Sismolog Ramazan Demirtaş: Naci Görür bilmediği alanda konuşuyor

Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konuğu Sismolog Ramazan Demirtaş oldu. Demirtaş, Naci Görür ile arasında geçen tartışmayı canlı yayında anlattı.
Sismolog Dr. Ramazan Demirtaş, Deprem Bilimci Naci Görür’ün yaptığı “Büyük depremi tez zamanda kuzey kolda bekliyoruz” açıklamasına sert yanıt verdi.
Demirtaş ile Görür, sosyal medyadan atıştı. Radyo Sputnik canlı yayınına katılan Sismolog Dr. Ramazan Demirtaş, şunları söyledi:
Bu cümleler kime ait? Herkes aslında gündemi takip ediyorsa görecektir. Yani tez zamanda deprem bekliyoruz sözü biraz önce bahsettiğiniz gibi Sayın Naci Görür'e ait. Şimdi siz de aslında konuyu az önce belirttiniz.Tez zamanda diye deprem biliminde böyle bir ifade olamaz yani. Bir deprem biliminde böyle bir cümle kuramaz çünkü bunun bilimsel bir temeli yok. Yani tez zamanda mesela ben size sorsam ne anlıyorsunuz? Bugün mü, yarın mı, şu andan itibaren mi? Ve bu veri nedir mesela? Bugün yer kabuğunun ya da yer altının yapısına baktığınız zaman on beş kilometre derinlikteki bir fay size tez zamanda deprem üreteceğim diye bir veri sunmaz.Bu gerçekten hani ben şey yapmak istemiyorum ama trajikomik bir durum. Küçük bir depremde tez zamanda deprem bekliyoruzun aslında hiçbir temeli yok. Dünyada hiçbir bilim insanı yani ünlü bir deprem bilimci de getirseniz tarih vererek bir depremin 2030'da oluşacağını söyleyemez.Basında işte üç yıl içerisinde 2030'da bu deprem olacak. Böyle bir şey yok. Ben size şunu söyleyeyim.Beklenen Marmara depreminin en son deprem 1766. Şimdi tabii 1766'da iki tane 3 ay aralıklarla Orta Marmara ve Batı Marmara'da 7'nin üzerinde iki deprem var. Şimdi bu depremden itibaren 250 yıl, pardon özür dilerim, 260 yıl geçmiş durumda.Hatırlarsanız 99'dan sonra yine basında beklenen Marmara depremi 1766'nın üzerine 250 yıl eklerseniz 2016'da kesinlikle bu deprem olacak diye birçok arşivde bu bilgileri görebilirsiniz. Peki oldu mu? Olmadı. Bakın 10 yıl daha gecikti.Bu deprem aslında gecikmedi ama 260 yıl geçmesine rağmen olmadı. Bunun sebebi, bakın Marmara'da birçok deprem tehlikesi açısından bellirsizlikler ve bilinmezlikler var. Şimdi bir defa deprem tekrarımı aralığı 250 yıl diye bir kural yok.Eğer bu deprem 7.5'ün üzerinde olacaksa, bakın 7.5'ün üzerinde olacaksa bu depremin tekrarımı aralığı en az 275 yılın üzerine çıkar. Yani bu şu demek, böyle anlamayın 7.5'ün büyük bir depremi bekliyoruz diyorlar ya ya da sayın Görür minimum 7.2 maksimum 7.6 olur diyor ya 7.6'lık bir deprem olacaksa bu depremin tekrarımı aralığı 275-300 yıl. Dolayısıyla 260 yıl geçtiği için henüz bu depremin olma olasılığı düşük.Doğru tek değil mi? Bu bize neyi gösteriyor? Bir, biz Marmara'nın bir defa fay modelini tam olarak ortaya koyamadık. Sayın çok parçalı mı, tek parçalı mı kırılacak, tek bir büyük depremle mi yoksa birbirine yakın, yani bu ay, yıl, gün aralıklarla da olabilir, üç ayrı deprem şeklinde mi olacak? Bunu da önceden bilemediğiniz için, bunun bir tekniği de yok yani bir teknolojisi de yok. Siz 6.5'ün üzerine deprem olmayacak derseniz, peki 1509 küçük kıyamet diye arşivlere girmiştir.Ve bu deprem muhtemelen 7.5-7.8 arası bir deprem gibi gözüküyor. Çünkü o zamanki nüfusa göre İstanbul'da 5 bin kişi hayatını kaybetmiştir. Birçok yapı yıkılmıştır.Dolayısıyla eğer siz bunları görmezden gelip bunu hafife alırsanız, bu işten sorumlu, yani risk azaltmadan sorumlu ilgili bakanlık, yani İçişleri Bakanlığı, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve karar vericileri, merkezi yöneticileri, yerel yöneticileri yanlış yönlendirsiniz. Yani depremin şakası olmaz, görüyorsunuz yani Mustafa Bey algı yapıyor. Yani algı yaptığı için bir defa uzmanlık alanı Sayın Naci Uygar'ın deprem fay ya da deprem tehlikesi değil.Uzmanlık alanı tamamen jeolojinin farklı bir bilimi. Yani sedimentoloji kazıya rağmen bir fay size tez zamanda deprem olacak diye bir veri sunmaz. Bu gerçekten komedi.Tez zamanda deprem olacak cümlesi bir defa uluslararası bir ortamda gitseniz sunsanız size gülerler Mustafa Bey. 2030'a kadar %48 diyor, niye? Çünkü geçmişte şöyle deprem oldu, aralıkları böyle. Bu çalışma kendisine ait değil.Bakın bilimsel etik anlamda da etik kurallara uymayan bir açıklanma yapıyor. Bunu yapan Amerikalı bilim insanları. Yani 99'da dediğim gibi Parsons kalkıp dedi ki yani gelecek 30 yıl içerisinde %65.Sonra 27 yıl geçince geçen sene yine bu tehlike risk analizi revise edildi. Dediler ki gelecek 4 yıl içerisinde bu %48. Şimdi Sayın Görür bunu bile uzmanlık alanı olmadığı için yanlış yorumladı.Yani tehlike %64'den %48'e düşer mi? Yani 27 yıl geçiyor, önümüzdeki 4 yıl içerisinde olma olasılığı %48. Anlatabiliyor muyum? Yani 30 yıl içerisinde değil. Yani aslında risk artmış demek bu durumda tamam mı? Yani onun dediği gibi tehlike risk seviyesi %48'lere düştü falan değil.Dedim ki uzmanlık alanı olmayınca işte kamuoyunda yanlış yönlendirmeye devam ediyor.

