Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Haluk Özdil: Bilgiyi kontrol eden geleceği de kontrol edecek

Haluk Özdil
Haluk Özdil - Sputnik Türkiye, 1920, 13.07.2026
Abone ol
Araştırmacı yazar ve jeopolitik yorumcu Haluk Özdil, Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Özdil, değişen dünya düzeninden dijitalleşmeye, yapay zekâdan sağlık teknolojilerine, küresel güç mücadelesinden altın piyasalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Araştırmacı yazar ve jeopolitik yorumcu Haluk Özdil, Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Küresel sistemin siyasi ve ekonomik olduğu kadar teknolojik bir dönüşümden de geçtiğini savunan Özdil, devletlerin bu süreci uzun zamandır takip ettiğini ancak toplumların yaşanan değişimin boyutunu henüz tam olarak kavrayamadığını söyledi.
Dijitalleşmenin yalnızca insanların günlük alışkanlıklarını değil, meslekleri, devletleri ve toplumsal ilişkileri de dönüştürdüğünü belirten Özdil, gelecekte bilgiye erişimin en önemli güç unsurlarından biri haline geleceğini ifade etti. Özdil, ABD ve Avrupa’nın küresel sistemdeki etkisinin azalacağını, Asya ülkelerinin ise daha fazla öne çıkacağını savundu.

'Yeni dünya düzeni çoktan başladı'

Dünyada yaşanan dönüşümün yalnızca teknolojiyle sınırlı olmadığını belirten Özdil, devletlerin uzun yıllardır bu sürecin farkında olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

"Bizler 2017'den beri bu dünya düzenini anlatırken bize komplo teorisyeni diyorlardı. Bugün ise yıllar önce anlattıklarımızı ekranlarda herkes konuşuyor. Dijitalizm geldi ve yerleşti. Zihinler değişiyor, meslekler değişiyor, ülkeler değişiyor. Yeni bir yapılanma geliyor. Beni en çok üzen ise devletlerin bunu biliyor olması. Türkiye'de yıllar önce Dışişleri Bakanlığı'nın yayınlarında bile yeni dünya düzeninden söz ediliyordu. Ulus devletlerin ardından büyük şirketlerin daha etkin olacağı konuşuluyordu. Cumhurbaşkanı da 'Dünya düzeni değişiyor, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' dedi. Hakan Fidan da birçok insanın mesleğini kaybettiğini ancak bunun henüz farkında olmadığını söyledi. Bunlar tesadüfen söylenmiş cümleler değil. Devletler yaşanan değişimi görüyor, toplum ise henüz bunun büyüklüğünü tam olarak anlayabilmiş değil."

'Bilgiyi kontrol eden geleceği de kontrol edecek'

Bilginin geleceğin en önemli güç unsuru haline geleceğini ifade eden Özdil, bugün bilgiye ulaşmanın kolay olduğunu ancak bunun kalıcı olmayabileceğini belirterek şunları söyledi:
"Artık kimsenin 'Ben okuyamadım, imkânım yoktu' deme lüksü kalmadı. Bilgi herkesin cebinde. İnternet sayesinde dünyanın en önemli kaynaklarına ulaşabiliyoruz. Fakat bu dönem sonsuza kadar sürmeyecek. Şu an büyük bir fırsat var ve insanların bunu değerlendirmesi gerekiyor. Çünkü gelecekte bilgi çok daha değerli hale gelecek. Kim hangi bilgiye ulaşabilecek, buna belirli güç merkezleri karar vermek isteyecek. Dijital okuryazarlık bu yüzden çok önemli. İnsanların doğru bilgiye ulaşabilmesi geleceğin en büyük avantajı olacak. Bilgiyi kontrol eden geleceği de kontrol edecek. O nedenle bugün elimizin altında bulunan kaynakları iyi değerlendirmek zorundayız."

'Yapay zekâ insan hayatını tamamen değiştirecek'

Yapay zekâ ve beyin teknolojilerinin insan yaşamında köklü değişiklikler yaratacağını savunan Özdil, bu teknolojilerin kolaylıklar kadar yeni riskleri de beraberinde getireceğini belirterek şöyle konuştu:
"Elon Musk'ın bugün anlattığı birçok şey bilim kurgu gibi geliyor ama bunların önemli bir kısmı gerçekleşmeye başladı. Beyin çipi denemeleri yapılıyor. Gelecekte insanlar bilgiyi klasik yöntemlerle öğrenmek yerine doğrudan beyinlerine yükleyebilecek. Bir dili öğrenmek için yıllarca çalışmak yerine çok kısa sürede öğrenmek mümkün hale gelebilir. Ancak burada ciddi bir risk var. Bilgisayar gibi çalışan bir beyin hacklenebilir mi? Bilgiyi kim yükleyecek? İnsanlara hangi bilginin verileceğine kim karar verecek? Teknoloji büyük kolaylık sağlayacak ama aynı zamanda insanlığın bugüne kadar karşılaşmadığı etik ve güvenlik sorunlarını da beraberinde getirecek."

'ABD eski gücünü kaybediyor, Asya yükseliyor'

Jeopolitik dengelerin değişmeye başladığını savunan Özdil, önümüzdeki dönemde Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkelerin daha fazla öne çıkacağını ifade ederek şunları söyledi:
"Amerika artık anlatıldığı kadar güçlü bir ülke değil. Son yaşanan gelişmeler bunu açık biçimde gösterdi. İran örneğinde de gördük ki artık eski caydırıcılığı kalmadı. Avrupa da eski gücünü kaybetmeye başladı. Bundan sonra dünyanın ağırlık merkezi Asya olacak. Çin, Rusya ve Türkiye yükselişini sürdürecek. Elbette bu kolay olmayacak. Her yükselişin bir bedeli vardır. Ekonomik sıkıntılar yaşanabilir, krizler görülebilir ama dünyanın güç dengesi artık değişiyor. Eski düzeni sürdürmek giderek zorlaşıyor. Önümüzdeki yıllarda bunu çok daha net göreceğiz."

'Altın uzun vadede değerini korumaya devam edecek'

Küresel krizler ve savaşların ekonomik etkilerine de değinen Özdil, altının kısa vadeli kazanç aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"Altın konusunda insanlar kısa vadeli hareket etmemeli. Altın her zaman uzun vadeli bir yatırım aracıdır. Savaş dönemlerinde değerini koruyan en önemli araçlardan biridir. Bugün piyasalarda büyük şirketlerin yaptığı işlemler nedeniyle ciddi dalgalanmalar yaşanıyor. Küçük yatırımcı bu hareketleri takip etmekte zorlanıyor. Ben her zaman şunu söylüyorum; altın günlük al-sat yapılacak bir araç değil. Dedelerimizin, ninelerimizin yaptığı gibi uzun vadeli düşünmek gerekiyor. Kısa vadede iniş çıkışlar olabilir ama uzun vadede altın değerini koruyan yatırım araçlarından biri olmaya devam edecektir."
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала