- Sputnik Türkiye, 1920
ANKARA FARKI
Türkiye’nin iç ve dış politikasında yaşanan gelişmelerin özel konuklarla birlikte masaya yatırıldığı ve Ankara’nın nabzının tutulduğu İsmet Özçelik’le Ankara Farkı, her salı ve perşembe Radyo Sputnik’te.

Doç. Dr. Mehmet Perinçek: NATO Türkiye’yi müttefik değil ‘karşı taraf’ olarak görüyor

Ankara Farkı
Ankara Farkı - Sputnik Türkiye, 1920, 22.07.2026
Abone ol
Doç. Dr. Mehmet Perinçek, olası bir Türkiye-İsrail çatışmasında NATO’nun İsrail’in yanında yer alacağını, Türkiye’nin ABD tarafından ‘karşı taraf’ olarak görüldüğünü söyledi. Dünyada nükleer savaş riskinin büyüdüğüne dikkat çeken Perinçek’e göre Türkiye, Rusya, Çin ve İran ile ittifak oluşturarak küresel savaşa karşı caydırıcılık sağlayabilir.
Ankara’da Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “Büyük Savaşı Önleyecek İttifak” konferansına katılan Doç. Dr. Mehmet Perinçek, Radyo Sputnik’te yayınlanan Ankara Farkı programında İsmet Özçelik’in sorularını yanıtladı. Programda konferansta konuşulan konu başlıklarının detaylarını anlatan Perinçek, şunları söyledi:

‘Türkiye savaşı durduracak ittifakın merkezinde olabilir’

Türkiye, Rusya, Çin ve İran’ın oluşturacağı ittifakın küresel savaşa karşı caydırıcı bir güç yaratacağını dile getiren Perinçek, Türkiye’nin bu iş birliği sayesinde millî güvenliğini ve ekonomik bağımsızlığını güçlendirirken olası bir dünya savaşının önlenmesinde de rol oynayabileceğini belirtti:

“Savaşı önlemek için savaşı çıkaranları korkutmanız lazım. Yani buna cesaret edememeleri lazım. Bunu yapmak için ‘TRÇİ İttifakı’nın gerçekleşmesi gerekiyor. Pentagon savaş simülasyonları yapıyor ve yaptıkları bu simülasyonlarda Çin ve Rusya’nın bir araya gelmesi durumunda konvansiyonel bir savaşı kaybettiklerini tespit ediyorlar. Bu düzenli yapılan araştırmalar. Zaten İran savaşı ortada, İran tek başına meydan okumuş durumda. Dolayısıyla bu, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Doğu Akdeniz, Suriye’deki gelişmeler, İsrail-ABD tehdidi… bunlar da çok canlı bir şekilde Türkiye’nin karşısında. Türkiye bir taraftan kendi milli güvenliğinin sağlarken dünyada çıkacak bir savaşa da engel olacak bir formül geliştirebilir. Bu konferans bu açıdan da önemli. Hem Türkiye’nin milli bağımsızlığı, milli güvenliği, milli ekonomisi açısından formüller üretmek, uluslararası ittifaklar yaratmak hem de bunu yaratırken de dünyadaki bir savaşı durduracak birlikteliği sağlamak en önemli hedef.”

‘NATO, Türkiye’yi müttefik değil ‘karşı taraf’ olarak görüyor’

Perinçek, konferansa katılan Amerikalı ve Avrupalı isimlerin NATO’yu savaş ve nükleer çatışma tehlikesinin kaynaklarından biri olarak gördüklerini söyledi. Olası bir Türkiye-İsrail çatışmasında NATO’nun İsrail’i koruyacağını savunan Perinçek, Trump’ın açıklamalarının da Türkiye’nin ABD tarafından ‘karşı taraf’ olarak konumlandırıldığını gösterdiği görüşünde:

“Katılımcılar arasında Rusya, İran, Afrika kıtası, Güney Amerika, Asya’dan ülkeler var. Ama bu toplantıda Batı’dan da çok ciddi katılım oldu. ABD’den iki isim katıldı; bir tanesi eski CIA analisti, diğeri eski subay, hatta BM’nin silah denetçilerinden. İngiltere’den çok önemli bir profesör var. Almanya’dan 3 sene öncesinin deniz kuvvetleri komutanı katıldı. İsviçre’den, Yunanistan’dan, Fransa’dan, İspanya’dan katılımcılar vardı. Bunun doğrudan NATO karşıtı bir toplantı olduğu çok açık. Avrupalılar ve Amerikalılar en sert konuşmaları yaptılar. Hepsi NATO’nun bittiğini, NATO’nun tehlike olduğunu tespit ediyorlar. NATO’nun kendisini fesh etmesi, fesh etmediği takdirde de buna karşı büyük güçlerin birleşmesi gerektiğini, Avrupa’nın ABD’nin güdümünden çıkması gerektiğini ifade ediyorlar. Savaş tehlikesini görüyorlar, savaş tehlikesinin sorumlularının Batı’da, ABD’de olduğunu görüyorlar. Bir nükleer savaş riskini tespit ediyorlar. Batı’nın Ukrayna savaşına desteğinin devam ettiği sürece bunun nükleer savaşa yol açabileceğini tespit ediyorlar. İşin enteresan tarafı; Batı’daki güçler TRÇİ İttifakı’nı da destekliyorlar. Amerikalılar ve Avrupalılar Türk hükümetinin tavırları konusunda da uyarılarda bulundular. ‘Biz Amerikalıyız, NATO’nun içindeki en önemli kuvvetiz, o devletin içinden geliyoruz. NATO’nun Türkiye’ye yönelik en ufak bir güdüsü olamaz. Size yalan söylüyorlar’ diyorlar. Bizim hep sorduğumuz soruyu onlar da soruyor; bir İsrail saldırısında NATO Türkiye’yi mi İsrail’i mi korur? Tabii ki İsrail’i korur.

Trump bu konuya dair çok önemli bir şey söyledi; Netanyahu’yu eleştirir gibi gözüktü. Netanyahu’ya ‘Eğer Türkiye’yi karşıya alırsak onlar da savaşa karşı tarafın yanında girerler’ dediğini söyledi. NATO üyesine ‘karşı taraf’ diyor. NATO üyesi olmayanı kendi tarafında gördüğünü zaten dile getirmiş oluyor. Türkiye-İsrail arasında bir çatışma olursa Türkiye’nin karşı taraf olduğunu ifade ediyor.”

‘Dünyadaki bütün savaşlar birbiriyle bağlantılı’

Farklı bölgelerde tırmanan gerilimlerin zamanla birbirine bağlanarak daha geniş bir çatışmaya dönüşebileceğini kaydeden Perinçek, savaşların şiddetlenmesi ve çatışma coğrafyasının genişlemesinin nükleer savaş riskini artırdığına dikkat çekti. Perinçek, bu tehlikeye karşı uluslararası çözümler geliştirilmesi gerektiğini söyledi:

“Bütün dünyanın tartışmalı bölgelerine baktığımız zaman buralarda şiddetin tırmandığını görüyoruz. Hemen yanı başımızda bir İran savaşı vardı. Bitti deniyordu, tekrar alevlendi. 5 yıldır süren Ukrayna’da bir savaş var. Doğu Akdeniz’de uzun süredir bir gerilim söz konusu. KKTC’nin egemenliğine yönelik karşı taraf tarafından her gün yeni planlar yapılıyor. Silah yığınağına, üslere bakıyoruz; Ege’ye, Trakya’ya bakıyoruz, aynı kuşatmanın orada devam ettiğini görüyoruz. Bütün bunların hepsi birbirleri ile bağlantılı savaşlar ya da gerilimler.

Bu gerilimin hızlı bir şekilde arttığını, halihazırdaki savaşların şiddetlendiğini, hatta bunların coğrafyasının genişleme ihtimalinin söz konusu olduğu ve belki de soğuk savaş veya gerilim seviyesindeki bazı anlaşmazlıkların çatışmaya doğru ilerlediği bir dönemden geçiyoruz. Bunların hepsinin de ileriki süreçlerde birbirleri ile bağlanması da söz konusu.

Dünya yeni çatışmalara da gebe. Bu çatışmalara gebe olması, bunun şiddetinin artması, bunun coğrafyasının genişlemesi bir dünya savaşı ve nükleer savaş riskini de beraberinde getiriyor. Dolayısıyla bir nükleer savaş riski önümüzde dururken ve bu dünyayı büyük felaketlere, acılara sürükleyebilecekken bunu engelleyecek formülleri, çözümleri de ortaya koymak lazım. Bu konferansın toplanmasının ve ‘Büyük Savaşı Engelleyecek İttifak’ başlığının konulmasının ana nedeni bu.”

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала