Öldürülen gazeteci Hakan Tosun’un kardeşi: ‘Bu normal bir sokak kavgası değil’

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konuğu, sokak ortasında dövülerek katledilen gazeteci Hakan Tosun’un kardeşi Öznur tosun oldu. Tosun, mahkemede Hakan Tosun’un itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi.
Gazeteci, belgeselci Hakan Tosun’un 10 Ekim 2025 tarihinde Esenyurt’ta sokak ortasında dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Dava kapsamında tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin “kasten öldürme” suçundan hâkim karşısına çıktı. Duruşma 22 Eylül saat 14.00’e ertelendi.
Yeri ve Zamanı programında gazeteci Güçlü Özgan’a konuk olan Hakan Tosun’un kardeşi Öznur Tosun, duruşmayı ve süreci şöyle anlattı:
“Sürecin başından beri diğer duruşma öncesinde de söylediğimiz gibi üçüncü kişiyle ilgili hiçbir geri dönüş olmadı. Hiçbir işlem yapılmadı. Dün zaten avukatlarımız üçüncü kişinin ne kadar olaya dahil olduğunu, dört kez iştirak ettiğini, olay gerçekleşmeden keşif yaparak sokakta dolaştığını, katil zanlısını da olayın içine dahil edip onları yönlendirmesini ve tüm detayları savcılığa tekrar iletti. Hiçbir şekilde işleme alınmadı. Büyükçekmece Adliyesi zaten bizim hiçbir talebimizi karşılamadı. Bu süreci Bakırköy Adliyesi’nde devam ettirmeye çalışıyoruz. Olayın başından beri Mevlana Karakolu’nun delil karartma, aileyle olan bağlantıları gibi durumlar nedeniyle suç duyurusunda bulunduk. Bizim zaten iddia ettiğimiz her şeyi arkasında belgeleri de var.”
‘Sanki katilin yakınlarıymışız gibi muamele görüyoruz’
“Bir önceki duruşmada da görmüşsünüzdür zaten. O kadar zorbalandık, o kadar kötü muamelere maruz kaldık ki. Duruşma yukarıda başlamıştı ve ben davacı olmama rağmen içeri alınmadım. Ablam kapıda bayılmak zorunda kaldı. Ailenin bütün farkları, dostları sıkıntı yaşadık. Çok zorbalandık. Daha önce de belirttim mi? Katilin yakınları içeride biz girdiğimizde oturuyorlardı. Biz içeriye kan tel göz dişiyle girdik. İçerideki muamele çok daha farklıydı. Bu kadar neredesiniz, neden içeri girmiyorsunuz şeklinde tavırlar vardı. Bu sefer aynı tepkiyi tekrar bekliyorduk. Ama bu sefer de şöyle bir şey yapıldı. Bunu halka açmak, gazetecilere açmak, bu davayı gazetecilere ya da basına kapalı bir dava değil. Bir kararı yok. Büyük salon talep ediyoruz, büyük salon talebimiz karşılanmıyor. Bu sefer de aynı şekilde büyük salon karşılanmadı. Sadece aileyi ve avukatları içeri alacaklarını belirtti hakim. Sanki biz katilin yakınlarıymışız gibi muamele görüyoruz. Her yer çevik kuvvetle doldurulmuş, neyden korkuyorsunuz? Tehlikeli olan biz değiliz ki, tehlikeli insanlar ortada. Bunu yapan insanlar bırakın pişman olmayı, ölümü hak ettiği şeklinde mesajlar gönderiyorlar. Bunu yapan aile inanılmaz tacizlerde bulunuyor. Mahkemede itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar, uyuşturucu kullanıyordu iddiasında bulunuyorlar. Yoğun bakımda ona enjekte edilen ilaç dışında bir uyuşturucu olmadığı adli tıp raporlarında yazıyor. Ben de diyorum ki ölümü mü hak etti demek istiyorsunuz? Hasan Kocabağ diye bir avukat var buradan deşifre ediyorum. Hakan Tosun’u Türkiye biliyor. Zerre vicdan, merhamet kalmamış. Bu normal bir sokak kavgası değil, bu yaptırılan bir durum. Çünkü hiçbir gerekçe sokakta öldürülmeyi açıklamıyor.”

