Süleymancılara operasyon: Kuriş neden gizlendi?

Alihan Kuriş
Alihan Kuriş - Sputnik Türkiye, 1920, 14.08.2026
Abone ol
Fethi Yılmaz ve Selin Yazıcı'nın sunduğu Gündem Özel programında, Süleymancıların tarihi, Türkiye'deki yapılanması ve son dönemde cemaatin üst yönetimine yönelik gerçekleştirilen operasyon ele alındı. Programa Aydınlık Gazetesi Muhabiri Kaan Arslan ve BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı katıldı.
Programda, Süleymancıların lideri Alihan Kuriş'in operasyon sırasında farklı bir adreste gizli bir bölmede bulunması, cemaatin devlet içerisindeki yapılanmasına ilişkin iddialar, operasyonun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesi ve gözaltı listesindeki isimler değerlendirildi.
Aydınlık Gazetesi Muhabiri Kaan Arslan, Alihan Kuriş'in operasyon sırasında bulunduğu yere ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Kuriş'in operasyonu önceden öğrenmiş olabileceğini savunan Arslan, şöyle konuştu:
"Alihan Kuriş'in önce mevcut ikametinde değil de ikinci adreste gizli bir bölmede bulunması ve telefonunu ilk adreste bırakmasının iki sebebi olabilir. Birincisi, neden böyle bir şeye başvuruyor? Demek ki operasyonu öğrenmiş. İçerideki bir köstebekten bilgi almış olabilir. İkincisi de Alihan Kuriş cep telefonunu ilk adreste bırakmış. Panikle mi unuttu, yoksa polis baskını olacağını bile bile polisleri yanıltmak için sinyalin olduğu yere gitsinler diye mi bir plan yaptı? Burada bir plan içerisinde olduğu görülüyor. Hazırlığını yapmış, muhtemelen yakalanmasaydı da kaçacaktı."
Süleymancıların devlet içerisindeki yapılanmasına ilişkin iddiaları da gündeme getiren Arslan, cemaatin özellikle 15 Temmuz sonrasında FETÖ'den boşalan kadrolara yerleştiğini öne sürdü.
"Süleymancıların uzun süredir emniyette paralel bir yapılanma girişimi vardı. FETÖ gibi bir yapılanmadan söz ediyoruz. 15 Temmuz'dan sonra FETÖ'den boşalan yerlere Süleymancıların akın akın girdiğini görüyoruz. Emniyette de yapılandıklarını görüyoruz."
Arslan ayrıca Alihan Kuriş'in siyasi bir projenin parçası olduğu yönündeki iddiasını da dile getirdi. Arslan'ın bu bölümde ileri sürdüğü, İBB ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde çok sayıda Süleymancının işe alındığı yönündeki iddialar programda herhangi bir bağımsız doğrulama sunulmadan aktarıldı.
Süleymancıların yapılanmasının merkezinin İstanbul olduğunu belirten Arslan, cemaatin Kısıklı ve Ümraniye'deki yapılanmasına dikkat çekerek operasyonun Ankara'dan yürütülmesinin de soru işaretleri yarattığını söyledi:
"Süleymancıların merkezi İstanbul'dur. Ümraniye ve Kısıklı'dır. Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın Kısıklı'da köşkü vardır. Cemaat üyeleri oraya gider. Cemaat Ümraniye'deki yurttan yönetilir. Merkez İstanbul'da, Alanya'da cemaat çok kuvvetli ama soruşturma Ankara'da yapılıyor. Burada da bir şeyler anlaşılıyor. Demek ki orada birileri var ki Ankara'da yapılmış."

İsmail Arı: Operasyon cemaatin beyin takımına yönelik

BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı ise operasyonun doğrudan Süleymancılara değil, savcılığın ifadesiyle "Alihan Kuriş Suç Örgütü" yapılanmasına yönelik yürütüldüğünü belirtti.
Arı, gözaltı listesindeki isimlere bakıldığında operasyonun cemaatin üst yönetimini hedef aldığının görüldüğünü savundu:
"Savcılık da 'Alihan Kuriş Suç Örgütü' olarak bahsediyor. Gözaltı listesinde cemaatin yargı kanadından isimler, birkaç iş insanı ve cemaatin lideriyle merkez kadrosu var. Bu operasyon cemaatin beyin takımına yönelik."
FETÖ operasyonlarıyla Süleymancılara yönelik soruşturma arasında önemli bir fark bulunduğunu belirten Arı, cemaatin binlerce yurdu bulunmasına rağmen bu yapılara yönelik kapsamlı bir el koyma veya kayyum uygulaması olmadığını söyledi.
"FETÖ'ye dönük operasyondan farklı bir durum var. Süleymancıların üç binden fazla yurdu olduğu biliniyor ancak bunların hiçbirine el konulmadı. Derneklerine ve vakıflarına kayyum atanmadı. Cemaatin bilinen özel hastanesinin şirketine ve birkaç gıda şirketine el konuldu. Bunun dışında bir adım atılmadığını görüyoruz."
Arı, 2016'dan bu yana Süleymancılar ile iktidar arasında ciddi bir siyasi gerilim bulunduğunu öne sürerek, cemaatin muhalif kanadında yer alan eski AKP milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun'a dikkat çekti.
"2016'dan bu yana Süleymancılarla iktidar arasında ciddi bir kavga var. Fatih Süleyman Denizolgun cemaatin muhalif kanadının başındaki isim. Herkes cemaati Denizolgun'un yönetmek istediğini düşünüyor. Süleymancılar iktidara destek vermiyorlardı, bu herkesin malumu. Cemaatin yönetimi değiştiriliyor gibi görünüyor. Ancak bunun ne kadar başarılı olacağını bilemiyoruz."

“Süleymancılar diğer cemaatlerden farklı şekilde örgütleniyor”

Süleymancıların kapalı örgütlenme biçimine de dikkat çeken İsmail Arı, cemaat lideri Alihan Kuriş'in kamuoyu önünde çok az görünmesinin dikkat çekici olduğunu söyledi.
"Bir cemaatin faaliyetlerinin bu kadar kapalı olması tuhaf bir durum. Cemaat mensupları sosyal medya dahi kullanmıyor. Kuriş'in üç kare fotoğrafı dışında fotoğrafı dahi yok. Diğer cemaatlerde liderler mensuplarla sık sık bir araya gelir ve görüntüler yayınlanır. Süleymancılarda böyle bir durum yok."
Kısıklı'daki köşk ve el konulan Hisar Hastanesi çevresindeki yapılanmaya da değinen Arı, cemaatin ibadet ve sohbet faaliyetlerinin kamuya açık alanlardan farklı şekilde yürütüldüğünü öne sürdü.
"Kısıklı'da bir köşkleri var. Bir de el konulan Hisar Hastanesi var. Bunun arkasındaki Kur'an kursunda Kuriş'in namaz kıldırdığı belirtiliyor. Sohbetlere çok az insan katılıyor. Namazlarını Diyanet'in imamının arkasında değil, kendi Kur'an kurslarında kılarlar."
Operasyonun neden şimdi gerçekleştirildiği sorusunun ise yanıtlanmasının güç olduğunu belirten Arı, soruşturmanın Ankara'dan başlatılmasına dikkat çekti:
"Operasyon neden şimdi yapıldı sorusuna yanıt vermek çok zor. Türkiye'de artık başka bir yargı pratiği var. Öte yandan gözaltı listesinde yer alanların yüzde 70'inin İstanbul'da olduğu belirtiliyor ancak operasyonu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı başlattı."
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала