Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Yazar Ayça Çakmak: Doğru soruyu bulduğunuzda yanıt önemini kaybediyor

ayça çakmak
ayça çakmak - Sputnik Türkiye, 1920, 29.06.2026
Abone ol
Yazar Ayça Çakmak, Serhat Sarısözen'in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Çakmak, Yeni romanı Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler üzerinden hafıza, örgütlü kötülük, eğitim sistemi, sorgulama kültürü ve insan ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Yazar Ayça Çakmak, Serhat Sarısözen'in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Yeni romanı Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler üzerinden hafıza, sorgulama kültürü, örgütlü kötülük ve eğitim sistemi üzerine değerlendirmelerde bulunan Çakmak, "İnsanın hayatını değiştiren cevaplar değil, doğru sorulardır" dedi.

Çakmak, yalnızca kitabını değil, insanın kendini gerçekleştirme sürecinden eğitim sistemine, hafızadan toplumsal manipülasyona kadar pek çok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Romanın merkezinde yer alan örgütlü kötülük, hafıza ve güven temalarının aslında günümüz toplumunun temel meseleleri olduğunu belirten Çakmak, sorgulamayı bırakmanın birey açısından en büyük tehlikelerden biri olduğunu ifade etti.

'Doğru soruyu bulduğunuzda yanıt önemini kaybediyor'

Hayatı doğru soruları arama yolculuğu olarak gördüğünü belirten Çakmak, insanın gelişiminin cevaplardan çok sorularla mümkün olduğunu söyledi:
"Ben aslında yanıtlardan çok soruları önemsiyorum. Doğru soruyu bulduğunuz zaman yanıt ikinci plana düşüyor. Çünkü hayat size mutlaka bir cevap veriyor. Eğer yanlış sorular soruyorsanız aldığınız cevaplar da sizi başka yanlış soruların içine sürüklüyor. Elbette hata yapmaya açık olmak gerekiyor. Yanlış sorular da sorabiliriz ama önemli olan doğru soruya ulaşma çabasını kaybetmemek. Benim için soru sormak, insanın kendini anlamasının ve dünyayı kavramasının en önemli yollarından biri."

'Mutluluk sürekli neşe hali değil, insanın kendini onaylamasıdır'

Kendini gerçekleştirme kavramının mutlulukla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Çakmak, gerçek mutluluğun dış koşullardan değil, kişinin kendi yaşamıyla kurduğu ilişkiden geçtiğini söyledi:
"Mutluluğu sürekli eğlenmek ya da sürekli iyi hissetmek olarak görmüyorum. Bana göre mutluluk bir iç onaydır. Kendini gerçekleştirebilmiş insanların mutluluk tanımıyla bunu başaramamış insanların mutluluk anlayışı birbirinden çok farklı oluyor. İnsan ancak kendi hayatını yaşayabildiğinde ve kendi seçimlerinin sorumluluğunu alabildiğinde kendini gerçekten onaylayabiliyor."

'Örgütlü kötülük dünyanın her yerinde karşımıza çıkabilir'

Romanındaki temel meselenin belirli bir yapı ya da kurum olmadığını belirten Çakmak, esas anlatmak istediğinin örgütlü kötülüğün birey üzerindeki etkisi olduğunu söyledi:
"Bu kitap belirli bir tarikatı ya da örgütü anlatmıyor. Benim anlatmak istediğim şey örgütlü kötülük. Çünkü dünyanın neresine giderseniz gidin bunun farklı örnekleriyle karşılaşabilirsiniz. Önemli olan böyle bir yapının içine düştüğünüzde kendiniz olarak kalıp kalamayacağınız. İnsan en zor sınavını tam da burada veriyor. İyilik çoğu zaman sessizdir ama kötülük bazen kendisini iyilik gibi gösterebilir. Asıl tehlike de burada başlıyor."

'Hafızamız elimizden alınan en değerli şey haline geldi'

Romanın isminin de hafızaya gönderme yaptığını belirten Çakmak, günümüzde insanların yalnızca fiziksel değil zihinsel olarak da büyük bir kuşatma altında olduğunu dile getirdi:
"Hafıza bizim en güvenilir tarafımız olması gerekirken bugün elimizden alınan en önemli şeylerden biri haline geldi. Sosyal medya, kullandığımız teknolojiler, maruz kaldığımız bilgi kirliliği, hatta tükettiğimiz ürünler bile hafızamızı etkileyebiliyor. 'Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler' ismi de buradan geliyor. Bugünden yarına doğru bilgiyi aktarabilmek, yaşananları unutturmamak ve hafızayı koruyabilmek gerekiyor. Bunu bazen edebiyatla, bazen akademik çalışmalarla, bazen de gazetecilikle yapıyoruz."

'Sorgulamayı bırakmak en büyük tehlike'

Romanın ana karakteri Parla üzerinden aslında düşünmeyi bırakan insanları sorguladığını söyleyen Çakmak, yanlış düşünmenin değil sorgulamadan inanmanın tehlikeli olduğunu ifade etti:
"Bence insanın yanlış düşünmesinin bir sakıncası yok. Bilim de zaten yanlışların düzeltilmesiyle ilerliyor. Ama sorgulamadan inanmak çok daha büyük bir problem. Körü körüne bağlanmak, herhangi bir düşünceyi ya da kişiyi sorgulamadan kabul etmek insanı manipülasyona açık hale getiriyor. Benim asıl itirazım da buna."

'Eğitim sistemi çocukların özgünlüğünü törpüleyebiliyor'

Mevcut eğitim sistemine yönelik eleştirilerini de paylaşan Çakmak, çocukların bireysel özelliklerinin korunmasının önemine dikkat çekti:
"Bugün çocuklara iyi niyetle yaptığımız pek çok şey aslında onların özündeki farklılıkları törpülüyor. Sürekli yönlendirmeye, şekillendirmeye çalışıyoruz. Oysa bazen ebeveyn olarak yapmamız gereken tek şey bozmamak. Çocuğun güvenliğini sağlamak ama onun kendi yolunu bulmasına izin vermek. Kaygılı bir çağda yaşıyoruz ve bu kaygı bazen çocukların özgünlüğünü gölgeleyebiliyor."

'İnsan en güçlü olduğu yerden kırılıyor'

Manipülasyonun insanların zayıf noktalarından değil, güçlü yönlerinden başladığını söyleyen Çakmak, bunun romanın temel izleklerinden biri olduğunu belirtti:
"İnsanlar en güçlü oldukları yerden sarsılıyor. Dürüstlüğünüzle tanınıyorsanız sizi oradan kırmaya çalışıyorlar. Merhametinizle öne çıkıyorsanız yine oradan hedef alınıyorsunuz. Çünkü insanın en çok güvendiği dal kırıldığında yaşadığı yıkım çok daha büyük oluyor. Romanda bunu özellikle göstermek istedim. Roman boyunca insanlar ölüyor ama bana göre kitapta en çok güven ölüyor. İnsanlar birbirlerine, kurumlara, bilgiye ve hatta kendi hafızalarına güvenemez hale geliyor. Oysa toplum dediğimiz şey güven üzerine kurulu. Güven kaybolduğunda ilişkiler de anlamını yitiriyor. Kitabın temel kaygılarından biri de tam olarak buydu."

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала