- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

Süleyman Bülbül: CHP'de işgal var!

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 16.07.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür ve CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül oldu.
Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, olası büyük Marmara depremi hakkında konuştu. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ise partisinde yaşanan son gelişmeleri ve yeni parti hakkındaki son dakika bilgileri paylaştı

'Korkun, korkun, korkun...'

Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür şunları söyledi:
Şimdi onlar ne dediler bilmiyorum da Yalnız ne söylemişlerse Benim kanaatime göre yanlış söylemişler. Öyle deprem bilimci falan da dememek lazım. Deprem bilimcilik ciddi bir iştir.Öyle rastgele Çalışmadan, etmeden Bizzat alet edevat kullanmadan Yayın yapmadan, atıf almadan Ben deprem bilimciyim demek Doğru değildir. Yani bizim Marmara bölgesinde bir beklentimiz var. Deprem beklentimiz var.Bunun da çeşitli nedenleri var. Kuzey Anadolu fayı Bu Marmara denizinden, kuzey Marmara denizinden geçiyor. Bunun özellikle kuzey kolu Marmara denizinden geçiyor.Güney kolu da kıyılarından, güney kıyılarından geçiyor. Bu Kolların, güney kollular Tamamen Yani Şeyin Levhaların Kırılması Kendi dilimlenmesi sonucu meydana geliyor. Asıl sınır olan Kuzey Anadolu fayı Kuzey Anadolu fayı iki levha arasında bir sınırdır.Biri Avrasya levhası, diğeri Anadolu levhası. Her deprem Her deprem Levha sınırına denk gelir ama Depremin üretilebilmesi için Fayın Üzerinde Bir kilitlenmenin olması lazım. Yoksa her fay demek Deprem üretir demek değildir.250 senede bir Marmara denizinin kuzey kolunda Büyük bir deprem meydana geliyor. 250 sene geçmiş Deprem o nedenle Başvurduğumuz bir Nokta İkincisi 1912 yılında Şarköy'de deprem olmuş. 1999'da Kocaeli'nde deprem olmuş.İkisinin arasında deprem olmamış. Bu olmaz. Yani bir fayın Sağında deprem olur, solunda deprem olur.Ortasında eğer hiçbir şey olmamışsa O fay kırılmak zorundadır. Zorundadır. Önümüzdeki 30 sene içerisinde Yani 2030 senesine kadar Deprem olma olasılığı Yeni Düzenlenmiş çalışmaya göre yüzde 48'dir.Daha 2030 sene olmadı ki Yani bekle Deprem böyle hemen erzaneye olmuyor. İyi ki de olmuyor. Ama Deprem ciddi bir olay Doğal bir olay Ve Tekerürperiyotu dolacak.Gerekli zaman dolacak ki deprem meydana gelsin. Yani söylenen odur. Bütün veriler depremin olacağını işaret etmektedir.2030 senesine kadar depremin olma olasılığı Yüzde 48 bugünkü Rakamla Mesela İstanbul depremi Hazır mı? Hiç hazır değil. Yani hazır olduğunu söyleseler bile Beni inandıramazlar. Depremi hazır olmak için İstanbul'u deprem dirençli yapmak lazım.İstanbul deprem dirençli değildir. İstanbul'da deprem olduğu zaman Güneydoğu'da olan depremden Depremde Daha fazla insanın ölümüne sebep olacaktır. Allah korusun İstanbul'da bir deprem olsa Afet çok büyük olacaktır.Minimum Olmayacaktır. Bak önemli olan kardeşim Senin veya benim Burnumun kanaması değil. Hiç kanamadan da atlatsak bile Eğer İnsanlar ölüyorsa bu ülkede Korkun korkun korkmak lazım.Ben insanların ölmemesi için konuşuyorum. Hiçbir insanın ölmemesi için Hiçbir insanın ölmemesi demek Veya minimum Zararla insanın Atlatması depremi demek Ancak deprem dirençli kentten Oluşturmak yoluyla Mümkündür.

