Süleyman Bülbül: CHP'de işgal var!

'Korkun, korkun, korkun...'
Şimdi onlar ne dediler bilmiyorum da ne söylemişlerse benim kanaatime göre yanlış söylemişler. Öyle deprem bilimci falan da dememek lazım. Deprem bilimcilik ciddi bir iştir.Öyle rastgele çalışmadan, etmeden bizzat alet edevat kullanmadan yayın yapmadan, atıf almadan ben deprem bilimciyim demek doğru değildir. Yani bizim Marmara bölgesinde bir beklentimiz var. Deprem beklentimiz var.Bunun da çeşitli nedenleri var. Kuzey Anadolu fayı. Bu Marmara denizinden, kuzey Marmara denizinden geçiyor. Bunun özellikle kuzey kolu Marmara denizinden geçiyor.Güney kolu da kıyılarından, güney kıyılarından geçiyor. Asıl sınır olan Kuzey Anadolu fayı. Kuzey Anadolu fayı iki levha arasında bir sınırdır.Biri Avrasya levhası, diğeri Anadolu levhası. 250 senede bir Marmara denizinin kuzey kolunda Büyük bir deprem meydana geliyor. 250 sene geçmiş. Deprem o nedenle başvurduğumuz bir nokta. İkincisi 1912 yılında Şarköy'de deprem olmuş. 1999'da Kocaeli'nde deprem olmuş.İkisinin arasında deprem olmamış. Bu olmaz. Yani bir fayın Sağında deprem olur, solunda deprem olur.Ortasında eğer hiçbir şey olmamışsa o fay kırılmak zorundadır. Önümüzdeki 30 sene içerisinde 2030 senesine kadar deprem olma olasılığı yeni düzenlenmiş çalışmaya göre yüzde 48'dir.
‘CHP'de işgal var'
Bakın beklenecek bir durum yok. Biz ne dedik 2023'teki 14-28 Mayıs seçimlerinden sonra? Bir duygusal kopuş vardı, bir travma vardı. Bu travmaya karşın o yapı ya bekleyelim, tepkiler azalır sonra yola devam ederiz olsaydı biz 2024'te 30 Mart'taki seçimlerde biz kesinlikle Türkiye'nin %65'ini ve birinci parti olamazdık.Neden olamazdık? Çünkü Kemal Bey'le yürünecek yolda, vatandaşın duygusal kopuş ve travma yaşadığı bir yolda millet sandığa gitmeyecekti. Biz ne yaptık? Değişim dedik. Türkiye İttifakını sağladık.Yani Kemal Bey yanılıyor. Sokağa çıkmadığı için bilmiyor.Sokağa bir çıksa, geçen gün seçilmiş genel başkanımızın bahsettiği gibi grup toplantısında ya bizim kollarımızı sıkıyorlar, bizim ölümüzü kesiyorlar. Diyorlar ki bize yani siz ne yapıyorsunuz? Artık yani bu vatandaşın umudunu bir kenara itmeyin. Bizim 17 milyon Cumhuriyet Halk Partisi seçmenine karşı bizim bir sorumluluğumuz var. O sorumluluğu yerine getirmek için uğraştık. Olağanüstü Kongre istedik. Olağanüstü Kongre talebimiz şu anda noterlikte verilen 833 tane noter delegesi olduğu halde kabul edilmedi. Şimdi çağrı heyetine gittik. Artık bizim önümüze düşün diyen vatandaşa karşı sorumluluğumuz var. Tüzüğe uymayan bir saray iradesiyle, yargı aparatıyla muhalefeti yönetime oluşturulmuş durumda.Yani bu operasyona karşı biz durup da Cumhuriyet Halk Partisi'nde halkın, milletin iradesini bizim sarayın iradesiyle gelen mutlak mutlancı yönetime mi bırakacağız? Böyle bir şey olabilir mi? O nedenle Kemal Bey yanlış yapıyor. Kemal Bey yanlış yapıyor. 450 kilometre yürüyüp de Enis Berberoğlu'nun hakkında yargıyı tanımıyorum diyen Kemal Bey. Canan Kaftancıoğlu'na verilen siyasi yasakla ilgili yargıç kararını tanımıyorum diyen Kemal Bey. Hem yargının siyasallaşmış olduğunu kabul ediyor. Ve çıkın diyor arının gelin diyor.Bizler diyoruz ki kara düzen sona erecek. Bütün planlarımız hazır. Yeni parti konusunda da ve seçime girme yeterli olan partiler konusunda da bütün hazırladığımız çalışmalarımızı devam ettireceğiz.Bu kadar sarayın yargı iradesine güvenip de çözüye bu kadar açıkça ilerleyebileceklerini hiç ummadım. Hiç ummadım. Cumhurbaşkanı adayıyla birlikte, Ekrem İmamoğlu'yla birlikte anketlerde birinci olan yapıyı tasvir edeceksin.Şu anda işgal var. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'nde sarayın yargı iradesiyle dizayn edilen bir majestelerin muhalefetiyle oluşturulmuş bir işgal var. Bu işgalin devam ettiği sürece diyorlar ki bize tıpış tıpış gelirler ya da daha sonra öfkeleri biter.Neyin biter? Saraydan korkuyorlar. AKP sözcükünden ne farkınız var sizin ya? Ne farkınız var? Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu anda mutlak butlan yönetimiyle sarayın AKP sözcüleri arasında söylem birliği var. Değişim Cumhuriyet Halk Partisi'nde oldu, değişim Türkiye'de de olacak.

