“ABD Çin’den değil Rusya’dan korkuyor, beklenen savaş Japonya merkezli olacak”

© Sputnik
Abone ol
Barış Adıbelli’ye göre İsrail’in saldırı düzenlediği Suriye, Türkiye üzerinden ‘hizaya sokulmaya’ çalışılıyor. Rusya’nın Pasifik filosunu canlandırmasını engellemek isteyen ABD’nin Çin’den ziyade Moskova’dan ‘korktuğunu’ belirten Adıbelli, Japonya’da artan militarizme dikkat çekerek asıl savaşın burada yaşanacağı görüşünde.
İsrail'in Suriye topraklarına yönelik askeri operasyonları ve hava saldırıları Orta Doğu'da gerilimi tırmandırırken Şam yönetiminin tepkisinin kınama düzeyinde kalması, bölge diplomasisini ve Arap Birliği başta olmak üzere uluslararası mekanizmaların sessizliğini yeniden tartışmaya açtı. Washington'ın kriz enstrümanlarını kullanarak bölgesel denklemi kontrol altında tutma stratejisi Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir sıcak çatışma riskini sınırlandırsa da, Moskova ile yapılan askeri ve siyasi temasların ardından gelen bu hamleler Suriye'yi küresel aktörlerin güç mücadelesinde stratejik bir kurban konumuna getiriyor.
Öte yandan ordu kurma ve askeri kapasitesini artırma arayışına giren yükselen bir milliyetçi Japonya öne çıkarken Tokyo'nun Kuril Adaları düğümü, yüksek teknolojiye dayalı mühimmat üretimi ve bölgesel tehdit algıları üzerinden şekillendirdiği yol haritası, gelecekte yaşanabilecek çatışmaların merkezini Çin'den ziyade Japonya’ya kayabileceği sinyalini veriyor.
Batı Asya’dan Pasifik’e uzanan jeopolitik krizleri, Japon militarizmini ve Suriye’deki gelişmeleri Dr. Barış Adıbelli ile konuştuk.
“Arap Birliği’nden tepki yok, Suriye’nin BM’ye başvurması gerek”
İsrail’in saldırı düzenlediği Suriye’deki devlet yetkililerin tepkisizliğine dikkat çeken Adıbelli, Türkiye’nin bahane olduğu İsrail’in Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’ya mesaj verdiğini kaydetti. Adıbelli’ye göre ABD, Türkiye ile İsrail arasındaki gerginliğin savaşa dönüşmesine izin vermez:
“Suriye bağımsız bir devlet. Şara dünyanın her yerinde muhatap olarak kabul ediliyor. İsrail elini kolunu sallayarak ülkenin üslerini bombalıyor, köyler işgal ediliyor ancak Suriye Dışişleri Bakanı sadece kınıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne hemen başvurmaları gerekiyor. Arap Birliği’ni de acil toplantıya çağırmaları lazım. Türk savaş uçakları sınırı geçti diye Arap Birliği kıyamet koparıyordu ancak şu an İsrail bombalamasına rağmen Arap Birliği’nden tepki yok. Geçtiğimiz günlerde Suriye hükümetinden Rusya ile anlaşmaya dair bir adım gelmişti. O yüzden Türkiye aslında bir bahane. Aslında mesaj Şara hükümetine. İsrail ateşle oynuyor ancak bölgede Türkiye ve İsrail asla karşı karşıya gelmez. Ne konjonktür ne de Amerika buna izin verir. Türkiye, Azerbaycan ile dahi savaşır ancak İsrail ile asla savaşmaz. Meşru müdafaa hakkı doğuracak saldırı olursa o ayrı ancak Amerika bu sürecin savaşa dönüşmesine izin vermez. Aynı Amerika bugün Suriye’de İsrail’e izin de veriyor aynı zamanda. Trump ‘Netanyahu’yu terk etti’ anlatısı var ancak böyle bir şey yok. Gelişmelerin nereye evrileceğini görmek için Amerika ve İsrail’deki seçimleri beklemeliyiz. Eğer Netanyahu giderse yeni liderle bir şeyler yapılabilir. ABD’nin izni olmadan İsrail Suriye’de sinek dahi uçuramaz. Trump’ta iki gerçeklik var. Bir sopa bir havuç. Politikalarının dışında kalınırsa sopayı gösteriyor buradaki sopa da İsrail. Rusya ile yapılan son anlaşmanın bu saldırıda etkili olduğunu düşünüyorum. Rusya ile İsrail ilişkileri iyi ancak sıkıntı ABD’de. Suriye’yi Türkiye üzerinden hizaya sokmaya çalışıyorlar. Tehlikeli bir kumar oynanıyor. Savaş olmaz desek de sınır ihlali yapılırsa bunun bambaşka sonuçları olur. Ancak gerginlik tırmanarak savaşa dönüşmez. Amerika iki ülkeyi de müttefik görüyor. İbrahim Anlaşmaları artık bitti ve artık popüler olan şey Mekke Savunma Anlaşması. Barrack, ‘Türkiye’de çözemeyeceğimiz sorun yok, dost görüyoruz’ dedi. Netanyahu’nun bakışı biraz problemli. Suriye burada kurban seçilmiş durumda. Birileri Suriye’de krizin ortadan kalkmasını istemiyor. Amerika’nın en önemli dış politika enstrümanı kaostur. ABD kaosu ve krizi güzel yönetir. ABD’nin dünyada var olabilmesi için kriz olması gerekiyor”
“Japonya’daki milliyetçi oylarda patlama var”
Batı Asya’daki krize de değinen Adıbelli, Japonya’da milliyetçiliğin giderek arttığını belirterek Putin’in uzattığı barış elinin tutulmadığını hatırlattı. ABD’nin Rusya’nın Pasifik filosunu canlandırmasını engellemek istediğini kaydeden Adıbelli; Çin, Kuzey Kore, Vietnam ve Kamboçya gibi ülkelerin de Rusya’nın yanında olduğunu söyledi:
“Beklenen savaş Çin ile ABD arasında değil Japonya merkezli olacak. Japonya Asya’nın en milliyetçi uluslarından biri. Pasifik’in Nazi Almanyası olarak adlandırılıyorlardı. Sanae Takaiçi’yi ‘Savaş Leydisi’ olarak adlandırıyorum. Japonya’da milliyetçi oy patlaması var. Bu oyla Anayasa’nın ordu kurmayı yasaklayan dokuzuncu maddesinin değiştirilmesi gerekiyor. Bunun için de İsrail’in taktiğini uygulamaları gerekiyor. Tehdit olarak ise Çin, Kuzey Kore, hatta Güney Kore’yi ve nihayetinde Rusya’yı görüyorlar. Ukrayna savaşıyla birlikte Ukrayna’dan Avrupa Birliği’nden daha fazla Ukraynacı bir Japonya gördük. Kuril Adaları meselesi 1945’ten sonra çözülemeyen bir mesele. Bundan dolayı barış imzalanamamıştı. Dondurulmuş krizlerden biri Kuril Adaları’dır. Putin, Japonya’ya barış elini uzattı ancak araya Ukrayna girdi. Kuril Adaları oldukça stratejik. Bu adalar Rusya’nın batmayan uçak gemisi. Rusya, Pasifik filosunu canlandırmaya çalışıyor. Amerika’nın esas amacı Rusya’nın pasifik filosunun canlanmamasını sağlamak. Amerika Çin’den değil Rusya’dan korkuyor. Çin ile yarış yeni başlıyor ancak Rusya ile Sovyet dönemini yaşamış bir Amerika var. Pasifik filosunun yeniden canlanmasını istemeyen bir Amerika var. Sovyetler Birliği Pasifik’te yalnızdı ancak şu an Rusya yalnız olmayacak. Çin, Kuzey Kore, Vietnam ve Kamboçya var. Kıyı şeridindeki tüm bu ülkelerle önemli anlaşmalar imzalandı. Çin filosuyla Rusya filosu birlikte tatbikat yapıyor. Amerika’nın esas korkusu, Japonya üzerinden baskı yapmasının nedeni Rusya’nın sahaya inmesi. Japonya belki şu an doğrudan bir meydan okuma yapamıyor ancak bunu bir gün yapacak. Japonya’nın Tayvan’ı desteklemesinin sebebi adadaki Çinlileri sevmeleri değil Tayvan’ın Çin’in eline geçmesini istememeleri. Japonya bununla uğraşırken bir de Rusya gerçeğiyle uğraşıyor. Putin ziyaret sırasında askeri tatbikatı da izledi. Japonya ile kriz halinde bazı yerler askerileştirilecek. Japonya’nın hamlesi boş değil bir yol haritası var. Japonya iç kamuoyu Takaiçi üzerinde baskı oluşturuyor. 90’larda ‘Hayır diyebilen Japonya’ meşhurdu. ‘Hayır diyebilen Japonya’, önemli bir milliyetçi çıkıştı. Japonya pasifist, zengin bir ülke. Bu zenginliğe rağmen ‘Büyük güçlere hayır’ diyebilen milliyetçi Japonya arzusu var.
“Savaş suçlularını ziyaret etmek Çin, Kuzey ve hatta Güney Kore’ye hakaret”
Yasukuni Tapınağı’ndaki savaş suçlularının ziyaret edilmesini Çin, Kuzey ve Güney Kore’ye hakaret olarak okuyan Adıbelli, Japonya’nın Ukrayna desteğine de vurgu yaptı:
“Japonya’daki milliyetçiliği Pentagon desteklemiyor. Amerika’nın patriot füzeleri bitti. Japonya’nın Mitsubishi Heavy Industries firması oldukça güçlü. Bunlar da Amerika’ya patriot üretiyor. İsrail’e de füze gönderdiler. Japonya balistik füzede çok ilerde. Hipersonik füzeyi Rusya ve Çin edindikten sonra Amerika da denedi ancak yapamadı. Bunu Japonya ile yapabildiler. Seri üretime geçemediler. Japonya’nın Amerika’ya silah satabilmesi için önündeki engeller kaldırıldı. Amerika Japonya’yı kendisi için bir silah üreticisi olarak görüyor ancak Japonlar Amerika’ya üretirken kendilerine de üretiyorlar. Japonya, ‘NATO ülkeleriyle yaptığın gibi bize bomba ya da silah yapma izni ver’ dedi. Japonya’nın 24 saatte binlerce başlık yapabilecek teknolojisi var. Ellerinde o kadar malzeme var. 400 başlıklı bir Japonya olsa dahi Pasifik’te neler yaşanır tahmin etmek zor. Eski başbakan ‘Benim çocukluğum babaannemin bana felaketlerde olanları anlatmasıyla geçti’ dedi. Japonya’da bütün kuşaklar bu hikayeyi hala dinliyor. Harakiri basit bir mesele değil. Japonya’daki onurlu ulusun beraberinde getirdiği intikam arayışı da var. Adolf Hitler, Almanya’daki onuru kurtarma adına halk tarafından desteklenmişti. Takaiçi de aynı şeyi söyledi. Bu, ekonomik olarak üçüncü ya da dördüncü olmanın onuru mu yoksa 1945 öncesinin hesabı mı sorulacak? Yasukuni Tapınağı’nda olaylar var. A sınıfı savaş suçluları Yasukuni’de yatıyor. Burada Tokyo Mahkemesi’nde yargılanıp idam edilen generaller var. Bunlardan bir tanesi Şinzo Abe’nin dedesi. Bunları ziyaret etmek Çin, Kuzey ve Güney Kore’ye göre hakaret. Rusya Japonya ile karşı karşıya gelmek istemiyor. Putin, defalarca Japonya ile ilişkileri geliştirmek istedi. Sibirya’daki doğalgazda Japonya da talepte bulundu. Japonya da enerji projelerinin içinde. Rusya, Japonya’ya tarihsel düşmanlık gütseydi Japonya bu projelerde hiç gündeme gelmezdi. Putin barış eli uzattı ancak Japonya Amerika’nın da desteğini alabilmek adına Ukrayna’ya destek verdi. Biden ile Japonya arasındaki ikili anlaşmalar, üçlü ittifaklar sulara gömüldü. Trump Japonya’ya paye vermiyor.”

