- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

Tutuklu Şehir Plancısı Evren Buçan 1 yıldır iddianame bekliyor: "Ranta karşı durduğu için tutuklu"

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 10.07.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Doğasever Özay Öz, Tutuklu Evren Buçan’ın eşi Esma Buçan ve Emekli Diplomat Hakan Okçal oldu.
Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçe sınırlarındaki Emirdağları'nda yaşayan yılkı atlarını çalan hırsızlar, kameraya yansıdı. Yılkı atları için gönüllü koruyucu Özay Öz, iş çıkışı aracıyla yılkı atlarının yaşam alanlarını gözlemlemek için Emirdağları Yaylası'na gittiğinde, atları yakalamaya çalışanları gördüğünü anlattı.
Doğasever Özay Öz, şunları söyledi:
Biz uzun süredir bu dağlarda yıl katlarının doğal yaşamını takip ediyoruz ve fotoğraflıyoruz. Aslında her şey normal seyrinde gidiyordu ancak son dönemde yaptığımız sağ gözlemlerinde bazı arşiv neticilerin bu yabani atları yakalamak için silahlar kurduğunu, onları usulü yollarla hapsetmeye çalıştığını fark ettik. Bu durumda bizzat sağda gözlemlerimizde gördüğümüz atların düştüğü o zor durumu anlayan video ve fotoğraflarla kayıt altına aldık.Çünkü elimizde bir somut kanıt olması gerekiyordu. Bu belgelerle kolluk kuvvetlerine başvurduk şu an. Tamamen şu an yasal takipte, ilçe jandarma komutanımız olsun hepsi şu an takipte, işlemlerini yapıyor.Bizler de hem doğa ilçeleri hem de bu bölgenin evladı olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Evet abi işkence yapıyorlar ondan sonra satıyorlar sürekli. Evet maalesef sağda karşılaştığımız bir yerinden en büyük korkulardan biri de biz bu atların yakalanıp götürdüğü değil de aynı zamanda kesilerek kaçak et sektöre dahil edilebileceğine dair bir şüphelerimizde bulgular var.Dağlarda mesela örnek veriyorum bir at leşi kellesi görüyoruz, bacağı bir tarafta, gövdesi bir tarafta. Kesilmiş ve şey yapılmış etleri alınmış at kalıntıları da rastladınız orada gezerken. Evet bu bulgulara da rastladık sürekli.Şu an foto kapanlar kuruldu jandarma ekiplerimizde sürekli takipteler şu an. Daha önce bu foto kapanlar yok muydu? Belli bir bölgelerde vardı bu yasal dışı yakalama şeyi yapan şahıslar o bölgeleri bildiği için başka bir bölgelere atlar sürüyor veya ne bileyim o tarafa geçiyor atlar. Şey yapıyorlar ister istemez yakalıyorlar.O zaman bayağı sistematik bir şekilde bu yılka atlarına dönük bir çalışma var. Çünkü o foto kapanlar bile tespit edildiğine göre daha foto kapanların olduğu ya da daha açık alana onları sürdüklerine göre bayağı sistemli bir çalışma yapıyorlar demek ki. Bu anladığımızdan çok daha vahim bir durum var orada.Evet şimdi dağlık bir alan bir de arası çok büyük. Net bir sayı söyleyemem ama şöyle ortalama gözlemle baktığımızda 600-700'ü geçen yıl bu sene 500-550 arası var. Gittikçe sayı daha da azalıyor.Başka bir yerde de yok sadece o yayla bölgesinde mi? Sizin de zaman zaman gönüllü olarak kontrole gittiğiniz o bölgede mi bulunuyor yılka atları? Evet bu Emirdağ yerlerinde yüksek rakamlı dağlık alanlarda yaşıyorlar. Tamamen yaban hayatı içinde daha doğrusu hepsi. Son olarak da dinleyicilerimize çağırın.Doğaya ve bu sessiz canlara sahip çıksınlar. Şüpheli bir durum gördüklerinde hemen yetkililere ihbarda bulunsunlar. İster Emirdağ olsun ister İstanbul olsun ister Türkiye'nin her neresi olursa olsun yetkililere ihbarda bulunsunlar.

‘Ranta karşı durduğu için tutuklu, 1 yıldır iddianamesi yok’

Şile Belediyesi'nde şehir plancısı olarak görev yapan Evren Buçan, yaklaşık bir yıldır hakkında iddianame hazırlanmadan cezaevinde tutuluyor. 20 yıllık devlet memuru olan Buçan, Şile Belediyesi'ndeki görevine başladıktan yalnızca üç ay sonra tutuklandı. Aradan geçen yaklaşık bir yıla rağmen dosyada hâlâ iddianame bulunmuyor. Bu süreçte Esma Buçan ise iki çocuğuyla birlikte yalnızca eşinin özgürlüğü için değil, hukuk, adalet ve insan onuru için de mücadele veriyor.
Tutuklu Evren Buçan’ın eşi Esma Buçan, şöyle konuştu:
Eşim Evren Buçan da şehir plancısı. Bir yıldır cezaevinde bir iddianamesi yok. 21 yıllık şehir plancısı. 21 yıllık bir şehir plancısı meslekte. Şile Belediyesi'ne de 3 ay olmuştu başlayalı.Evet, imza yetkisi yok. İhale komisyonu da yer almıyor. Daha henüz dosyaları inceliyor.İmardır, yapıdır, mevzuattır. Hangi dosyada ne vardır diye incelerken Şile Belediyesi'ne yapılan operasyonlara dahil ediliyor. Öncelikle size çok teşekkür ediyorum.Şehir plancılarının mesleğe karşı olan bu saldırıyla alakalı konuya böyle girdiğiniz için. Meslek etiğini savunduğu için. Şile Belediyesi 20 senedir dar tarafından yönetilen bir belediye.Daha önce ranta ne kadar açık oldu, ne oldu, ne bitti. Sonuçta son 2 yılda yönetimi değişmiş bir belediye. Önlerine gelen dosyaların, verilen projelerin zaten önceki döneme ait olunduğu biliniyor.Eşimin 3 aylık görev sürecinde ancak mevzuata aykırı olan şeylere hayır dedi. Meslek etiğini savunduğu ve ranta karşı durduğu içindir. Zaten öyle genelde yapı kontrolle alakalı sıkıntılarda işte ağız birliğiyle tamamen tanık ifadeleriyle hepsinde şöyle işte bizden belirlediği işte bağış istenildi vs.bağış adı altında, rüşvet adı altında öyle soyut ifadelerle mışlı mışlı yani avukatımızın dediği evrenin zaten orada olmaması gerekiyor. Ama o işte gizli tanık ifadeleri üzerinden tamamen dedikoduvari ifadeler üzerinden insanlar tutuklanıyorlar. Yani gizli tanıkta ya da ilk alınanlarda mesela savunması gerekirken etki pişmanlıktan faydalanan sırf çıkmak için işte şöyle duymuştum, görmüştüm deyip de bu şekilde tutuklulukların devam.Zaten bu davalarda en başından beri İBB'de de biz hep şunu dedik. Yani kimse yargılanmaktan korkmuyor. Bir soruşturma geçirebilir ama adil yargılanma, tutuksuz tutukluluk bir istisnayken sevdiklerimiz ilk günden itibaren bir şapak operasyonuyla önce 3 gün Vatan Emniyette bekletilip daha sonra da bu şekilde tutuklanmış.Bu bir adil yargılanma değil. Zaten davaların ne amaçlı olduğu biliniyor. Ama tamamen avukatın söylediği şu, bir kaza olmuş, bilerek bir kaza oluyor.Bir teker yuvarlanmış, evrene denk gelmiş. Ya da hani evrenden bir duymak istedikleri bir şeyler bekliyorlardı ama evren onurlu durdu. Onurlu hala da o şekilde duruyor.Bir senedir de iddianame yok. Biz somut delil bekliyoruz. Yani hakkındaki somut delilleri bekliyoruz.Yargılansın, masumiyet ortaya çıksın. Böyle biz de yargılanmak istiyoruz. Eşi olarak bir yıldır iki kızımla birlikte, sadece işim değil, biz aileler çok büyük mağduriyetler yaşıyoruz.Bunların bilinmesini istiyoruz. Evren zaten benim anlamak başımdik, cevabını veremeyeceğim hiçbir şey yok diyor. Ben diyor, hakim karşısında kendimi, mesleğimi, 21 senelik emek verdiğim mesleğimi savunacağım günü bekliyorum diyor.Çünkü evren, zaten İstanbul Teknik Güven Sitesi mezunu, yüksek lisansını da orada yapmış biri. Yani evren siyasi bir kişilik değil, bürokrat. Mesleğine ilk zaten İktidar Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi'ne başladı, ilk beş sene.Sonra on sene Silivri Belediyesi'nde çalıştı. Avcılar Belediyesi'nde kısa bir dönem, Beykoz. Beykoz'dan da Şile'ye geçti.O geçmesi de mesela çok iyi bir aile babası. Benim kızım geçen sene Liselere giriş sınavına girdi. Oradan iyi bir puan aldı.Ve son lisesi olarak biz dedi, artık Avrupa yakasından, Anadolu yakasından oradaki okulları tercih etmek istiyorum baba dedi. Tamam kızım dedi, sen yeter ki istediğin okulu tercih yap, ben görev yerimi Anadolu yakasındaki belediyeye alayım. Sırf bu yüzden oraya geçti, biz taşınacaktık, hayatımızı farklı bir şekilde planlıyorduk.Ama bir yıldır maalesef hayatımız durdu. Kızım istediği okulu tercih edemedi. Yine güzel bir sen lisesine gidiyor ama hayatımızı askıya aldık.Mesela yarın evlilik yıldönümün, iki gün önce küçük kızımın doğum günüydü.

"Makedonya'daki okul sınav şartı olmaksızın YÖK'ten denklik aldı!"

Daha önce usulsüz denklik iddiasıyla gündeme gelen Kuzey Makedonya'daki Balkan Üniversitesi'nde sahte diploma verildiği öne sürüldü. Eski Üsküp Büyükelçisi ve T24 yazarı Hakan Okçal, Balkan Üniversitesi hakkında sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Emekli Diplomat Hakan Okçal, şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi Balkan Üniversitesi bir kere Makedonya'nın kendi üniversitesi değil. Türkiye'de oluşturulmuş bir mütevelli heyeti tarafından kurulan özel bir üniversite. Türkiye'den öğrenci kaydediyordu. Herhangi bir sınav, herhangi bir derece gerekmiyordu. Bir lise diplomasıyla kolayca kayıt yapılabiliyordu. kadroları zayıftı gerçi mütevelli heyetinin başında o dönemki şu anda bir kısmı AK Parti'den ayrılmış olan akademik unvanlı siyasetçiler vardı. öğrencilerin eee ekseriyeti Türkiye'den olu- gelenlerden oluşuyordu. Buna rağmen o dönemde YÖK tarafından denklik verilmişti. Hangi gerekçeyle verildiği belli değildi. Eee çünkü daha henüz üniversite bitmemiş, 4 sene tamamlanmamış ama eee Hukuk Fakültesi mezunları ileride eee sanki Türkiye'de 4 sene okumuş gibi eee denklik alabiliyorlardı. Yani 3 aylık vize serbestisiyle geliyorlardı, öğrenciler kaydoluyorlardı, geri dönüyorlardı. ve tahmin ediyorum ya yazın da eee ya sınava geliyorlardı veya işte bir şekilde eee sınıflarını geçiyorlardı. yani eee benim nezdimde, benim gözümde eee muteber bir üniversite değildi bu üniversite. Bir 17-25 Aralık olayı oldu biliyorsunuz. Evet. Evet de. Eee ayakkabı kutuları içinde birtakım paralar yakalandı biliyorsunuz. Tahmin edin bakalım o paralar nereye gidiyordu? O paralar Balkan Üniversitesi'ne gidiyordu. Deftere edilmeden ayakkabı kutuları içinde bu üniversiteye para götürülüyordu. O da meçhul. Birinin bunun hesabını vermiş olması lazım. Bu bu tip kurumları araştırsınlar. Bunların altından bir şeyler çıkarsa kamuoyunu bilgilendirsinler diye çağrı yapmak istiyorum. Fakat benim zamanımda şeyden şikayet ediyorlardı. Yani böyle turistik vizesiyle gelip okula öğrenci kaydedilmesinden şikayet ediyorlardı. Çünkü bir egemen devletin eee hakkıdır ülkesine kimin gelecek, kimin nasıl kalacağını belirlemek, kontrol etmek. Bunlar kontrolsüz geliyorlardı yani vize mevzuatından yararlanıp geliyorlardı. Ben o zamanki bakana bunları uyarı bildirdim, uyardım ve tedbir alınmasını istedim."
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала