Ankara’da oturma eylemi yapan gaziler: ‘Hükümet tarafından bilgilendirilmiyoruz, açlık grevi gündemimizde’

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konuğu, Gaziler Platformu Sözcüsü Soner Bardakçı oldu. Bardakçı, er gazi ve şehit yakınlarının Ankara’da devam eden eylemlerini ve taleplerini anlattı, “Açlık grevi düşüncemiz var” dedi.
Gaziler Platformu Sözcüsü Soner Bardakçı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında gazi olan erlerin özlük hakları konusunda yaşadıkları sorunlara dikkat çekti.
Ankara’da 18 gündür eylem yaptıklarının altını çizen Bardakçı, taleplerinin karşılanmaması halinde açlık grevi seçeneğini değerlendirdiklerini söyledi.
Yeri ve Zamanı’nda gazeteci Güçlü Özgan’ın sorularını yanıtlayan Bardakçı, şöyle konuştu:
“Biz 3713 terörle mücadele er gaziler olarak 18 gündür parkta protez bacağımız yastığımız oldu, kartonlarımız yorganımız oldu. Şu ana kadar bir hükümet yetkilisi ya da devletin bir memuru dahi gelip siz burada ne arıyorsunuz, ne istiyorsunuz denilmedi. İki gazinin biri er diğeri muvazzaf subay ya da astsubay, ikisi de aynı cephede aynı kurşunla yaralanıyor. İkisi de gazi oluyor, birisi özlük haklarından yararlanıyor, diğeri emekli olmuş vatandaş gibi hiçbir özlük hakkından yararlanamıyor. Türkiye’nin 81 ilinden arkadaşlarımız buraya geldi. Biz devletimizden Ankara’nın tapusunu almaya gelmedik. Sadece muhalefet partileri geldi. Er şehidimizin ailesi ve rütbeli şehidimizin ailesi arasında farklar var, aldıkları maaşlar arasında uçurum var. Hükümet tarafından bilgilendirilmiyoruz. Özlük hakkı neyse ondan yararlanmak istiyoruz. Açlık grevi yapma konusu da düşünülüyor ve zaman zaman aramızda konuşuluyor. Bizler gönüllü gazileriz, vatanımızı karşılıksız sevdik. Anamız elimize kına yakarken gazi ol şehit ol dediler, gazi ol da hak arayışında ol demediler. Biz vatanımızı karşılıksız seven kişileriz, kaderimizde varmış bunlarla karşılaştık. Yine de vatan sağ olsun. Yayına katılmadan on dakika önce altımda karton bir battaniyeyle yatan bir gazi olarak beni ve arkadaşlarımı üzüyor. Görmezden gelinmemiz canımızı yakıyor. Bugün yarın deyip durdular, dört yıldır bitmeyen bir çalışma var artık canımıza tak etti. Bize mültecilere yapılan şekilde kimi battaniye kimi yastık getiriyor, vatandaş evindeki pişmiş çorbasını getiriyor. Bu gerçekten kanımıza dokunuyor”