‘CHP'de işgal var'

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, şöyle konuştu:
Bakın beklenecek bir durum yok Mustafa Bey. Biz ne dedik 2023'teki 14-28 Mayıs seçimlerinden sonra? Bir duygusal kopuş vardı, bir travma vardı. Bu travmaya karşın o yapı ya bekleyelim, tepkiler azalır sonra yola devam ederiz olsaydı biz 2024'te 30 Mart'taki seçimlerde biz kesinlikle Türkiye'nin %65'ini ve birinci parti olamazdık.Neden olamazdık? Çünkü Kemal Bey'le yürünecek yolda, vatandaşın duygusal kopuş ve travma yaşadığı bir yolda millet sandığa gitmeyecekti. Biz ne yaptık? Değişim dedik. Türkiye İttifakını sağladık.Yani Kemal Bey yanılıyor. Daha önceki hatırlarsınız ya nasılsa tepkileri bir tane, öfkeleri bir tane gelir. Sokağa çıkmadığı için bilmiyor.Sokağa bir çıksa, geçen gün seçilmiş genel başkanımızın bahsettiği gibi grup toplantısında ya bizim kollarımızı sıkıyorlar, bizim ölümüzü kesiyorlar. Diyorlar ki bize yani siz ne yapıyorsunuz? Artık yani bu vatandaşın umudunu bir kenara itmeyin. Ya bizim bir şey söyleyeyim Mustafa Bey.Bizim 17 milyon Cumhuriyet Halk Partisi seçmenine karşı bizim neyimiz var? Bir sorumluluğumuz var. O sorumluluğu yerine getirmek için uğraştık. Çözümün 48.maddesi Olağanüstü Kongre istedik. Olağanüstü Kongre talebimiz şu anda noterlikte verilen 833 tane noter delegesi olduğu halde kabul edilmedi. Şimdi çağrı heyetine gittik.Sulu hukuk mahkemesine gittik. Sulu hukuk mahkemesinde çağrı heyetinin yapacağı olay eğer kabul edilirse hemen Purultay'a gidilmesi. Artık bizim önümüze düşün diyen vatandaşa karşı sorumluluğumuz var.Yani bizim sorumluluğumuz artık Türkiye Cumhuriyeti'ndeki 86 milyonun 60 milyon oy veren vatandaşa. 86 milyon vatandaşa sorumluluğumuz var. Yaşlı evrak bu.Yani nasıl reddedersin? Çüzüğe uymayan bir saray iradesiyle, yargı aparatıyla mazestelerin muhalefeti yönetime oluşturulmuş durumda. Çüzüğe uymuyor. Çüzük bizim anayasamız.Yani bu operasyona karşı biz durup da Cumhuriyet Halk Partisi'nde buyurun halkın, milletin iradesini bizim sarayın iradesiyle gelen mutlak mutlancı yönetime mi bırakacağız? Böyle bir şey olabilir mi? O nedenle Kemal Bey yanlış yapıyor. Kemal Bey yanlış yapıyor. 450 kilometre yürüyüp de Enis Berberoğlu'nun hakkında verilen Mitraları davasındaki yargıyı tanımıyorum diyen Kemal Bey.Canan Kaftancıoğlu'na verilen siyasi yasakla ilgili yargıç kararını tanımıyorum diyen Kemal Bey. Hem yargının siyasallaşmış olduğunu kabul ediyor. Ve çıkın diyor yarınının gelin diyor.Bizler diyoruz ki kara düzen sona erecek. Türkiye ittibatı kurulacak. Bu kara düzenin sona ermesinde de bize sorumluluk var.Bu sorumluluk Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan vatandaşların bize verdiği sorumluluk diyoruz. Bütün planlarımız hazır. Yeni parti konusunda da ve seçime girme yeterli olan partiler konusunda da bütün hazırladığımız çalışmalarımızı devam ettireceğiz.Bu kadar sarayın yargı iradesine güvenip de çözüye bu kadar açıkça ilerleyebileceklerini hiç ummadım. Hiç ummadım. Cumhurbaşkanı adayıyla birlikte, Ekrem İmamoğlu'yla birlikte anketlerde birinci olan yapıyı tasvir edeceksin.Şu anda işgal var. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'nde sarayın yargı iradesiyle dizayn edilen bir majestelerin muhalefetiyle oluşturulmuş bir işgal var. Bu işgalin devam ettiği sürece diyorlar ki bize tıpış tıpış gelirler ya da daha sonra öfkeleri biter.Neyin biter? Saraydan korkuyorlar. AKP sözcükünden ne farkınız var sizin ya? Ne farkınız var? AKP sözcükünden ne farklı şekilde açıklamalarda bulundunuz? Yok böyle bir şey. Söylen birliği var.Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu anda mutlak kutlan yönetimiyle sarayın AKP sözcüleri arasında söylen birliği var. Bu öfkeyle biz ilk gelecek sandıkta ve sandık gelecek bu iktidarın gidişini göreceğiz. Değişim Cumhuriyet Halk Partisi'nde oldu, değişim Türkiye'de de olacak.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала