Tutuklu Şehir Plancısı Evren Buçan 1 yıldır iddianame bekliyor: "Ranta karşı durduğu için tutuklu"

Biz uzun süredir bu dağlarda yılkı atlarının doğal yaşamını takip ediyoruz ve fotoğraflıyoruz. Aslında her şey normal seyrinde gidiyordu ancak son dönemde yaptığımız sağ gözlemlerinde bazı arşiv neticilerin bu yabani atları yakalamak için silahlar kurduğunu, onları usulü yollarla hapsetmeye çalıştığını fark ettik. Bu durumda bizzat sahada gözlemlerimizde gördüğümüz atların düştüğü o zor durumu anlayan video ve fotoğraflarla kayıt altına aldık.Çünkü elimizde bir somut kanıt olması gerekiyordu. Bu belgelerle kolluk kuvvetlerine başvurduk şu an. Tamamen şu an yasal takipte, ilçe jandarma komutanımız olsun hepsi şu an takipte, işlemlerini yapıyor.Bizler de hem doğa ilçeleri hem de bu bölgenin evladı olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. İşkence yapıyorlar ondan sonra satıyorlar sürekli. Maalesef sahada karşılaştığımız bir yerinden en büyük korkulardan biri de biz bu atların yakalanıp götürdüğü değil de aynı zamanda kesilerek kaçak et sektöre dahil edilebileceğine dair bir şüphelerimizde bulgular var.Dağlarda mesela örnek veriyorum bir at leşi kellesi görüyoruz, bacağı bir tarafta, gövdesi bir tarafta. Kesilmiş ve etleri alınmış at kalıntıları da rastladınız orada gezerken. Şu an foto kapanlar kuruldu jandarma ekiplerimizde sürekli takipteler şu an. Belli bir bölgelerde vardı bu yasal dışı yakalama yapan şahıslar o bölgeleri bildiği için başka bir bölgelere atlar sürüyor, o tarafa geçiyor atlar. İster istemez yakalıyorlar.O zaman bayağı sistematik bir şekilde bu yılkı atlarına dönük bir çalışma var.
‘Ranta karşı durduğu için tutuklu, 1 yıldır iddianamesi yok’
Eşim Evren Buçan şehir plancısı. Bir yıldır cezaevinde bir iddianamesi yok. 21 yıllık şehir plancısı. Şile Belediyesi'ne de 3 ay olmuştu başlayalı. İmza yetkisi yok. İhale komisyonu da yer almıyor. Daha henüz dosyaları inceliyor.İmardır, yapıdır, mevzuattır. Hangi dosyada ne vardır diye incelerken Şile Belediyesi'ne yapılan operasyonlara dahil ediliyor. Öncelikle size çok teşekkür ediyorum.Şehir plancılarının mesleğe karşı olan bu saldırıyla alakalı konuya böyle girdiğiniz için. Meslek etiğini savunduğu için. Şile Belediyesi 20 senedir dar tarafından yönetilen bir belediye.Daha önce ranta ne kadar açık oldu, ne oldu, ne bitti. Sonuçta son 2 yılda yönetimi değişmiş bir belediye. Önlerine gelen dosyaların, verilen projelerin zaten önceki döneme ait olunduğu biliniyor.Eşimin 3 aylık görev sürecinde ancak mevzuata aykırı olan şeylere hayır dedi. Meslek etiğini savunduğu ve ranta karşı durduğu içindir. Zaten öyle genelde yapı kontrolle alakalı sıkıntılarda işte ağız birliğiyle tamamen tanık ifadeleriyle hepsinde şöyle işte bizden belirlediği işte bağış istenildi vs.bağış adı altında, rüşvet adı altında öyle soyut ifadelerle mışlı mışlı yani avukatımızın dediği evrenin zaten orada olmaması gerekiyor. Ama o işte gizli tanık ifadeleri üzerinden tamamen dedikoduvari ifadeler üzerinden insanlar tutuklanıyorlar. Yani gizli tanıkta ya da ilk alınanlarda mesela savunması gerekirken etki pişmanlıktan faydalanan sırf çıkmak için işte şöyle duymuştum, görmüştüm deyip de bu şekilde tutuklulukların devam.Zaten bu davalarda en başından beri İBB'de de biz hep şunu dedik. Yani kimse yargılanmaktan korkmuyor. Bir soruşturma geçirebilir ama adil yargılanma, tutuksuz tutukluluk bir istisnayken sevdiklerimiz ilk günden itibaren bir şafak operasyonuyla önce 3 gün Vatan Emniyette bekletilip daha sonra da bu şekilde tutuklanmış.Bu bir adil yargılanma değil. Zaten davaların ne amaçlı olduğu biliniyor. Ama tamamen avukatın söylediği şu, bir kaza olmuş, bilerek bir kaza oluyor.Bir teker yuvarlanmış, Evren'e denk gelmiş.
"Makedonya'daki okul sınav şartı olmaksızın YÖK'ten denklik aldı!"
"Şimdi Balkan Üniversitesi bir kere Makedonya'nın kendi üniversitesi değil. Türkiye'de oluşturulmuş bir mütevelli heyeti tarafından kurulan özel bir üniversite. Türkiye'den öğrenci kaydediyordu. Herhangi bir sınav, herhangi bir derece gerekmiyordu. Bir lise diplomasıyla kolayca kayıt yapılabiliyordu. kadroları zayıftı gerçi mütevelli heyetinin başında o dönemki şu anda bir kısmı AK Parti'den ayrılmış olan akademik unvanlı siyasetçiler vardı. Öğrencilerin ekseriyeti Türkiye'den gelenlerden oluşuyordu. Buna rağmen o dönemde YÖK tarafından denklik verilmişti. Hangi gerekçeyle verildiği belli değildi çünkü daha henüz üniversite bitmemiş, 4 sene tamamlanmamış ama Hukuk Fakültesi mezunları ileride sanki Türkiye'de 4 sene okumuş gibi denklik alabiliyorlardı. Yani 3 aylık vize serbestisiyle geliyorlardı, öğrenciler kaydoluyorlardı, geri dönüyorlardı. ve tahmin ediyorum ya yazın da sınava geliyorlardı veya işte bir şekilde sınıflarını geçiyorlardı. Benim nezdimde, benim gözümde muteber bir üniversite değildi bu üniversite. Bir 17-25 Aralık olayı oldu biliyorsunuz. Ayakkabı kutuları içinde birtakım paralar yakalandı biliyorsunuz. Tahmin edin bakalım o paralar nereye gidiyordu? O paralar Balkan Üniversitesi'ne gidiyordu.

