Abbas Güçlü: Sınav milyonlarca insanın kaderini etkiliyor ve ÖSYM ‘soruyu iptal ettim’ deyip işin içinden çıkıyor

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konuğu gazeteci Abbas Güçlü oldu. Güçlü, YKS’de iptal edilen ve cevabı değişen soruları ve yapılması gerekenleri değerlendirdi, sınav sistemin adaletsizliğine değindi.
YKS’de bir soru iptal edildi, bir sorunun ise cevabı değişti. ÖSYM, sınav sonucunun iptal edilen soru dışarıda bırakılarak hesaplanacağını duyurdu. Öğrenci ve velilerden tepkiler yükseldi. Yeri ve Zamanı programında gazeteci Güçlü Özgan’a konuk olan gazeteci Abbas Güçlü, sınav sistemindeki yapısal sorunları, ÖSYM'nin yaklaşımını ve eğitimde adalet tartışmalarını değerlendirdi.
Güçlü, şöyle aktardı:
“ÖSYM’nin kuruluş yıllarındaki tartışmaları hatırlıyorum. O zamanlar ÖSYM 70-80’lere kadar dünyanın en güvenilir ve saygın kurumlarından biriydi. Hata yapıldığı anda aynı gün iptal ederdi. Soruyu onlarca hoca aylarca hazırlıyor sonra bir haftada da doğru ve yanlışlığına karar veriyor. Burada özensizlik ve ciddiyetsizlik söz konusu. Dünkü açıklamanın soğukluğuna bakın, milyonlarca insanın kaderini etkiliyor ve şu soruyu iptal ettim deyip işin içinden çıkıyor. Öğrenciyi sınava 15-20 saniye geç kaldı diye kapıyı kitliyorsun, tuvalete göndermiyorsun. İsmin bir harfini yanlış kodlayınca bile hemen sınavı iptal ediyor. Sen bu kadar katı kurallar koyuyorsan öğrenciye o zaman hata yapmayacaksın ya da yaptıysan da anında bunu düzelteceksin. ÖSYM’nin bu rahatlığını anlamak mümkün değil. Hata olabilir ama hatadan dönmek de erdemdir. Sorular fen liselerine göre hazırlanıyor, kime yönelik hazırlanırsa o başarılı olur. Lise eğitimi demek sadece sınav değildir. Lise ve dengi okullarda 300’e yakın ders okutuluyor sınavlarda ise sadece 10 tane ders okutuluyor. Bir tane sanat dersi spor dersi sosyoloji dersi yok. Ondan sonra diyoruz ki neden bu kadar hoşgörüsüzüz, neden çevremiz estetik değil, neden spor yapmıyoruz. Çıkıp desek ki 10 saniyede 100 metreyi koşanı üniversiteye alıyoruz, herkes sporcu olur. İki dil bileni istediği fakülteye alıyoruz desek herkes oturur yabancı dil öğrenir. Dünyanın en fazla üniversite mezunu işsizi olan ülkelerden biri olduk”
‘Bir puan 100 bin kişinin arkasına atabiliyor’
“Sınav baştan aşağı adaletsiz. Aynı saatte tüm öğrencileri sınava sokmak adalet değildir. Eğitimde ilgiler, yetenekler birbirinden farklıdır. Bütün öğrencilere aynı sorunun sorulması en büyük yanlışlardan biridir. Okulda 100’le mezun olan öğrenci 1 milyona giremiyor. Birinin ÖSYM’ye ‘Sen ne yapıyorsun?’ diye sorması lazım. Bu tür kurumların dış müdahalelere kapalı olması gerekir çünkü aldığı kararlar milyonlarca insanı etkiliyor. Kurulurken öğrenci seçmek ve yerleştirmek için kuruldu, baktı işini iyi yapıyor kamunun ne kadar sınavı varsa hepsi sırtına yüklendi. Hesap verilebilirliği kalmadı. Bu sadece ÖSYM’nin itibarını değil eğitimin, bilim insanlarının itibarını da etkiliyor. Bir sorudan ne olur ki demeyin, bir puanla 100 bin kişinin önüne ya da arkasına düşebiliyorsunuz. Ciddi anlamda bu sınav sisteminin elden geçirilmesi lazım. Dünyanın hiçbir yerinde 3 saatlik sınavlarla insanların geleceğine yön verilmemeli.”
‘Sınav konusunun masaya yatırılması lazım’
“Sistemi revize etmemiz gerekir. Ben okumayacağım diyen çocuğu zorla 12 yıl okulda tutuyoruz, dört işlemi öğrenememiş ama sınıfları geçe geçe oraya gelmiş. Okumak isteyen öğrencilerin de huzurunu kaçırıyor. Bu huzur kaçırma adım adım şiddete dönüyor. ÖSYM dediğimiz kurum 30 milyonu direkt etkiliyor. Bu sınav konusunun masaya yatırılması lazım. En azından tansiyonu düşürecek bir üslup kullanılabilir. Bu kurumlar hizmet kurumlarıdır, halkın parasıyla ayakta duran kurumlardır. O yüzden hizmet verdiği kesime daha iyi davranması ve yaptığı işi daha özenli yapması gerekir. 40 yıldır izliyorum yanlışsız sınav yok gibi. Ülkede her şey eğitimle alakalıdır”

