- Sputnik Türkiye, 1920
ANKARA'DAN HABER VER
Deneyimli gazeteci Zülfikar Doğan, ‘Ankara’dan Haber Ver’ programında ekonomiye yön veren kararları, etkilerini ve bilinmeyen yönlerini Radyo Sputnik dinleyicileri için her pazartesi ve çarşamba masaya yatırıyor.

Suriyelilere çalışma izni muafiyeti sonrası vatandaşlık gelir mi?

Ankara'dan Haber Var
Ankara'dan Haber Var - Sputnik Türkiye, 1920, 02.07.2026
Abone ol
Gazeteci Zülfikar Doğan, TÜİK’in açıkladığı işsizlik verilerinin gerçek tabloyu yansıtmadığını, geniş tanımlı işsizliğin yüzde 31’e ulaştığını söyledi. Doğan, Suriyelilere getirilen çalışma izni muafiyetinin iş gücü piyasasında rekabeti artırabileceğini, ilerleyen süreçte vatandaşlık tartışmalarını da gündeme taşıyabileceğini savundu.
Gazeteci Zülfikar Doğan, Radyo Sputnik’te hazırlayıp sunduğu 'Ankara’dan Haber Var' programında Suriyelilere çalışma izni muafiyeti getirilmesinin olası yansımalarını değerlendirdi:

‘Resmi işsizlik ile gerçek tablo arasında büyük fark var’

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı tek haneli işsizlik oranının gerçek işsizliği tam olarak yansıtmadığını savunan Doğan, geniş tanımlı işsizliğin yüzde 31'e yükseldiğini belirtti. Gerçek işsizlik tablosunun atıl iş gücü verilerinde görüldüğünü ifade eden Doğan, şöyle konuştu:

“Türkiye İstatistik Kurumu Mayıs ayı itibariyle işsizlik verilerini açıkladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz neredeyse 30 aydan bu yana işsizlik oranının tek hanede seyrettiğini, bunun çok büyük bir başarı olduğunu vurguladı. Gerçekten bu bir başarı mı? Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı resmi işsizlik oranı yüzde 8,2. Ancak asıl bir başka sıkıntı var. Atıl iş gücü olarak adlandırılan geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 31'e yükselmiş. Pandemi döneminde işletmeler kapandı, pek çok iş yeri tatil edildi ve bu nedenle işsizlikte çok ciddi bir artış yaşanmıştı. Bu dönemde bile resmi işsizlik oranı yani dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 10-11 düzeyindeyken, atıl iş gücü olarak adlandırılan geniş tanımlı işsizlik yüzde 15-16'ydı. Yani 4-5 puanlık bir fark vardı. Şimdi ise bu son açıklanan rakamlara baktığımızda yüzde 8,2 tek haneli olmasıyla övündüğümüz dar tanımlı işsizliğe karşılık yüzde 31'e varan bir geniş tanımlı işsizlik söz konusu. Yani neredeyse yüzde 22'ye varan bir fark, bir makas açılması söz konusu. O zaman hangisi gerçek işsizlik rakamı? Tabii ki özellikle 5 buçuk milyon kişinin çalışmaya hazır olduğu halde iş bulamadığını düşündüğümüzde atıl iş gücü olarak adlandırılan geniş tanımlı işsizlik Türkiye'nin gerçek işsizlik tablosunu gösteriyor. Çünkü bu tablonun altında 12 milyon 600 bin kişiye varan bir işsiz sayısı söz konusu.

Geniş tanımlı işsizliğin içerisinde son iki haftada işte İŞKUR'a başvurmadığı için işsiz sayılmayan, çalışabilecek durumda olduğu halde iş bulmaktan umudunu kaybettiği için iş aramayan milyonlar var. Türkiye İstatistik Kurumu bunları işsiz saymıyor, atıl iş gücü olarak nitelendiriyor. Tabii bu da işsizlik tablosunun gerçekliğinin sorgulanmasını gerektiriyor.”

‘Suriyelilere çalışma izni muafiyeti iş gücü piyasasında dengeleri değiştirebilir’

Doğan, geçici koruma altındaki Suriyelilere getirilen çalışma izni muafiyetinin iş gücü piyasasında Türk vatandaşlarıyla doğrudan rekabeti artıracağını savundu. Düzenlemenin hem işsizlik tablosunu ağırlaştırabileceğini söyleyen Doğan, ilerleyen süreçte vatandaşlık ve siyasi haklar tartışmasının gündeme taşınabileceği iddialarını da aktardı:

“Önümüzdeki günlerde bu tabloyu daha vahim hale getirecek bir adım atıldı. İçişleri Bakanlığı Türkiye'de geçici koruma statüsü altında bulunan Suriyelilere çalışma izni muafiyeti getirdi. Bugüne kadar Suriyelileri çalıştırmak isteyen işverenler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na, İçişleri Bakanlığı'na başvurarak çalışma izni talep ediyorlardı. Çeşitli bürokratik prosedürleri karşılamaları gerekiyordu. Şimdi bu son düzenlemeyle Suriyeliler Türk vatandaşları gibi herhangi bir izne tabi olmadan, diledikleri sektörde, diledikleri işyerinde SGK'lı olarak çalışabilecekler. Bunun amacının Suriyelilerin kayıt dışı istihdamının önüne geçmek olduğu öne sürülüyor. Fakat Türkiye'de 12 milyon 600 bin gerçek işsiz olduğunu, 5 buçuk milyon kişinin hemen yarın çalışmaya hazır olduğu halde iş bulamadığını düşündüğümüzde geçici koruma altındaki yaklaşık 2 buçuk milyon Suriyeliye getirilen çalışma izni muafiyeti, yani Türk vatandaşları gibi her türlü olanaktan yararlanarak istediği yerde işe girme, çalışma olanağının getirilmesi hem rekabet açısından hem de daha düşük ücretlerle çalışmaya razı yabancı işçi istihdamını tercih edecek işverenler açısından Türk vatandaşlarının işsizlik tablosunu daha da vahimleştirecek.

Bu arada ilginç bir iddia da siyasi partilerden geldi. Çalışma izni muafiyetinin devamının Suriyelilerin tamamına, özellikle Türkiye'de geçici koruma statüsü altında kalan Suriyelilerin tamamına vatandaşlık verilmesi olacağı iddiası ortaya atıldı. Bunun da gerçeklik boyutu olabilir, pek yadırgamamak gerekiyor. Eğer Türk vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olarak artık Suriyeliler iş gücü piyasasında yer alabileceklerse bir süre sonra bu insanların doğrudan vatandaş sayılıp seçme, seçilme, oy kullanma hakkına da sahip olmaları gibi bir sistem devreye girebilir.

Suriyeliler işgücü piyasasında önümüzdeki günlerden itibaren Türk vatandaşlarına doğrudan rakip olmaya başlayacaklar. Şu ana kadar çalışma izni alarak istihdam edilen Suriyeli sayısı Çalışma Bakanlığı'nın son verilerine göre 174 bin kişiydi. Ancak anlaşılan bu sayı önümüzdeki günlerde milyona doğru ilerleyecek.”

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала