https://anlatilaninotesi.com.tr/20260713/nato-kararlari-turkiyeyi-diplomatik-alanda-sikistiracak-1107206269.html
“NATO kararları Türkiye’yi diplomatik alanda sıkıştıracak”
“NATO kararları Türkiye’yi diplomatik alanda sıkıştıracak”
Sputnik Türkiye
Özer Çetinkaya’ya göre rotasını Asya Pasifik’e kıran ABD’nin, Avrupa-Atlantik güvenliğinden çekilmesiyle başlayan ‘Avrupa’nın militarizasyonu’ süreci kolay... 13.07.2026, Sputnik Türkiye
2026-07-13T09:57+0300
2026-07-13T09:57+0300
2026-07-13T09:57+0300
eksen
radyo sputnik
radyo
radyo
ruslar
rusya
ankara
nato
türkiye
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/0b/12/1063605477_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_08823ba80482581cd95af3d89dfacfeb.jpg
NATO’nun son Ankara Zirvesi’nin ardından yayınlanan sonuç bildirgesi, ABD’nin küresel odağını Asya-Pasifik’e kaydırmasıyla birlikte Avrupa savunmasında doğan boşluğu doldurma baskısı altında kalan Türkiye’yi, bölgedeki komşularıyla yürüttüğü denge politikasında tarihi bir diplomatik ve askeri sıkışmışlığın eşiğine getirdi. Bildirgede yer alan "Rusya tehdidine karşı koyma" ve "İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki etkinliğini engelleme" maddeleri; kuzey ve doğu komşularıyla derin enerji, ticaret ve stratejik iş birliklerine sahip olan Ankara’yı Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sınırlarını zorlayacak talepler ve olası askeri misyon riskleriyle karşı karşıya bırakırken Avrupa’nın militarizasyon sürecinde Türkiye’nin güçlü ordusu ve savunma sanayisine yönelik beklentiler de ekonomi üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başladı.İttifakın belirleyici unsur olarak ilan ettiği yapay zeka tabanlı "savaş bulutu" sistemine geçiş kararı, Türk Silahlı Kuvvetleri ile yerli savunma şirketlerinin operasyonal bağımsızlığı ve veri güvenliği açısından yeni egemenlik tartışmalarını beraberinde getirirken zirve sonrasında Washington-Tel Aviv hattında şekillenecek Doğu Akdeniz ve Kıbrıs merkezli yeni enerji-güvenlik denkleminin, Suriye, Irak ve Lübnan hatlarını da kapsayan geniş bir coğrafyada Türkiye’yi radikal kararlar almaya zorlayacağı belirtiliyor.NATO Zirvesinin çıktılarını Gazeteci Özer Çetinkaya ile konuştuk.“ABD, Asya Pasifik’e kaydı, Avrupa-Atlantik güvenliğinden çekildi”ABD’nin on yılı aşkın süredir rotasını Asya Pasifik’e kırdığını belirten Çetinkaya, Çin’in küresel siyasette etkisini artırmasıyla Washington’ın Avrupa-Atlantik güvenliğinden çekildiğini kaydetti. Çetinkaya’ya göre Trump’ın bu tutumu NATO’nun beşinci maddesi tartışmaya açıldı:“Avrupa’nın militarizasyonu kolay değil”Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin askeri gücünün çok kuvvetli olmadığını kaydeden Çetinkaya, Türkiye’nin belli avantajlara sahip olduğunu ifade etti:“NATO Zirvesi’nin sonuçları Türkiye’yi zorlayacak”Çetinkaya’ya göre NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesindeki maddeler, Türkiye’yi Doğu-Batı arasındaki denge politikasını sürdürmekte zora sokacak. Çetinkaya; Türkiye’nin, diplomatik alanda sıkışacağı görüşünde:
rusya
ankara
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/0b/12/1063605477_909:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_aa1ef2ed718cfec417e3582a1e9020b6.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
radyo sputnik, radyo, radyo, ruslar, rusya, ankara, nato, türkiye
radyo sputnik, radyo, radyo, ruslar, rusya, ankara, nato, türkiye
“NATO kararları Türkiye’yi diplomatik alanda sıkıştıracak”
Özer Çetinkaya’ya göre rotasını Asya Pasifik’e kıran ABD’nin, Avrupa-Atlantik güvenliğinden çekilmesiyle başlayan ‘Avrupa’nın militarizasyonu’ süreci kolay olmayacak. NATO Zirvesi’nin maddelerinin Türkiye’yi zora sokacağını belirten Çetinkaya; Ankara’nın, Rusya-İran ve ABD-Avrupa arasındaki denge politikasını sürdüremeyeceği görüşünde.
NATO’nun son Ankara Zirvesi’nin ardından yayınlanan sonuç bildirgesi, ABD’nin küresel odağını Asya-Pasifik’e kaydırmasıyla birlikte Avrupa savunmasında doğan boşluğu doldurma baskısı altında kalan Türkiye’yi, bölgedeki komşularıyla yürüttüğü denge politikasında tarihi bir diplomatik ve askeri sıkışmışlığın eşiğine getirdi. Bildirgede yer alan "Rusya tehdidine karşı koyma" ve "İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki etkinliğini engelleme" maddeleri; kuzey ve doğu komşularıyla derin enerji, ticaret ve stratejik iş birliklerine sahip olan Ankara’yı Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sınırlarını zorlayacak talepler ve olası askeri misyon riskleriyle karşı karşıya bırakırken Avrupa’nın militarizasyon sürecinde Türkiye’nin güçlü ordusu ve savunma sanayisine yönelik beklentiler de ekonomi üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başladı.
İttifakın belirleyici unsur olarak ilan ettiği yapay zeka tabanlı "savaş bulutu" sistemine geçiş kararı, Türk Silahlı Kuvvetleri ile yerli savunma şirketlerinin operasyonal bağımsızlığı ve veri güvenliği açısından yeni egemenlik tartışmalarını beraberinde getirirken zirve sonrasında Washington-Tel Aviv hattında şekillenecek Doğu Akdeniz ve Kıbrıs merkezli yeni enerji-güvenlik denkleminin, Suriye, Irak ve Lübnan hatlarını da kapsayan geniş bir coğrafyada Türkiye’yi radikal kararlar almaya zorlayacağı belirtiliyor.
NATO Zirvesinin çıktılarını Gazeteci Özer Çetinkaya ile konuştuk.
“ABD, Asya Pasifik’e kaydı, Avrupa-Atlantik güvenliğinden çekildi”
ABD’nin on yılı aşkın süredir rotasını Asya Pasifik’e kırdığını belirten Çetinkaya, Çin’in küresel siyasette etkisini artırmasıyla Washington’ın Avrupa-Atlantik güvenliğinden çekildiğini kaydetti. Çetinkaya’ya göre Trump’ın bu tutumu NATO’nun beşinci maddesi tartışmaya açıldı:
“NATO sadece savunma örgütü değil. NATO, üye ülkelerin siyasi ve ekonomik düzenlerinden, vatandaşlarının hangi filmi izleyeceğine, medyanın ve popüler kültürün inşasına kadar geniş bir alanı kapsar. NATO’nun kapsadığı bu alan en aşağıdan en yukarıya kadar herkesin hayatını etkiler. Ankara zirvesine de bu çerçeveden bakmak lazım. NATO’nun geçmişini anlarsak Ankara’yı da daha iyi anlarız. NATO’yu ABD ve diğerleri yani 1+31 olarak anlamak gerek. Organizasyonun temelinde bu yatar. ABD’nin Avrupa merkezli güvenlik anlayışında Asya Pasifik’e kayışını anlamak gerek. Bu süreç yaklaşık 15-20 yılda olgunlaştı. 2012 yılında yayınlanan Amerikan Ulusal Strateji Belgesi’nde ‘Asya’ya dönüş ve Asya’yı dengelemek’ ifadeleri vardı. 2015’te Asya Pasifik’in dengelenmesi diye bir belge daha yayınladılar. Bunda ‘Küresel ekonominin merkezi artık Asya Pasifik’tir’ dediler. 2017’de ise Trump’ın ulusal güvenlik belgesinde Rusya ile Çin’in ABD’ye meydan okuduğunu ifade ettiler. 2022’deki belgede de benzer bir durumu daha açık ifade ettiler. 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı başladı. ABD, Asya Pasifik’in dışında ortaya çıkacak sorunları ‘Müttefiklerimiz halletsin. Bizden destek beklemeyin’ noktasına getirmişti. Sovyetler dağıldıktan bugüne geçen tek kutuplu dünyadaki Amerikan hegemonyasında bir durum ortaya çıktı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında üretilen her iki malın birini ABD üretiyordu. Bugün bu oran yüzde 15’e düştü. Çin’in 2025 ortalaması yüzde 32. Aradaki fark ABD’nin Asya Pasifik’e kaymasına ve Avrupa-Atlantik güvenliğinden çekilmesine neden oldu. Trump bunu açıkça söyleyince NATO anlaşmasının beşinci maddesindeki ‘Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmış sayılır’ ifadesi tartışılmaya başlandı. ‘Ruslar saldırırsa Amerikalılar bize yardım edecek mi?’ tartışması yaşanınca Trump, ‘Bütün yükü biz çekiyoruz. Bu taşın altına elinizi koymuyorsunuz. Bizim gücümüz bunu kaldırmaya yetmeyecek. Kendi başınızın çaresine bakın’ dedi. Avrupa’da dalgalanma oluştu.”
“Avrupa’nın militarizasyonu kolay değil”
Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin askeri gücünün çok kuvvetli olmadığını kaydeden Çetinkaya, Türkiye’nin belli avantajlara sahip olduğunu ifade etti:
“Ukrayna’ya 70 milyar dolarlık silah yardımı yapılması ve önümüzdeki yıl da en az bu kadar yardım yapılacağı konusunda mutabakata varıldı. Bunu bildiride de ifade ettiler. 1945’ten bu yana Avrupa savunması Amerikalılara ve sonrasında NATO’ya bırakıldı. Bu sürede Avrupa’nın militarizasyonu o kadar kolay yapılacak bir şey olmadı. İngilizlerin çok övündükleri imparatorluk donanmalarının çok da iyi olmadığı ifade ediliyor. Almanya açısından da durum böyle. Almanlar gönüllü askerlik çalışması yürüttü ve bu çalışma sonuç vermeyince askerlik yasasında değişikliğe gitmek istediler. Almanların sanayisini alıp savaş makinesine çevirebilecekler mi bu meçhul ve kolay değil. Avrupa’nın militarizasyonu kolay olmayacak. Türkiye çeşitli avantajlara sahip. Türk ordusu, terörle mücadele ve sınır ötesi operasyonlar sebebiyle diri. Türkiye, son yıllarda savunma sanayide zorunluluklar nedeniyle kendisini geliştirmek zorunda kaldığı için bunun meyvelerini almaya başladı. Türkiye’ye ‘Silahlanma organizasyonun içinde yer al. Silah sat biz sana parça temin edelim’ diyorlar. Bunu sağlayacakları yönünde beyana bildiride de yer verdiler. Daha KAAN’ın ne zaman envantere alınacağı belli değil. Motorunu Amerikalıların ne zaman teslim edeceği, CAATSA yaptırımlarından Türkiye’nin ne zaman çıkarılacağı belirsiz ve her şey havada. Savunma sanayideki parçaları bir araya getirmek kolay olmayacak gibi duruyor.”
“NATO Zirvesi’nin sonuçları Türkiye’yi zorlayacak”
Çetinkaya’ya göre NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesindeki maddeler, Türkiye’yi Doğu-Batı arasındaki denge politikasını sürdürmekte zora sokacak. Çetinkaya; Türkiye’nin, diplomatik alanda sıkışacağı görüşünde:
“Ankara zirvesinin sonuç bildirgesindeki maddelere bakınca bizden ne isteneceğini görebiliyoruz. Bir maddede ‘Rusya’nın oluşturduğu uzun vadeli tehdide karşı koymak’ deniyor. Karadeniz’de iki başat güç var bunların biri Rusya diğeri Türkiye. Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi ve veto hakkına sahip üstelik nükleer bir güç. ‘Rusya’nın oluşturduğu tehdide karşı koymak’ demek Boğazların devreye girmesi demek. NATO, bu ‘tehdide’ karşı koyarken Türk Boğazları’nda Montrö’nün dışında bazı ayrıcalıklar tanıyacak mı? Bu Türkiye’yi çok zorlayacak bir durum. Türkiye Rusya’dan çok fazla enerji ithal ediyor. Milyonlarca turist geliyor. İki ülke arasında ciddi bir ticaret hacmi var. Biz Rusya’dan S-400 aldık. Akkuyu Nükleer Santrali Rusya tarafından inşa edildi. Biz bu ‘tehdide’ nasıl karşı koyacağız? Türkiye orta vadede denge politikasını sürdürebilecek durumda değil. Ankara zirvesinden sonra diplomatik alanda sıkışmış bir Ankara var. İran meselesi de var. ‘İran’ın nükleer silaha hiçbir zaman sahip olmaması ve Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri engellememesi’ yönünde bir madde var. Rusya bizim kuzey komşumuzsa İran da Türkiye’nin doğudaki komşusu. İran fiili olarak bombalanıyor. Bunun karşılığında İran Körfez’deki Amerikan üslerini bombalıyor. Yarın bir NATO görevi olduğunda Türkiye ne yapacak? Türkiye İran’dan hidrokarbon kaynakları da doğalgaz da alıyor. Yarın NATO Hürmüz’de bir misyon oluşturduğunda Türkiye ne yapacak? NATO misyonu kapsamında Hürmüz’de bir Türk gemisi görev alacak mı? Bu görev sırasında İran tarafından saldırı gerçekleşirse Türkiye nasıl karşılık verecek? Bunlar Türkiye’yi diplomatik alanda çok sıkıştıracak. Üstelik savaş bulutu ve ‘bütün ülke ordularının tek bir bilgisayara bağlanması’ meselesi de var. Güçlü yapay zeka modellerinin benimsenmesi NATO açısından belirleyici unsur olarak ilan edildi. Savaş bulutu içinde Türkiye’nin kritik savunma şirketleri, orduları, donanmamız, hava kuvvetlerimiz yer alacak mı? Bu bulutun içinde yer aldıklarında şirketlerimizin bilgileri paylaşılacak mı? Ordumuzun seçeneklerini Palantir’in yapay zekasına mı indirgeyeceğiz? İran ya da Karadeniz’de nereyi kimi vuracağız? Buna kim karar verecek? Netanyahu NATO Zirvesi’nin hemen arkasından Amerika’ya gidecek. Bu ziyaret sırasında her şey konuşulacak. CAATSA’nın İsrail lobisine rağmen kongreden kolaylıkla geçeceğini sanmıyorum. Trump’ın bunu doğrudan kendi üzerinden yapacak bir riski alacağını da sanmıyorum. Amerikalılar Türkiye-Yunanistan dengesini kurduğu gibi İsrail ile Türkiye dengesini de bir şekilde kurmayı başarır. Bunun sonuçları Türkiye açısından belli alanlarda kabul edilemez olabilir. Türkiye petrollerinin Doğu Akdeniz’de bir çalışma yürüttüğüne dair bir şey bilmiyoruz. NATO kararları Karadeniz’de rekabeti artıracak. Rusya ile denge politikası zorlaşacak. NATO’nun savunma harcamaları ve beklentileri Türk bütçesi üzerinde kaldırılamayacak baskı oluşturabilir. İran dendiğinde Suriye de Lübnan da Irak da düşünülmeli.”