- Sputnik Türkiye, 1920
ANKARA FARKI
Türkiye’nin iç ve dış politikasında yaşanan gelişmelerin özel konuklarla birlikte masaya yatırıldığı ve Ankara’nın nabzının tutulduğu İsmet Özçelik’le Ankara Farkı, her salı ve perşembe Radyo Sputnik’te.

CHP’li Gürsel Tekin: CHP'deki ayrışma ‘müteahhitler ile müşahitler’ arasında

Ankara Farkı
Ankara Farkı - Sputnik Türkiye, 1920, 24.07.2026
Abone ol
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, CHP’deki ayrışmanın ‘müteahhitler ile müşahitler’ arasında yaşandığını söyledi. Özgür Özel yönetimini parti içi hukuku işletmemekle eleştiren Tekin, istifa eden isimlerin CHP’nin olanaklarını kullanmasına ve parti demirbaşlarını götürmesine de tepki gösterdi.
CHP’nin 2023 kurultayının mahkeme kararıyla iptal edilmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa dönmesi, parti içindeki ayrışmayı kopma noktasına taşıdı. Genel başkanlık görevini kaybeden Özgür Özel’in CHP’den ayrılarak yeni parti kuracağını açıklamasının ardından bazı milletvekilleri ve parti yöneticileri de istifa ederek yeni oluşuma katılma kararı aldı.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programında sürecin nasıl geliştiğini ve parti içindeki ayrışmayı değerlendirdi.

‘İstifa edenler hala CHP olanaklarını kullanıyor’

CHP’den istifa ederek yeni parti adımları atan isimlerin hala CHP’nin oda ve araçlarını kullandığını belirten Tekin, bu durumu siyasi etik ve nezaket kurallarıyla bağdaştıramadığını söyledi:

“Ben partinin okulunda yetişen bir insanım. Çokça süreçlere tanıklık ettim. Partide ayrılıklar, birleşmeler oldu, zaman zaman kongrelerimiz oldu. Ama asla ve asla böyle bir şey hiç görmedim. Galiba bir daha da hiçbirimiz görmeyeceğiz, göremeyeceğiz. Hiçbir nezaket, hiçbir siyasi etik kural yok. İki gün önce istifa edip parti kuranlar buna rağmen CHP odalarını, aracını kullanacaksınız… Bunu izah edemiyorum, bir şey de diyemiyorum. Sonuçta bu arkadaşlarımızla uzun süre aynı siyasi partide siyaset yaptık. Ama bunlar etik kurallar değildir, çok ayıptır, çok günahtır.”

‘Bugüne kadar rakiplerimiz CHP’yi yolsuzlukla suçlamamıştı’

CHP yöneticilerinin geçmişte siyasi rakipleri tarafından bile yolsuzlukla suçlanmadığını belirten Tekin, “CHP’nin en büyük özelliği ahlaki üstünlüğüydü. Ne Demirel’in ne Erbakan’ın ne de Özal’ın ağzında CHP yöneticileri ile ilgili en ufak bir olumsuzluk duymadım. Ta ki 2003’te bir gazetenin manşetinde Sayın Baykal’ın İsviçre bankalarında parasının olduğu haberleri üzerine Sayın Baykal hiç bağırıp çağırmadı. Sadece dünyadaki bütün bankalara ‘Benim çocuklarımın, ailemin bankalarınızda parası varsa bir nüshası bana, diğeri de MASAK’A bildirilsin’ dedi. Sonrasında dünyadaki bütün bankalarda bir kuruş parası olmadığı ortaya çıktı” diye konuştu.

‘Özel iç hukuku işletseydi bu tartışalar yaşanmazdı’

Özgür Özel yönetimini parti içi denetim mekanizmalarını işletmemekle eleştiren Gürsel Tekin, iç hukuk zamanında devreye sokulsaydı kurultaya ilişkin butlan tartışmaları dahil mevcut sorunların yaşanmayacağını savundu:

“Değişimci olarak kendisini takdim eden Sayın Özgür Özel ve onun etrafındaki milletvekillerine soruyorum: 76 tane itirafçı olur mu? Bunlar da kendi arkadaşları. Örneğin Turgut Koç; Sayın Özgür Özel’in, Sayın Veli Ağbaba’nın çok yakın arkadaşları, aynı zamanda kurultay delegesi. Şu anda itirafçı. Bu vatandaş 46 belediyeye girmiş. Bunu sağlayan kılavuz Veli Ağbaba ile Özgür Özel. Aziz İhsan Aktaş 37 belediyemize girmiş. Ben CHP’de çok kudretli görevler yaptım. Belki bir fakir fukaranın çocuğunu işe sokabilmişsem odur. 37 belediyede Aziz İhsan Aktaş iş alacak, sonra döneceksiniz ‘Aziz İhsan Aktaş iftiracı’ diyeceksiniz. Aziz İhsan Aktaş’ın 37 belediyeye girmesini sağlayan kılavuz kim? Onu neden araştırmıyorsunuz? Bu tablonun karşısında iç hukukunuzu işletmiş olsaydınız bu yaşanan sorunları partiden bertaraf etseydiniz ne butlan ne de başka bir şey ile karşı karşıya kalırdık.”

‘Pazarlamacı Burhan’ taktiği izliyorlar’

CHP’den ayrılan isimlerin toplantılardaki katılım sayılarını olduğundan fazla göstermeye çalıştığını savunan Tekin, bu tutumu “Pazarlamacı Burhan” taktiğine benzeterek siyasetin ciddiyet gerektirdiğini söyledi:

"Rahmetli pazarlamacı Burhan vardı. Çok yetenekli bir pazarlamacıydı. Şimdi arkadaşlarımız tam da Burhan pazarlama gibi. Bugün bile toplantı yapıyorlar. Sayın Özel odada oturuyor. Milletvekili sayısına göre önce 'Sayın Özgür Özel toplantıya katılmayacak' diyorlar. Yani kendilerinin abartmış olduğu milletvekili sayısı olmuş olsaydı inecekti. Bunlar doğru yöntemler değil. Siyaset ciddiyet isteyen bir iştir. Ömrümüz yeterse inşallah tayinli atamalı sistemi bitireceğiz. Seçim millet iradesi ile olur. Tayinli atamalı sistem Türk siyasetini lime lime etti. Parlamentoda en az 70-80 milletvekili akraba. Böyle bir siyaset olur mu? Millet iradesi kendi belediye başkanını, kendi milletvekilini seçsin. Emir kulu milletvekili olur mu Allah aşkına? Bugün neyi vadedip etmediklerinin bir önemi yok; CHP aslanlar gibi ayakta. Ben inanıyorum ki CHP’nin sağduyulu insanları partiden ayrılmayacaklar.”

‘CHP'deki ayrışma müteahhitler ile müşahitler arasında’

CHP’de yaşanan ayrışmanın bir parti içi kavga olmadığını savunan Tekin, tartışmayı ‘müteahhitler ile müşahitler arasındaki ayrışma’ sözleriyle tanımladı. CHP’nin kurumsal kimliğinin korunması için adı çeşitli iddialarla anılan kişilerle yolların ayrılmasını ise ‘hayırlı bir iş olmuştur’ sözleriyle değerlendirdi:

"103 yıllık tertemiz mazisi olan bir siyasi parti Aziz İhsan Aktaş, Adem Soytekin, Turgut Koç ile konuşuluyorsa buna sebep olan insanlarla bizim mutlaka ayrışmamız lazım. Aksi takdirde Sayın Kılıçdaroğlu'nun dediği arınmayı muhafaza etmemiz mümkün değil. İnsanlar CHP'liler birbirleriyle kavga ediyorlar zannetmesin. Müteahhitler ile müşahitler arasında bir ayrışma var. 6 Ok gömleğini hiç giymediler. Bütün bunlara baktığımızda bu ayrılık CHP'nin kurumsal kimliği konusunda hayırlı bir iş olmuştur."

‘Demirbaşlara el koymak suçtur, yargıda hesabını verirler’

Parti demirbaşlarının kamu kaynaklarıyla alındığını belirten Tekin, bu eşyaların götürülmesinin ve resmi kayıtların yok edilmesinin suç teşkil edeceğini söyledi:

“Bu maalesef birçok yerde yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Siyasi partiler kamu malıdır. Bizim aldığımız kaleminden sandalyesine, masasına kadar hazinenin bize ödediği para ile satın alıyoruz. Özellikle burada sağduyulu CHP’lilere çağrıda bulunmak istiyorum: Bir, envanter; iki, karar defteri; üç, harcama defteri. Eğer bunları yok ederseniz cezası çok yüksektir. Nasıl buna el uzatılır? Partinin demirbaşlarını alıp götürmek kapkaççılıktır, talancılıktır. Herkesi uyarıyorum. Kim yapmışsa bunun hesabını verecektir. Kimse kusura bakmasın. 6 Ok gömleği giyen kimse bu gördüklerimizi yapmaz.”

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала