- Sputnik Türkiye, 1920
ANKARA FARKI
Türkiye’nin iç ve dış politikasında yaşanan gelişmelerin özel konuklarla birlikte masaya yatırıldığı ve Ankara’nın nabzının tutulduğu İsmet Özçelik’le Ankara Farkı, her salı ve perşembe Radyo Sputnik’te.

Eski EGM Personel Daire Başkanı Selvi: FETÖ mensupları Batı ülkelerinde vatandaşlık aldı

Ankara Farkı
Ankara Farkı - Sputnik Türkiye, 1920, 16.07.2026
Abone ol
Eski Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanı İbrahim Selvi, FETÖ’nün 1980 sonrası devletin kritik kurumlarında kadrolaştığını söyledi. Batı ülkelerine sığınan örgüt mensuplarının zamanla vatandaşlık aldığını dile getiren Selvi, kamuya personel alımında sınav ve güvenlik süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programının konuğu Eski Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanı İbrahim Selvi oldu. Programda FETÖ’nün emniyete ne zaman ve nasıl sızdığını anlatan Selvi, şunları söyledi:

‘FETÖ’nün emniyete sızması 1980’den sonra başladı’

FETÖ’nün 1980’li yıllardan itibaren emniyet, yargı ve askeri yapılara sızdığını, özellikle kritik birimlerde kadrolaştığını ve 17-25 Aralık sürecinin ardından bu yapılanmaya yönelik soruşturmaların derinleştirildiğini anlatan Selvi, şunları kaydetti:

“FETÖ 1980’den itibaren emniyet teşkilatı, yargı ve askeri personelin içine sızmaya başladı. Emniyet teşkilatına polis kolejinde sızmaya başladılar. Daha sonra Polis Meslek Yüksekokullarına, Polis Akademisi’ne sızmaya başladılar. Buralarda yetiştirdikleri elemanlar Türkiye’nin çeşitli illerine yerleştirildi. Özellikle İstihbarat, Terör, Bilgi İşlem, Eğitim ve Personel Şube Müdürlükleri’ne. Ben Personel Daire Başkanı olduğumda baktım, çoğu FETÖ’cüydü. Başka birilerini almak istiyorsunuz, o da FETÖ’cü. Çünkü yetiştirilmiş, başka bir ekip kurmak mümkün değil. Onlarla çalışmak zorunda kalıyorsunuz. Bu tehlikeyi ben gördüm. Daha sonra 2006 yılında ‘FETÖ’nün etkin elemanları’ isimli 57 kişilik bir liste yayınlandı. Aydınlık Gazetesi’nde bunu Nusret Senem yayınladı ve Ergenekon’dan tutuklandı. Sıra bana ve Genel Müdür Yardımcısı Necati Altıntaş’a geliyordu ki 17-25 Aralık patlak verdi. Böyle olunca bizi Ergenekon’dan tutuklayamadılar. Ama çalışmaları vardı. 17-25 Aralık’ta benim başkanlığımda 13 müfettiş arkadaş ile 25 Aralık günü İstanbul’a gittik. Bütün kaçakçılığı, mali şubeyi, narkotiği, terör şubesini, siber şubeyi denetledik. Denetlememiz 3 hafta sürdü. Bazı dosyaları gizlilik kararı nedeniyle inceleyemedik. Biz sadece kaç kişinin telefonunu dinlemişler diye baktık. Demek ki istedikleri adamı göz altına alıp istedikleri adamdan bir şeyler kopartmak istiyorlar. Bize öyle geldi. O yüzden merkeze döndüğümüzde Teftiş Kurulu Başkanı arkadaşıma ‘Siz kadroyu fazla tanımazsınız, ben personel daire başkanlığı yaptım. Terör şubesinde, kaçakçılık şubesinde, siber suçlar şubesinde, kaçakçılık şubesinde şu baş müfettiş arkadaşları görevlendirirseniz bu arkadaşlar bu soruşturmayı derinleştirirler ve soruşturmalar neticesinde de göz altılar, tutuklamalar olabilir’ dedim. Nitekim de öyle oldu.”

‘Alnı secdeye değenlerden zarar gelmez’ anlayışı FETÖ’nün önünü açtı’

FETÖ’nün yalnızca emniyet, yargı ve askeri yapılarda değil, devletin birçok kurumunda örgütlendiğini söyleyen Selvi, 15 Temmuz’un Türkiye’yi zayıflatmayı hedefleyen dış destekli bir girişim olduğunu dile getirdi. Selvi, FETÖ mensuplarının yıllardır Batı ülkelerinde barındığını ve bu ülkelerin vatandaşlığını aldığını belirtti:

“Biz emniyet, yargı, askeriye ve mülki idareden bahsediyoruz ama Milli Eğitim olsun, diğer bakanlıklar olsun bütün kurumlara yerleşmişler. Ama ‘Alnı secdeye değen insanlardan zarar gelmez’ dendi. Ama 15 Temmuz’da ne yaptıklarını gördük. 253 şehit, 2 bin 137 gazi verdi bu ülke. Arkasında emperyalist ülkelerin istihbarat örgütleri mevcuttu. Amaç ülkeyi zayıflatmak. ‘Türkiye Orta Doğu’da veya Türk Cumhuriyetlerinde söz sahibi olmasın’ amacı vardı. Emperyalist güçlerin emelleri doğrultusunda FETÖ kullanıldı.

FETÖ’cülerin barındığı ülkeler NATO üyesi ülkeler. NATO müttefikimiz ama bu konular NATO toplantılarında hiç gündeme gelmiyor. Belki de birebir Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmelerde bu konu gündeme geliyordur. Sadece o ülkeyi idare eden liderler arasında değil, alt tarafta da görüşmelerin devam etmesi lazım. Yani MİT’in karşılığı, Emniyet İstihbarat’ın karşılığı neyse o olur.

Bunlar 10 yılı aşkın süredir oralarda barınıyorlar. Sığınmacı olarak girdiler. Benim duyduğuma göre sonradan da bunlar o ülkelerin vatandaşları olmuşlar. O ülkenin vatandaşını vermesi mümkün değil. Bunu elde ettiler. Batı ülkeleri, Avrupa, ABD de öyle. Bakıyorsunuz, narkotik suçları ile ilgili bir şey olduğunda teslim ediyorlar. Kaçakçılık, Organize Suçlar ile ilgili bir şey olduğu zaman teslim ediyorlar. Ama siyasi suçlar ile ilgili bir şey olduğunda size teslim etmiyorlar.”

‘Kritik birimlerin sınavları güvenlik altında yapılmalı’

“Sınav komisyonlarına okullardan değil, merkezden kendi güvendikleri kişileri görevlendirirlerse sızmanın olması mümkün değil. Çok eskiden Polis Meslek Yüksekokullarına müracaat edenlerin güvenlik soruşturmaları emniyet tarafından yapılırdı. İstihbarat tarafından ikamet ettiği yerde birebir araştırma yapılırdı. Güvenlik soruşturmasından hariç. İllerdeki istihbarat şubesinin bu tür müracaatları birebir takip etmesi gerekir diye düşünüyorum.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала