Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu: Şehit yakınları ve gazilerimiz Gazi Meclis yakınında hak aramak zorunda kalıyor

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konuğu Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu oldu. Bağcıoğlu, Ankara’da eylem yapan şehit aileleri ve gazilerin taleplerini dile getirdi, “Şehit ailesi 12 bin lirayla nasıl geçinsin?” diye sordu.
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gaziler, rütbe ayrımı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle Güvenpark'ta başlattıkları oturma eylemini sürdürüyor.
Şehit aileleri ve gazilerin taleplerini Güçlü Özgan'la Yeri ve Zamanı’nda dile getiren Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, “İnsanlar protezlerini bir kenara koymuş hak aramak zorunda kalıyorlar” dedi.
Bağcıoğlu, şöyle anlattı:
“Bu er gazilerimiz ve er şehit yakınları sadece kendileri için değil, tüm diğer statüdeki şehit ailesi ve gaziler için de bu eylemi yapıyorlar. Ama aralarında özlük hakları açısından en mağdur kitle er şehit yakınları ve er gazilerimiz olduğu için kendilerine öyle bir platform kurmuşlar. Ve şu çok üzücü, gazi meclisin 1,5-2 kilometre veya bin 500 metre civarında gazilerin bu şekilde bir hak arama eylemine girmek zorunda kalmaları çok üzücü. Yani protezlerini bir kenara koymuşlar, Ankara sıcak, yıpranmışlar, yorulmuşlar, psikolojileri zaten hasar görmüş, haklı olarak vücutlar zaten yıpranmış ve bu arkadaşlarımız oraya gelip hak aramak zorunda kalıyorlar. Bir de er gazilerin ayrı bir durumu var.”
‘Şehit ailesi 12 bin lira alıp neyle geçinecek?
“Bakın ben de emekli askerim, hepimiz vatan sevgisiyle hiçbir maddi beklenti olmadan bu askerlik hizmetini yaptık, bir meslek olarak yaptık ama burada bir kariyer veya bir profesyonellik kabul etmemek lazım. Ama bu arkadaşları hiçbir şeyle ölçemeyeceğimiz vatan sevgilerinin yanında ailelerinden devletimiz zorunlu askerlik hizmetiyle aldı, getirdi, bunlar da koşa koşa geldiler anayasal bir görev olarak. Bu görevi yaparken bu şekilde hain terör örgütüyle çatışırken ülkenin, devletin birliği, bütünlüğünü korurken yaralandılar ve şu anda haklarını arıyorlar. Bunu düşünmek lazım, yani devletin öncelikle bu kardeşlerimize, evlatlarımıza kucağını açması lazım. Son iki buçuk senedir 170 tane il ve ilçede şehit ailesi ve gazi derneğine dolaştık. Hiçbirinde de bir siyaseti, bir siyasi partiyi, mensubu olduğum partiyi falan gündeme getirmedik. Bunu siyaset dışı olarak görüyoruz. Yani bizim prensibimiz şu, şehit aileleri ve gaziler Türk milletine emanet. Ama maalesef şu anda Türk milleti bu emanete sahip çıkamıyor. Yani bir şehit annesi 12 bin lira, babası 12 bin lira alıp neyle geçinecek, ne yapacak?”
‘Vatan sevgisine çekince olmadan gelenlere ekonominin bedeli uygulanmaz’
“Askeri sağlık sistemi kaldırıldı. Bölge hastanelerinde, asker hastanelerinde hiçbir yeri kalmadı biliyorsunuz. Şu anda Ankara'da fizik tedavi rehabilitasyon merkezi var, Bilkent'te. Vatandaşlarınızın bağışlarıyla yapılan muhteşem bir tesis. Orası hala eskiden kalan askeri sağlık personelinin gayretleriyle dönüyor. Ve biz diyoruz ki bu gazilere ‘siz sadece Ankara'dan raporunuzu alacaksınız’. Yani Türkiye'nin neresinde olurlarsa olsunlar, Ankara'ya gelmek mecbur. Biz bunu da teklif ettik. Yani askeri sağlık sistemi sadece cephede, harekat sahasındaki askerimizi etkilemiyor. Gazilerimizi de etkiliyor. Dolayısıyla birinci öncelik özlük hakları. İkinci öncelik bu sağlık hizmetleri. Alıyorsunuz siz köyünden çocuğu. Gel diyorsun koşa koşa geliyor. Kınalar sürülüyor ellerine kınalı kuzular geliyorlar buraya. E ondan sonra git diyorsun al annene 12 bin lira, babana 12 bin lira sana şu kadar para. Ya bu iş kabul edilebilir mi? Vatan sevgisinin bedeli olmaz. Ama vatan sevgisine hiçbir düşünce, hiçbir çekince olmadan gelenlere de bu ekonominin bedeli olmaz. Ne olursa olsun ne fedakarlık olursa olsun yapılmalı.”

