

Spor yorumcusu Gökhan Dinç, bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
"Bu karar son derece tehlikeli bir emsal yaratıyor. Kuralları bir kez esnetirseniz, yarın başka bir ülke de kendi çıkarları doğrultusunda aynı kararı emsal gösterip benzer bir talepte bulunur. Dolayısıyla atılan bu adım oyunun adaletine, güzelliğine ve ruhuna tamamen aykırıdır."

Ne ilginçtir ki, siyasetin spora çok daha açık bir şekilde müdahale ettiği diğer onlarca olay, medyanın ve öfkeli yorumcuların dikkatini aynı ölçüde çekmiyor.
Yazar ve gazeteci Rick Sterling, durumu şu sözlerle özetledi:
“Uluslararası Olimpiyat Hareketi’nin hedefleri iyi niyetli. Sporun siyasetten ayrılmasını öngörüyor. Ne var ki siyasi müdahale ve önyargı bugün son derece yaygın. Bu dönem, on yıl önce tamamen sahte ya da ağır biçimde abartılmış doping suçlamalarıyla başladı. Kurbanlar Rus sporcular oldu."

"Şimdi ise bazı fanatik Rusofobik Avrupa liderleri, Rus sembollerini yasaklamaya devam ederek spor federasyonlarına meydan okuyor. Uluslararası spor, tıpkı uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler gibi ayaklar altına alınıyor.”

Geçmişte on yıllar boyunca ulusal spor federasyonları, hükümetlerden bağımsız hareket eder ve kararları ulusal birlikler için bağlayıcı olan uluslararası federasyonlar tarafından yönetilirdi. Ancak bugün AB ülkeleri, Olimpiyat Şartı'nı ve büyük federasyonların tüzüklerini hiçe sayarak uluslararası müsabakaların organizasyon süreçlerine doğrudan müdahale etmeye başladı.
Arjantinli analist Sebastian Schulz, Sputnik'e verdiği demeçte, "Bugün spor alanı, tabiri caizse, bu mücadelenin yaşandığı satranç tahtalarından biri haline geliyor. Zira Olimpiyat Oyunları, bu tip yarışmalar, dünya şampiyonaları, hepsi öyle ya da böyle devletleri, ulus devletleri ve ülkeleri temsil ediyor. Bunlar aracılığıyla gücünü yansıtma, etkileme kapasitesini gösterme girişimi yapılıyor" diye vurguladı.
🔶 Aralık 2025: Letonya Dışişleri Bakanlığı, Rus kızak sporcularını ülkeye girişi yasaklı kişiler listesine aldı; sporcular bu yüzden Sigulda'daki Dünya Kupası etabını kaçırdı.
🔶 Haziran 2026: Romanya ve Portekiz makamları, Dünya Cimnastik Federasyonu'nun kısıtlamaları kaldırma kararına rağmen, ritmik cimnastik ve trambolin yarışmalarında Rus bayrağı ve marşının kullanılmasına müsaade etmedi. Rusya Milli Takımı bu turnuvalardan çekildi.
🔶 Haziran 2026: Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen Avrupa Artistik Yüzme Şampiyonası'nda, uluslararası federasyonlar yasakları kaldırmış olmasına rağmen organizatörler Rus sembollerine fiili ambargo uyguladı.
🔶 Temmuz 2026: Polonya, Rus sporculara vize vermeyi reddetti. Rus kafilesi, kano slalomda düzenlenen gençler ve ümitler dünya şampiyonasını bu sebeple kaçırdı.
🔶 Ve Almanya, resmi bir tebligat yayınlayarak Ağustos ayında yapılacak Ritmik Cimnastik Dünya Şampiyonası'nda Rus bayrağı ve marşını kullanmama niyetini şimdiden ilan etti.








Sovyet ve Rus futbolunun efsane isimlerinden, antrenör Hacı Hacıyev'in bu çifte standarda tepkisi ise şöyle:
“Eğer Avrupalı yetkililer, World Gymnastics ve World Aquatics’in kararlarına rağmen Rus bayrağını ve marşını yasaklıyor ve böylece uluslararası federasyonların otoritesini baltalıyorsa, olimpik hareketi aslında kim yıkmış oluyor? Olimpiyat hareketini yıkanlar, Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Coubertin’in hazırladığı Harta’ya uymayanlardır. Siyasetçileri bir yere kadar anlıyoruz, ama aynı zamanda halklar ve uluslararası federasyonlar gibi başka yapılar da var.”

"Özü itibarıyla uluslararası spor federasyonları yalnızca bağımsızlık ve sporun gelişimi ilkeleriyle hareket etmelidir. Dolayısıyla ulusal tercihlerin etkisinde kalmamalılar"
Svetlana Jurova, Olimpiyat şampiyonu, Rusya Devlet Duması Uluslararası İlişkiler Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı
Jurova 'Sevdiğimiz-sevmediğimiz' gibi yaklaşımların hiç olmaması gerekir. Eğer böyle bir yaklaşım olursa, ne yazık ki bu, haksız rekabete olur," dedi.