- Sputnik Türkiye, 1920
ANKARA'DAN HABER VER
Deneyimli gazeteci Zülfikar Doğan, ‘Ankara’dan Haber Ver’ programında ekonomiye yön veren kararları, etkilerini ve bilinmeyen yönlerini Radyo Sputnik dinleyicileri için her pazartesi ve çarşamba masaya yatırıyor.

‘Otomotivde satış alarmı büyüyor’

Ankara'dan Haber Var
Ankara'dan Haber Var - Sputnik Türkiye, 1920, 06.07.2026
Abone ol
Gazeteci Zülfikar Doğan, otomotiv sektöründe yüksek faiz, ağır vergi yükü ve düşen alım gücü nedeniyle satışların sert biçimde daraldığını söyledi. Doğan’a göre otomotivdeki gerileme yalnızca iç piyasayı değil, Türkiye’nin ihracat gücünü ve uluslararası rekabet kapasitesini de zayıflatıyor.
Gazeteci Zülfikar Doğan, Radyo Sputnik’te hazırlayıp sunduğu Ankara’dan Haber Var programında otomotiv piyasasında son durum ve güncel ekonomik gelişmelere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

‘Yüksek faiz ve vergi yükü otomotiv satışlarını vurdu’

Doğan, otomotiv sektöründe hem iç pazarda hem de üretim tarafında alarm veren bir daralma yaşandığını belirterek, yüksek faiz, ağır vergi yükü ve düşen alım gücünün satışları sert bir şekilde baskıladığını söyledi:

“Ekonominin temel lokomotif unsurlarından bir tanesi otomotiv sektörü, inşaat, tekstil. Türkiye ekonomisinin ihracatında ve canlı, dinamik bir şekilde ayakta durmasında önemli unsurlardan bir tanesiydi. Otomotiv sektörü bu konuda 5. ayda da alarm vermeye devam etti. Otomobil ve Hafif Ticari araç distribütörleri derneğinin açıkladığı verilere göre haziran ayında otomobil satışlarında ve hafif ticari araç satışlarında çok sert düşüşler yaşandı. Ocak-Haziran döneminde sektörün satışları yaklaşık yüzde 9 oranında daraldı. 5 aydır üst üste otomotiv sektöründeki bu satış düşüşü devam ediyor. Sadece haziran ayında toplam pazarda gözlenen daralma yüzde 11,44 oldu. Bu olağanüstü bir rakam; bugüne kadar görülen en yüksek düşüşlerden bir tanesi. Ocak-Haziran döneminde yani 6 ayda otomobil satışları yüzde 9,79, hafif ticari araç satışları ise yüzde 1,60 geriledi.

Halkın alım gücünün düşmesi bunun önemli etkenlerinden bir tanesi. Bunun yanı sıra özellikle otomobil kredisi, konut kredisi gibi faizlerin yüksekliği hem ipotekli konut alımlarını hem de otomobil kredisiyle veya taşıt kredisiyle araç alımlarını negatif etkiliyor. Çünkü alınan kredilerin faizleri öylesine fahiş düzeylerde ki bu faizle araç almak akıl kârı değil, geri ödemek olanaksız ve aldığınız zaman da krediyi geri ödeyemediğiniz için yasal takibe düşme ihtimaliniz yüksek. O yüzden insanlar kredili taşıt kredisiyle otomobil veya taşıt aracı almayı tercih etme noktasından uzaklaşmış durumda. Tabii bir de bunun üzerine Türkiye'deki vergi sisteminin özellikle otomobil, telefon, elektronik cihazlarda uyguladığı sistemin getirdiği ağır yükler var. Çünkü banka kredi faizlerinin yüksekliğinin ötesinde Katma Değer Vergisi ve Özel Tüketim Vergisi oranları da çok yüksek. Avrupa ve OECD Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü ülkeleri içerisinde bu konuda en yüksek vergi ve otomobil ve ticari araçlarda en yüksek fiyat uygulaması Türkiye'de. İnsanlar bu vergi ve faizlerle adeta bir otomobil kendisine alırken bir otomobili de devlete alıyorlar. O yüzden de 5 aydan bu yana otomobil pazarında satışlar geriliyor. Araç piyasasındaki satışlarda düşüş yüzde 11-12'ye dayanmış vaziyette. Bu da tabii üretim düşüşünü beraberinde getiriyor. Çünkü Türkiye'nin ihracatında da otomotiv sektörünün ağırlığı oldukça fazla. Ama bu fiyatlarla neredeyse Türk otomotiv sektörü Çin ve diğer otomotiv üreticisi ülkelerle rekabet etme konumundan hızla uzaklaşıyor.”

‘Hindistan yapay zekâ yatırımı çekti, ancak bedelini su kriziyle ödüyor’

Türkiye ile Hindistan’ın benzer teşvik paketleri açıklamasına rağmen farklı sonuçlar elde ettiğini ifade eden Doğan, Hindistan’ın yapay zekâ ve yüksek teknoloji yatırımlarıyla küresel devleri ülkeye çektiğini, ancak bu yatırımların su krizi ve çevre tahribatı gibi ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi:

“Hükümet geçtiğimiz ay bir yasa çıkarttı; bir torba yasaydı bu. Yabancı yatırımcıları Türkiye'ye çekmek için, özellikle yurt dışında faaliyet gösterip Türkiye'ye merkez taşıyan kurumlar için çok ciddi teşvikler ve vergi istisnaları getirildi. Bu yabancı sermayeli kuruluşlara 2047 yılına kadar yüzde 100 vergi muafiyeti tanındı. Bunun yanı sıra çalıştıracakları personel için de ciddi gelir vergisi düşüşü imkanları sağlandı.

Hindistan'da Başbakan Modi özellikle dijital altyapı, yapay zekâ ve yüksek teknoloji yatırımları için benzer bir teşvik paketini ilan etti. 2048 yılına kadar bu alana yatırım yapacak uluslararası teknoloji şirketleri vergiden muaf olacaklar. Bedava arazi tahsis ediliyor. Enerji, elektrik tüketiminde ve su tüketiminde yüzde 25 fatura indirimi sağlanıyor. Hindistan böyle bir teşvik paketini yürürlüğe koydu ve hemen sonuç aldı. Google, Alphabet yapay zekâ şirketi 15 milyar dolarlık yatırım kararı aldı Hindistan'da. Microsoft, Meta Grubu 17 buçuk milyar dolarlık bir yapay zekâ yatırımı için Hindistan hükümetiyle anlaştı. Hepsi yerli ortaklar da bularak yatırımlara başladılar. 2028 yılında bu tesisler faaliyete geçecek.

Fakat şimdi Hindistan halkı ayakta. Çünkü bu yapay zekâ veri merkezi kuruluşları soğutma sistemleri nedeniyle olağanüstü enerji ve su tüketiyor. Hindistan'da şu anda çok ağır bir su krizi başladı. Bu tesislerin kurulduğu bölgelerde evlere günde 2-3 saat su verilmeye başlandı. Çünkü bütün yeraltı ve yeryüzü su kaynakları kurulan bu tesislerin elektrik tüketimine ve soğutma suyu tüketimine gidiyor. Çevre örgütleri ayaklandı. Hindistan'da bu tesislere yer açmak için yüz binlerce dekar palmiye ormanları, Hindistan cevizi ormanları kesilmeye başlandı. Hindistan leoparlarının yaşam alanları tehdit altında; nesli tükenmek üzere olan bu hayvanlar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Ama Hindistan'ın bu yatırımlarla önümüzdeki süreçte uluslararası yapay zekâ ve teknoloji piyasasından alacağı pay ikiye katlanacak, yüzde 1 buçuktan yüzde 3'e çıkacak. Bu da önemli bir atılım. Dolayısıyla teşvik verirken biz sadece ‘para gelsin, finans sektörü gelsin, yüzde yüz vergi teşviki verelim’ derken Hindistan, Google'ı, Alphabet'i, Amazon'u, Microsoft'u bu yatırımlar için ülkeye çekerek önümüzdeki 5-10 yılda dünyanın en büyük teknoloji ihracatçısı olmayı öngören bir teşvik paketini devreye soktu. İktidarların yatırım teşviklerini verirken hangi tercihlerle, hangi siyasi yaklaşımlarla hareket ettiğini görmek açısından Hindistan ve Türkiye örneği çarpıcı.”

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала