"Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye için bir sıçrama tahtasıdır"

Abone ol
Gazeteci Ceyhun Bozkurt, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürece yönelik eleştirilerin önemli bölümünün algı operasyonlarına dayandığını savunan Bozkurt, terörle mücadelenin yalnızca duygularla değil akılcı politikalarla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Gazeteci Ceyhun Bozkurt, Bölgenin Kalbi programında "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik eleştirilerin önemli bölümünün dezenformasyona dayandığını söyledi. Bozkurt, örgüt üyelerine ilişkin düzenlemeler konusunda kamuoyunda yanlış bilgiler dolaşıma sokulduğunu belirterek sürece ilişkin algıları anlattı.
Terörle mücadelede duygusal yaklaşımın anlaşılabilir olduğunu ancak sürecin akılcı bir zeminde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bozkurt, Türkiye'nin terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini söyledi.
Bozkurt şunları söyledi:
"Neredeyse her büyük aileden bir şehit çıkmış bir coğrafyadayız. Askerimiz, polisimiz, korucumuz, öğretmenimiz, memurumuz, vatandaşımız... Çok sayıda şehit verdik. Hepimizin duygusal olması son derece doğal. Ama aynı zamanda terörle mücadele akılla da yürütülür. PKK'nın hiçbir şey kazanmadan tamamen feshedilmesini istemez misiniz? Başka bir şehit vermeden bu sürecin tamamlanmasını istemez misiniz? İki yıl, beş yıl daha mücadele edip yüzlerce yeni şehit vermek yerine örgütün kendisini feshetmesi Türkiye açısından olumsuz bir durum değildir."
"Sürece karşı çıkan dört grup görüyorum"
"Terörsüz Türkiye" hedefinden rahatsız olan dört farklı kesim bulunduğunu belirten Bozkurt, bunların duygusal yaklaşanlar, yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı çevreler, siyasi çıkar peşinde koşanlar ve terörden beslenen yapılar olduğunu söyledi.
Bozkurt şunları söyledi:
"Terörsüz Türkiye'den rahatsız olan dört grup görüyorum. Birincisi duygusal yaklaşanlar. Onlara kızmıyorum çünkü onların hassasiyetini anlıyorum. Ama bunun dışında yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı çevreler, siyaseten çıkar peşinde olanlar ve terörden beslenen yapılar da süreci sabote etmeye çalışıyor."
"Öcalan çıkacak iddiası doğru değil"
Süreçle ilgili kamuoyunda dolaşan "Abdullah Öcalan tahliye edilecek" iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan Bozkurt, bu yöndeki söylemlerin kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ileri sürdü.
Bozkurt şunları söyledi:
"En başından beri söylüyorum; Öcalan çıkmayacak. Bunu söyleyenler yalan söylüyor. Öcalan'ın dışarı çıkması değil, cezaevi şartlarının iyileştirilmesi konuşuluyor. Devlet de güvenlik gerekçeleriyle böyle bir tahliyenin mümkün olmadığını ifade etti."
"Kanlı eylemlere katılanlar kapsam dışında"
Bozkurt, Meclis gündemindeki düzenlemenin kamuoyunda iddia edildiği gibi örgütün tüm mensuplarını kapsamadığını şu sözlerle anlattı:
"Katiller affedilmeyecek. Kanlı eylemlere katılanlar bu düzenlemenin kapsamında değil. Lider kadroyu da kapsamıyor. Sosyal medyada ya da televizyonlarda 'şu katil serbest kalacak' diyenler açıkça yalan söylüyor."
Bozkurt, Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinde etkin pişmanlık hükümlerinin zaten uzun yıllardır bulunduğunu da hatırlattı.
"Türkiye'nin üniter yapısı değişmeyecek"
Süreç üzerinden Türkiye'nin üniter yapısının değişeceği yönündeki iddiaları da reddeden Bozkurt, bunun hukuken ve siyaseten mümkün olmadığını söyledi:
"İlk dört madde değişecek, üniter yapı değişecek diyorlar. Akıl var, mantık var. Böyle bir şey mümkün değil. Silahla yapılamayan siyasetle de yapılamaz."
"10 Ağustos, Sevr'e verilen bir yanıttır"
Bozkurt, sürecin Türkiye açısından tarihi önem taşıdığını belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye için bir sıçrama tahtasıdır. 10 Ağustos'ta atılan adımı, Türkiye'ye dayatılan Sevr anlayışına verilmiş önemli bir cevap olarak görüyorum. 10 Ağustos'umuzu temizledik."
