkiye’deki o Amerikancı sürecin başlaması, Türkiye’nin NATO üyesi olduğu o süreçte Süleyman Hilmi Tunahan orada yarattığı çevre ile kendi cemaatini kuruyor. Bu yapılanma önce 59’da Süleyman Hilmi Tunahan vefat ediyor, ardından damadı Kemal Kacar cemaatin başına geçiyor. Kemal Kacar eski Adalet Partisi’nden milletvekili. Bu dönemde şirketleşmeye, yurt dışına açılmaya başlanıyor. Özellikle 1980’den sonra bu para ile, yurt dışı gücü ile artık FETÖ benzeri bir yapı haline geliyor. Eski Diyanet İşleri Başkanı Tahir Altıkulaç bu yapıyı en iyi tanıyanlardan birisi; 1980 yılında devlete bir rapor veriyor. Türkiye’de 2 bin öğrenci yurtları olduğu, diyaneti hedef gösterdiklerini ve müftüleri, imamları tehdit ettiklerini söylüyor. 1970-80-90’larda bu yapının artık tehlikeli bir yapı olduğunu görüyoruz. Devletin raporlarında da devlet için tehlikeli olduğuna dair kayıtlar var. 1990’ların sonunda emniyet bir rapor hazırlıyor: o zamanki Fetullahçılar ve Süleymancılar devlet için en tehlikeli 2 yapı. 2002’de bir Genelkurmay Raporu’nda yine Süleymancıların tehdit olduğu söyleniyor. Süleymancılar hakkında bazı raporlar Ergenekon dosyalarına da giriyor. 2016 FETÖ darbe girişiminden sonra diyanet tarafından bir rapor hazırlanıyor ve bu raporda 48 tarikat ve cemaat inceleniyor. Türkiye’de yeni bir FETÖ olmaması için bu incelemeler yapılıyor; orada baz dini gruplar hakkında değerlendirmeler yapılıyor. Mesela diyanetin raporunda Alparslan Kuytul hakkında ‘FETÖ’ye yakın, devlete düşman bir yapı’ değerlendirilmesi yapılıyor. Adnan Oktar hakkında yabancı istihbarat bağı, dini istismar etmesi, kendini Mehdi ilan etmesi gibi ifadeler yer alıyor. Süleymancılar hakkında doğrudan yeni FETÖ deniyor ve yabancı istihbarat bağı ve devlet içinde paralel yapılanması olduğu belirtiliyor.”
‘Türkiye, NATO’nun aparatlarıyla mücadele ediyor’
Türkiye’nin 2014’ten sonra FETÖ, PKK ve yabancı devletlerin güdümünde hareket eden yapılanmalara karşı bir ‘arınma sürecine’ girdiğini dile getiren Arslan, bu yapıların NATO ile bağlantılı olduğunu, Türkiye’deki millî güçlerin ise dış müdahale planlarına karşı mücadele yürüttüğünü belirtti:
“Türkiye 2014’ten sonra bir arınma sürecine başladı. Bu arınma FETÖ, PKK, siyaset içindeki Atlantikçilerle, emperyalistler ile iş birliği yapanlarla mücadele ve buğu kökü dışarıda olan, yabancı devletlerin güdümünde, Türkiye aleyhinde faaliyet yürüten dini yapılanmalarla mücadele noktasına geldi. Toplam bir arınma süreci var. Ama hepsinin ucu NATO’ya dokunuyor. Türkiye aslında NATO’nun aparatları ile mücadele ediyor. NATO’nun Türkiye’de yeni bir iktidar kurma, yeni bir süreç başlatma planı hep var. Türk devleti ve milleti bunlarla mücadele ediyor. FETÖ’nün 40-50 yıldır yaptığı gibi bir süreci artık Türkiye içindeki milli kuvvetler istemiyor. Bu da Türkiye’nin ne kadar NATO üyesi olduğunu ortaya koyuyor. Baktığınızda ülkemizde milli kuvvetler NATO’nun aparatları ile mücadele ediyor.”
‘Mali kaynakları kesilen Süleymancıların faaliyet alanı daralacak’
Yapılanmanın Almanya’da yüzlerce şubeyle örgütlendiğini belirten Arslan, Alihan Kuriş’in faaliyetlerini yurt dışından yönetmek amacıyla Almanya’da yeni bir merkez oluşturmayı planladığını söyledi. Arslan, Şirketlere ve kayıt dışı para kaynaklarına yönelik tedbirlerin Süleymancılar cemaatinin Türkiye’deki faaliyetlerini kısıtlayacağı görüşünde:
“Devletimiz bu yapılanmanın mali kaynaklarını kurutuyor. Bu çok önemli. Özellikle Türkiye’de binden fazla, bazı kesimlerin söylediğine göre bin 500 civarında öğrenci yurtlarının olduğu söyleniyor. Dışarıdan baktığınızda bunların tabelasında ‘öğrenci yurdu’ yazıyor; onlar Kur’an kursu diyorlar ama kendi iç medrese eğitimlerini uyguluyorlar, buna ‘tekâmül eğitimi’ diyorlar. Bu kadar yurt, bu kadar öğrencinin gideri; yemek, gıda, personel maaşı, kiraları, faturaları… Para olmadan bu kadar büyük bir yapı ayakta kalamaz. Devletimiz hem bu şirketlere hem de kara paraya el koydu. Şu an Alihan Kuriş yapılanmasının Türkiye’de parası kalmadı. Parası kalmayan bir yapı nasıl hareket edecek? Para olmadığı için Süleymancıların faaliyet alanı kısıtlanacak gibi görünüyor. Zaten Alihan Kuriş bu operasyonu önceden bildiği için Almanya’ya yığınak yaptı, büyük bir merkez inşa etti ve 100 milyar lira gibi bir parayı da oraya aktardı; zaten yurt dışında da parası var. 1970’lerden beri İslam Kültür Merkezleri Birliği adı altında Almanya’da örgütlüler; 300 şubesi var. Aynı ikinci bir Pensilvanya gibi: Fetullah Gülen nasıl örgütünü yurt dışından yönetti, orada öldü, oraya gömüldü; Alihan Kuriş’in planı da oydu. Ruhani lider gibi oraya gidecekti, bir iktidar değişikliğinde Türkiye’ye geri dönecekti ve Fetullah Gülen’in yapamadığını belki de o yapacaktı. Bunu planladı ama devletimiz buna izin vermedi.”