- Sputnik Türkiye, 1920
FETHİ YILMAZ’LA YAZI-YORUM
Köşe yazılarında gözden kaçan ayrıntıları, perde arkasında neler yaşandığını, saklanmak isteyen gerçekleri anlatan program Yazı-Yorum

Habertürk nereye koşuyor: Haber mi, propaganda mı?

yazı-yorum
yazı-yorum - Sputnik Türkiye, 1920, 23.07.2026
Abone ol
Gazeteci Fethi Yılmaz, Habertürk'te Ukrayna krizine ilişkin yayınlanan dosyayı eleştirerek çatışmanın nedenleri ve arka planının görmezden gelindiğini savundu. Yılmaz, “Nasıl başladığını anlatmadan yapılan yayın haber değil, propagandadır” dedi.
Gazeteci Fethi Yılmaz, Yazı-Yorum programında Habertürk'te yayınlanan ve Ukrayna'daki çatışmanın sonuçlarını konu alan bir dosyayı eleştirdi. Yılmaz, çatışmalarda hayatını kaybedenlerin mezarlarının gösterilerek yapılan yayında çatışmanın nedenleri ve başlangıcına ilişkin hiçbir bilgi verilmediğini belirterek, bunun gazetecilik değil propaganda olduğunu söyledi.

“Çatışmanın nasıl başladığı yok”

Yılmaz, Ukrayna'daki çatışmanın yalnızca ölümler ve mezarlıklar üzerinden anlatılmasının eksik bir yayıncılık anlayışı olduğunu ifade etti.
Yılmaz şunları söyledi:
“TMSF'nin el koyduğu Habertürk'te, Sena Alkan'ın sunumuyla ‘Savaşan Ukrayna’ isminde bir dosya yapılıyor. Ukrayna'da, Kiev'de bir mezarlıkta dosya yapıyor. Mezarlar, bu çatışmada ölen insanların mezarları. Arkada, olayı daha dramatik hâle getirecek bir müzik var. ‘Yüz binlerce Ukraynalı öldü. İşte 20 yaşında çocuklar...’ diye anlatılıyor. Doğru mu? Doğru. Ama bunu Kiev'de, mezarlıkta haber diye sunmak doğru mu? Değil. Bu bir propaganda. Çünkü sürecin nasıl başladığı yok. Çatışmayı kimin başlattığı yok. Finanse edenler yok. Bunların hiçbiri yok.”

Odessa'daki olaylara dikkat çekti

Yılmaz, Ukrayna'daki çatışmanın geçmişine ilişkin bazı olayların görmezden gelindiğini belirterek, 2014 yılında Odessa'daki Sendika Evi'nde yaşanan ölümleri örnek gösterdi.
Yılmaz şunları söyledi:
“2 Mayıs 2014 tarihinde Odessa'da, Sendika Evi'nde onlarca insan öldürülüyor, hatta diri diri yakılıyor. Bakın, nasıl başlamış. Bu bilgilere erişmek zor değil ama istemek lazım. Gerçeği söyleme ihtiyacı duyması lazım insanın. Var mı böyle bir çaba? Yok. Çünkü amaç propaganda yapmak.”

Sena Alkan’ın eşi kim?

Yılmaz, 2022 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen Rusya-Ukrayna görüşmelerini de hatırlatarak, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin ardından yaşanan gelişmelerin de yayınlarda ele alınması gerektiğini savundu.
Yılmaz şunları söyledi:
“2022 yılında İstanbul'daki Rusya-Ukrayna görüşmelerinde bir barış anlaşması imzalanmıştı. Sonra ne oldu? Dönemin İngiltere Başbakanı Ukrayna'yı masadan kaldırdı. Avrupa Birliği de bu anlamda destek verdi ve bu çatışma hâli, bu savaş hâli başladı. O yüzden şimdi bu dosyada ne yok? Bunların hiçbiri yok. O yüzden şimdi Sena Alkan'ın, tırnak içinde, haber dediği bu dosyada ne yok? Bunların hiçbiri yok. Peki neden yok? Biraz kurcaladığımızda, Sena Alkan'ın soyadının yanında bir soyadı daha var: Aktürk. Eşi kim peki? Sena Alkan'ın eşi, Avrupa Birliği danışmanı Hüseyin Aktürk. Biraz şimdi tablo netleşiyor mu? O bulanıklık hâli kayboluyor değil mi? Hüseyin Aktürk 2010 yılında ABŞ'yi kurarak STK'lara, üniversitelere ve kurumlara proje danışmanlığı yapıyor. Türkiye'nin en çok ziyaret edilen AB fonları ve uluslararası kariyer platformunun da yönetici ortağı. Kalkınma politikaları ve AB hibe yönetimi üzerine de içerikler üretiyor. Şimdi böyle birinin eşi olunca da herhâlde haber değil, propaganda yapılıyor. Çünkü sadece propaganda var.”

“Haber değil, propaganda”

Yılmaz, çatışmanın nedenlerine ilişkin kapsamlı bir çerçeve sunulmadan yapılan yayınların haber niteliği taşımadığını belirterek, gazetecilikte olayların arka planının da aktarılması gerektiğini söyledi.
Yılmaz şunları söyledi:
“Savaşın karşılığının bir ölüm olduğunu, savaşın karşılığının bir mezarlık olduğunu herhâlde en iyi bilen ülkelerden biri de Türkiye'dir. Kurtuluş Savaşı vermiş, Millî Mücadele sürecinden geçmiş, işgallere uğramış, terör saldırıları vesaire yaşamış bir ülkeyiz. Peki bu savaşın çıkışına ne neden oldu? Hangi olaylar silsilesi neden oldu? Bunların hiçbiri yok. Bunların hiçbiri olmayınca işte ona biz haber değil, propaganda diyoruz. ”
Yılmaz, söz konusu yayın anlayışını George Orwell'ın gazetecilik ve halkla ilişkiler arasındaki ayrıma ilişkin şu sözleriyle değerlendirdi:
“Bunu sunarsanız, George Orwell'ın dediği gibi, bu gazetecilik değil, halkla ilişkiler oluyor.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала