- Sputnik Türkiye, 1920
YERİ VE ZAMANI
Ekonomiden siyasete, dış politikadan spora, dünya ve Türkiye’de olup bitenler sonuçlarıyla Güçlü Özgan ile Yeri ve Zamanı programında konuşuluyor.

Sendikalar, MEB genelgesine tepkili

yeri ve zamanı
yeri ve zamanı - Sputnik Türkiye, 1920, 20.08.2026
Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programının bugünkü konusu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımladığı yeni eğitim genelgesi oldu. Özgan, genelgede kayıt ücreti alınmayacağının açıkça belirtilmesine rağmen uygulamanın nasıl işleyeceğine ilişkin soru işaretleri bulunduğunu belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımladığı yeni genelge, okullarda kayıt ücretinden güvenlik önlemlerine, veli görüşmelerinden eğitim çalışanlarının önlük giymesine kadar birçok yeni düzenlemeyi gündeme getirdi. Genelgeye yönelik eğitim sendikalarının eleştirileri de dikkat çekti.
Gazeteci Güçlü Özgan, genelgeyi değerlendirerek özellikle kayıt ücreti alınmayacağı yönündeki düzenleme, okullarda alınacak yeni güvenlik önlemleri ve öğretmenlere yönelik uygulamalara vurgu yaptı.
Özgan, şöyle konuştu:
“Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için tüm okullara bir genelge gönderdi. Genelgeye ilişkin tartışmalar ve itirazlar da var. Ancak genelgenin ilk ve en önemli maddelerinden biri, özellikle kayıt ücreti tartışmalarının önüne geçmeyi amaçlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, velilerden kayıt ücreti alınmayacağını açık ve net şekilde ifade ediyor. Olur mu, olmaz mı? Tecrübelerimiz bize şunu söylüyor: Biz profesyonel Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Bunu görünce insanın içinden “Bakalım, inşallah” demek geçiyor. Peki Milli Eğitim Bakanlığı'nın genelgesinde başka neler var? Örneğin güvenlik meselesi dikkat çekiyor. 30 bin yeni bahçe görevlisinin, dokuz aylık sözleşmeyle ve asgari ücretle istihdam edilmesi planlanıyor. Burada benim kafamda bir soru işareti var. Önyargılı olmayalım elbette ama çocukların yanında çalışacak bu kişilerle ilgili nasıl bir soruşturma ve güvenlik süreci işletilecek? 30 bin kişi az bir sayı değil ve alımların oldukça hızlı gerçekleşeceği anlaşılıyor. Bu nedenle güvenlik mekanizmasının nasıl işletileceğini doğrusu merak ediyorum. Genelgeye baktığımızda ağırlıklı olarak güvenlik odaklı bir düzenleme görüyoruz. Okullarda giriş ve çıkışlar kontrollü sağlanacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak düzenlemeler yapılacak ve bakım-onarım çalışmaları gerçekleştirilecek. Okul güvenliğini veya öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek konulardaki ihbar ve şikayetlere karşı da önlem alınacağı belirtiliyor. Ancak bu önlemlerin neler olduğu, benim görebildiğim kadarıyla, daha detaylı şekilde açıklanmamış. Olumsuz davranışların fiile ve suça dönüşmesini engellemek amacıyla ilgili kurumlarla birlikte önlem alınacağı ifade ediliyor. Daha önce pek çok il ve ilçede okullarda yaşanan saldırılara tanıklık ettik. Öğrencilerin öğretmenlere yönelik saldırıları da oldu. Bu olayların ardından yürütülen yargı süreçlerinde öğrencilerin geçmişlerine ilişkin pek çok detay ortaya çıktı. Hatta bazı durumlarda okul yönetimlerinin gerekli önlemleri almadığı yönünde eleştiriler de gündeme geldi. Anladığım kadarıyla Milli Eğitim Bakanlığı, yeni genelgeyle biraz da bu tür durumların önüne geçmek istiyor. Veli görüşmeleri konusunda da yeni bir düzenleme var. Artık veliler istedikleri zaman okula gidemeyecek. Ülke genelinde bir okul randevu sistemi oluşturulacak ve veliler bu sisteme girerek randevu almadan okula alınmayacak. Bir başka dikkat çekici düzenleme ise eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanlarının görevlerini yerine getirirken önlük giymesinin zorunlu hale getirilmesi. Herhalde burada okulda görev yapan kişilerle diğer kişilerin daha kolay ayırt edilmesi amaçlanıyor. Ancak genelgeye yönelik eleştiriler de var. Eğitim-İş'in değerlendirmesine göre bu düzenlemeler, eğitimdeki yapısal sorunları gidermek yerine öğretmenler üzerindeki denetim mekanizmasını sertleştiriyor ve denetim koşullarını ağırlaştırıyor. Eğitim-İş, öğretmenlerin yoksullaşması, okulların personel açığı, kalabalık sınıflar, öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik, eğitimde eşitsizlik ve giderek ağırlaşan çalışma koşulları gibi sorunlara çözüm üretilmediğini savunuyor. Sendikaya göre öğretmenin önlüğünden telefon kullanımına, veli görüşmelerinden kullanacağı dijital platforma, görev yapacağı okuldan çalışma alanına kadar pek çok noktaya uzanan bir müdahale ve denetim düzeni oluşturuluyor. Öğretmenlerin ve öğretmen sendikalarının genelgeye yönelik temel eleştirilerinden biri de bu yönde.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала